81 ilimizde üniversite var.
Türkiye'deki üniversite sayısı tam 157 olup, 102'si devlet üniversitesi 52'si vakıf üniversitesidir.
Yükseköğretim alanında büyük yatırımlar yapılan İstanbul'da 7 devlet, 20 vakıf toplam 27 üniversite varken, bunlara 12 vakıf üniversitesi daha ekleniyor.
Son olarak, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Konya Üniversitesi, Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi kurulmasına karar verildi.
İşte, bu yeni üniversitelere sahip olmak için, ilçelerimiz büyük mücadele eder duruma geldi. Sessiz devrim artık, ilçelerimizde yaşanıyor.
Katip Çelebi Aliağa'ya
Türkiye'nin en büyük Sanayi ve Ticaret bölgelerinden Aliağa'da bulunan kurumlar, Kâtip Çelebi Üniversitesi'nin ilçeye yapılmasını istiyor.
Yılda 20 milyar dolar ticaret hacminin gerçekleştiği Türkiye'nin en büyük sanayi ticaret bölgelerinden Aliağa'lılar "Kâtip Çelebi Üniversitesi'nin kurulacağı en uygun yer Aliağa'dır.
Üniversitenin kurulması için yeterli potansiyel arazi de mevcuttur.
Aliağa Kamuoyu ve bizler bu üniversiteyi istiyoruz. Aliağa'daki kurum ve kuruluşlar olarak bizler üniversiteye ve YÖK'e her türlü desteği vermeye hazırız" diyerek harekete geçmişler.
Yıldırım Beyazıt, Çubuk'a:
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi nin kuruluş yeri için bazı ilçelerde büyük yarış sürüyor.
Polatlı, Mamak , Gölbaşı , Kazan ve Çubuk'lular heyecan içinde son kararın verilmesini bekliyor.
Çubuk'luların "YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ" için Tek Yürek" oldukları anlatılıyor.
Denizcilik Fakültesi, Manavgat'a:
Türkiye'de 4'ncü Denizcilik Fakültesi'nin Manavgat'a kurulacağı açıklandı. Antalya Denizcilik Lisesi'nin adının da Antalya Deniz Turizm Meslek Lisesi olması için görüşmeler yapıldığı, Türkiye'de ilk olacak olan Deniz Turizm Meslek Lisesi'nin 2011-2012 öğretim yılında açılacağı belirtildi.
ilili madencilerin uyarısı
Şili'li kahraman madenciler davetli olarak İspanya'ya gittiler.
Madenciler burada, Türkiye ile ilgili bir soruya, "Türkiye diye bir ülke olduğunu biliyoruz, ama başka bir bilgimiz yok. Televizyondan duyduk, o kadar. Galiba orada oynayan birkaç Şilili futbolcu da var. Ama Türkiye nerede bilmiyoruz" karşılığını vermişler.
Bu bir uyarıdır, üzerinde derin derin düşünmemiz iyi olacaktır.
Türkiye'nin tanıtımını yeterli yapamıyoruz.
Bir devlet, yönettiği ülkenin dışarıya doğru tanıtılmasını sağlamak durumundadır. Kültür bakanlıkları bunun için vardır.
Ülkemizi ele alalım. Türkiye'nin tüm dünyaya tanıtımını resmi olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmaktadır. Çeşitli etkinliklerle, tanıtım organizasyonlarıyla bu sağlanmaya çalışılmaktadır. Ama çalışmaların yetersiz kaldığını Şili'li madenciler gösterdi.
Türkiye'nin kullanamadığı stratejik güç, lobiciliktir.
Her şeyden önce Türkiye'nin bir lobi ve tanıtım politikasının olması gerekiyor. Yani lobicilikle ilgili bir devlet politikasının oluşturulmaması en önemli eksiklik olarak görülmelidir.
Bunun yanında düzenlenecek olan herhangi bir lobicilik faaliyetinde organizasyonun, tanıtımın, duyuruların bir düzeninin olması ve doğru hedefler seçilerek adım atılmasının önemi çok büyük.
Türkiye'nin üzerinde önemle eğilmesi gereken bir diğer husus yurtdışındaki Türk vatandaşlarından nasıl faydalanacağıdır. Türkiye bu nüfus avantajından yeterince faydalanamıyor. 118 ülkede yaşayan 5 milyon kadar Türk vatandaşı, etkili lobi çalışmalarında bulunamıyor. Siyasi düzeyde kurulacak olan kurumlarla bu kitlelerin ciddi işbirliği yapmaları sağlanmalı.
Türkiye'de farklı özel ve kamu kesimi kuruluşlarının sürdürdüğü tanıtma etkinlikleri, çoğunlukla birbirinden bağımsız gerçekleştirilmekte ve imaj yaratıcı mesajlar arasındaki koordinasyon yetersizliği, mesaj farklılıklarına yol açmaktadır Ünlü bir lobicinin söylediği şu söz hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır; "Kazanan en iyi olan değil, lobisini en iyi yapandır".