CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Basra'ya Türkiye kalkanı

Eklenme Tarihi 05 Aralık 2015
Doğu Akdeniz-Kızıldeniz- Basra Körfezi üçgenine çok dikkat. 21'inci yüzyılın paylaşım savaşı burada.
Stratejik hamleler, vekâlet savaşları, harita değiştirmeler, küresel güçlerin menfaat kavgası burada.
Amerika, Rusya, Çin, İngiltere, Almanya, Fransa, İsrail yeni hesaplar peşinde koşarken, Türkiyemiz kilit ülke.
Terazinin orta direği konumunda. Dağınık İslam dünyasının sıkıntılarına kalkan oluyor. Ortaya konulmakta olan 21'inci yüzyıl Ortadoğu haritasını önümüze koyalım.
Çıkarılan krizlere bakalım. Ne hedefleniyor, düşünelim. Olası yeni krizleri de ekleyelim.
O zaman nasıl bir manzara çıkıyor ortaya.
Bazı sorular bağlamında, 21'inci yüzyıl Ortadoğu haritasının nasıl şekillendiğini irdeleyelim: Kuzey Irak-Suriye Koridoru Akdeniz'e nasıl çıkacak? İkinci Süveyş ve İsrail'in Doğu Akdeniz'i ölü deniz üzerinden Kızıldeniz'e bağlayan kanal ne iştir acaba?
Kıbrıs üzerinde hakimiyet stratejileri neden hızlandı? Rusya'nın Lazkiye-Tartus hamleleri, İncirlik ve Kıbrıs'a yönelik de olmasın?
Enerji koridoru kuşağı sadece Kürtler için mi yürütülüyor? Amerikan, İngiliz, İsrail planlarına Türkiye nasıl bakıyor? Rusya ne yapmak istiyor? Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın Kuzey koridoru, Doğu Akdeniz petrol/gazı ve Kıbrıs'a yönelik stratejik ataklarını hep birlikte düşünmeliyiz.
Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır mezhep üzerinden şekillendirilen ve tarihe 'kimlik savaşları' olarak geçecek büyük cephe içinde. İran'ın, Lübnan ve Irak'tan sonra Suriye'ye de el koyma hesabı, Rusya'yla beraber Akdeniz'e sürekli çıkış hazırlıkları, Yemen'de başlattığı yayılma planları, üçgenin merkezinde yer alıyor.
Tahran'ın Irak, Suriye, Lübnan harekatı, Körfez'e ve Suudiler'e uzanabilir. Şii hilali dikkatlerde. İran, Körfez ülkelerine yönelmeyi planlarken, Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Katar'la neden derinden ilgileniyor olabilir? Rusya ve İran, Büyük Türkiye korkusunu şimdiden görüyor olmasın?
Büyük Türkiye ile Arap dünyası arasına bir set çekilmesinde Haçlı zihniyetine nasıl bir görev verilmiş olabilir?
Mısır ve Ukrayna-Kırım üzerinden Türkiyemiz'e mesajlar verildi. Türkiye kendine yönelen çevreleme stratejilerine güçlü bir şekilde tavır alıyor. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, derin planları bildiğinden, Suriye üzerinde yürütülen oldu-bittilere karşı sessiz kalmıyor. PKK/YPG'ye hem Amerika-Avrupa'nın hem de Rusya'nın kol kanat germesinin arkasında ne yattığını iyi biliyor. Türkiye içlerine kadar operasyon yapabilmelerini dikkatlice değerlendiriyor.
DOĞU AKDENİZ OYUNLARI: Doğu Akdeniz tehlikeli biçimde savaş gemileriyle doldu. İsrail bölgede dans etmeye başlayınca, ne dümenler dönüyor anlamıştık. Mısır'da neden Mursi'yi devirdiler? Kıbrıs Rum kesimi ile neden anlaştılar. Petrol/gazın Ceyhan'a gelmesini neden engellemenin peşindeler?
Kıbrıs'ı parselleme çalışmaları yabancımız değil. Doğu Akdeniz gazının Avrupa'nın 100 yıllık ihtiyacını karşılayacağı düşünülürse Avrupa patronu Almanya Başşbakan'ı Merkel'in geceleri ne hayaller kurduğunu iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilenen TÜRK DONANMASINI DOĞU AKDENİZ'E gönderdiğinde nefesleri nasıl kesilmişti ?Hatırlayınız.
NEDEN SOMALİ'DEYİZ ANLAŞILDI MI?
Statükocular, Batı'ya eklemlenmiş odakların adamları, "Somali'de ne arıyoruz?
Cibuti'de ne yapacağız?" diyorlardı.
İşte cevabı. Küresel güçler, Doğu Akdeniz-Kızıldeniz-Basra Körfezi ile çok yakından ilgileniyor, menfaat adacıkları kuruyor. Bunu çok önceden okuyan Yeni Türkiye liderleri Tayyp Erdoğan-Ahmet Davutoğlu, Somali'ye gitmişti. Cibuti'de üs kurmuştu. Ey statükocular, Somali-Cibuti, Kızıldeniz'in ağzında. Aden'de. Yemen'de.
Neden ordayız anlaşıldı mı?

SONUÇ: Yeni Türkiye, iddialı stratejik hamleler yaparak, Doğu Akdeniz-Kızıldeniz-Basra coğrafyası ile ilgilenmektedir. Yakın coğrafyasıyla ilgilendiğini, tavır alacağını duyurmaktadır. ABD, Avrupa, Rusya, İran Doğu Akdeniz'de, Kızıldeniz'de, Basra'da olacak da, Yeni Türkiye olmayacak? Hadi oradan. 21'inci yüzyıl Türkiyesi bölgesel konumdan küresel oyunculuğa doğru yürümektedir. Sessiz kalmak yok. Savunma yok. 100 yıl önce parçaladılar, 100 yıl sonra BÜYÜMEYE kararlıyız. Stratejik çıkışlarımız cesur adımlarla sürecektir. Hamleler, Haçlı'lara karşı güçlü birer cevaptır.