Çavuşoğlu bir uyarıda bulundu, "Suriye'deki sorunu çözemezsek, DAEŞ ve El-Nusra gibi terör örgütlerini yenmemiz mümkün değil. Onları yensek bile yenileri ortaya çıkacaktır. Dört sene önce DAEŞ diye bir terör örgütü yoktu, El Kaide vardı" dedi. Menderes Türel, terörle mücadele ve aşırıcı akımların engellenmesinde tabiatıyla ulusal düzeyde geliştirilen stratejilerin ve bütüncül devlet anlayışının öncelikli rolü bulunduğunu kaydetti. Yerel yönetimlerin, merkezi hükümetin bu mücadele çerçevesindeki çabalarının toplumun kılcal damarlarına ulaştırılmasında önemli bir rol oynadığını söyleyen Türel'in, "Antalya zirvesinin, kendimize özgü değerler, renkler ve tarihimiz temelinde geliştirdiğimiz ve geliştireceğimiz yerel ve akıllı çözümlerle kentlerimizi terörizm ve şiddete varan aşırıcılık tehditlerine karşı daha dirençli kılma yolunda öreceğimiz güçlü bir ağın ilk ilmeği olarak görüyoruz" sözleri dikkatleri çekti. Başkan Türel'in "Bu küresel şebekelerle mücadelede başarılı olmak istiyorsak, ulusal ve uluslararası katmanlarda aynı örgütlenme ve ağ kurma becerilerini edinmek zorundayız.
Gücümüz göstereceğimiz dayanışma ve işbirliğinden kaynaklanacaktır. Keza, terörizm ve şiddete varan aşırıcılığın her türüne karşı aynı kararlılıkla mücadele etmemiz, amacı ve ideolojisi ne olursa olsun terörizme hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğimizi açıkça ortaya koymamız hayati önem taşımaktadır" sözleri uyarıcıydı. Zirvede konuşan Dünya Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise dünyanın birçok yerinde terörizmin bir sektör olduğunu söylerken, derin anlamlı bir yorumda bulundu: "Değişik ülkelerde değişik kisveler ve mantıklarla ortaya çıkıyor. Bu sektöre iş havale edilmediği takdirde karşılık, taraftar bulamayacaktır. Dünyadaki son canlı bomba saldırılarını gerçekleştirenler kardeşler ve eşler. Demek ki bir ortak akıl bir üst akıl bunları yönetiyor. 6'sı kardeş bir tanesi aile çift. Paris'teki, İstanbul'daki, Ankara'daki de böyle.
Demek ki bir sektör oluşmuş..."
SONUÇ: Yerel yönetimlerimiz mülteci sorunlarının çözümünde önemli bir paydaş oldu. İnsanlık, adalet ve vicdan abidesi Türkiyemiz, açık kapı politikasıyla mültecileri kabul etti. Yaşamalarını sağladı. Güzel ülkemiz Türkiye bunu yapmasaydı 'insanlık ölmüş' denilecekti. Yeni Türkiye insanlığı kurtardı esasında...