Kısaca yakın geçmişe bakarsak, Sultan Abdülhamit'le kesintisiz 30 yıl, Atatürk'ün milli mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu, 1946 ruhu olarak bilinen Demokrat Parti'nin iktidara gelişi ve 2002 yılından günümüze kadar kesintisiz AK Parti dönemi ve Başbakan Erdoğan'ın tarihe damga vuran hamleleri, yenileme dönemlerinin ana başlıklarını oluşturuyor. Bir başka deyişle 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu iç ve dış oyunlarla çöktürürken içine sokulduğumuz sessizlik döneminden Türkiye, 100 yıl sonra tarihi genlerinin sonucu olarak ufkunu genişletiyor.
İç dinamiklere göz atarsak, yüzyıllık prangaları kırıyoruz.
Çözüm süreci hızla gelişiyor.
PKK, arkasına aldığı yabancı güçlerin paradigma değişiklikleri sonucu girdiği çaresizlik, Kürt vatandaşlarımızdan beklediği desteği bulamaması ve yeni devlet aklı karşısında eski heyecanını kaybetti. Yeni devlet aklının sadece Türkiye içinde değil, yeniden siyasi ve coğrafi sınırları çizilen Ortadoğu'ya farklı bakışı, Irak, Suriye ve İran'daki Kürtleri de Türkiye ile beraber olmanın kendilerine özgürlük ve demokrasi getireceğini düşünme noktasına getirmektedir.
Yeni Anayasa hazırlıkları sürüyor.
Türkiye bugün olmazsa yarın muhakkak yeni anayasasını, yani yeni toplumsal sözleşmesini yapacaktır. Yeni dünya düzenine uyan yeni bir sözleşme ile sadece ülkemizde değil, 'Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu'da dengeleri ciddi anlamda değiştirme şansına sahip. 21. Yüzyıl hedeflerimiz var. Cumhuriyetimizin 100. yılı 2023'te, dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olmak. Bölgesel güç konumundan küresel aktör olma yolında emin adımlarla yürümek.
2071 yılında Asya'dan Anadolu'ya gelişimizin bininci yılını yaşamak.
Dün Asya'da idik, yarın da bir elimiz yine Asya'da olacak. Bin yıllık dönemlere en kısa zamanda uyum sağlayacak bir milletin torunlarıyız.
SONUÇ: Siyasette iyi yetişmiş, uzmanlaşmış isimlerin, tarihi bir virajda aktif siyasetten çekilmesi bir kayıptır. Başbakan Erdoğan, 16 ay sonra yani 484 gün sonra Allah nasip ederse Cumhurbaşkanı olacak. 10 yılda siyasi ve iktisadi istikrarını sağlayan Türkiye'nin 100 yıllık tarih virajını aşmakta olacağı 2015 yılında siyasi kadrosunun yetişmiş, uzmanlaşmış, dünyanın küçüldüğü bir dönemde küresel arenada isim yapmış kadronun kilit isimlerinin aktif siyasetten çekilmesine fırsat verilmeyeceği halkımızın büyük çoğunluğu tarafından beklenmektedir.