CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

28 Şubat sürecinde DYP'nin parçalanış öyküsü

Eklenme Tarihi 26 Şubat 2012
Özel harp dairesinin 'kozmik oda' operasyonu soruşturmasını yürütmüş Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, "28 Şubat darbe'' soruşturmasını da adım adım ilerletiyor. Çok yakında, yeni bomba gelişmelere tanık olacağız.
28 Şubat'ın 15. yılı vesilesi ile siyasi tartışmalara katkı sağlamasını düşündüğüm bazı konulara değinmek istiyorum. 28 Şubat 1997 tarihinde MGK kararları açıklanarak, yeni bir süreç başlatılmıştı. Aradan 15 yıl geçtikten sonra ortaya çıkan belgeler şunu gösteriyor: "28 Şubat darbe dönemi, aslında 1997'de değil, 1994 belediye seçimleri ile başlayan bir süreçtir"
Darbe hazırlıklarının, 1994 yılında başlatılmasının arka planında ne yatıyor?
Refah Partisi'nin 1994 belediye seçimlerinde çok başarılı sonuç alması, askeri ve bürokratik oligarşiyi şok etmişti. Özellikle, ekonominin başkenti İstanbul'da geleceğin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın ve Ankara'da Melih Gökçek'in Belediye Başkanı olması, 'vesayet düzeni' baronlarının uykularını kaçırmıştı.
Çeşitli komplolara rağmen, 1995 seçimlerinde RP'nin yükselişini durduramadılar. Necmettin Erbakan seçimden 158 milletvekili ile birinci parti çıkarken, DYP' 135, ANAP 132 milletvekili çıkarabildi. Önce, Mesut Yılmaz Başbakanlığında ANAP ile DYP arasında koalisyon kuruldu. Ve kısa zamanda dağıldı- dağıtıldı.
1996'da Merhum Necmettin Erbakan Başbakanlığında Refah Partisi ve DYP koalisyon hükümeti dönemi başladı. Erbakan, 1968 yılında Süleyman Demirel ile başlattığı siyasi mücadelenin sonunda, 27 yıl sonra ilk kez, Başbakanlık koltuğuna oturuyordu.
Erbakan-Çiller hükümetinin, ekonomide başarılı adımlara imza atmaları ve dış siyasette bağımsız davranışları, bir taraftan İstanbul büyük sermayesinin, diğer taraftan Ortadoğu'da ve Türkiye'de cirit atmakta olan Amerika ve İsrail'in işine gelmemeye başlamıştı.
1994 yılından beri, Erbakan ve RP'nin yükselişinden uykuları kaçan "askeri ve bürokratik oligarşiİstanbul sermayesi- küresel sermaye- İsrail ve Amerika'' arasında bir beraberlik oluşmuştu.
İşte, 28 Şubat Darbesi, bu ortaklığın bir eseridir. Askeri ve bürokratik oligarşi düğmeye basmış; Erbakan, Başbakan olduktan 8 ay sonra 28 Şubat'la karşılaşmış, 4 ay sonra da Başbakanlıktan ayrılmak zorunda bırakılmıştır.

DYP'NİN PARÇALANIŞI
28 Şubat'ın siyasi ayağı, DYP parçalanarak sağlanmıştır. 1995 seçimlerinden 135 milletvekili çıkaran DYP, siyaset mühendislerince parçalanmış, 98 milletvekiline kadar düşürülmüştür. DYP'den istifa ettirilerek koparılan milletvekillerinin çoğunluğunun yeni kurulan DTP'ye geçirilmesi, bunların da DYP'nin kurucusu Süleyman Demirel'e yakın isimler olması elbette tesadüf değildir.
28 Şubat sürecinde DYP'nin parçalanışında Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel cephesindeki gayretin sebebi ne olabilirdi? sorusuna cevap arayalım:
Birinci olgu:
28 Şubat, Çiller'i tasfiye etme şartlarını yaratacaktı.
Turgut Özal, hakkın rahmetine kavuşunca, Başbakan Demirel'e Çankaya'ya yolu açılmıştı. Demirel, kurduğu DYP'yi emin ellere teslim etmek, Çankaya'ya çıksa bile manevi ağırlığının parti üzerinde devam etmesini arzu ediyordu. Bedrettin Dalan'ı düşündü, ama başarılı olamadı. Yakın arkadaşları İsmet Sezgin ve Köksal Toptan ise Tansu Çiller karşısında başarılı olamadılar Demirel, Çiller'e mecburen (evet) demek durumunda kaldı. Zaten, Çiller de Başbakan olduktan sonra Demirel'e cephe almış, parti içindeki isimlerine karşı rezerv koymuştu. İkinci olgu: 1968'de TOBB'ta başlayan Demirel-Erbakan çekişmesidir. Merhum Erbakan, Başbakan olarak siyasi alanında önemli lider konumuna gelmişti..
Çankaya sonrası siyasete yeniden dönmeyi düşünen Demirel için, Erbakan'ın önünü kesmek lazımdı.
Demirel'in meşhur bir sözü vardır: "Tapulu arazime gecekondu kurdurmam.'' Demirel bu sözünü, 12 Eylül sonrası, Anavatan Partisi'ni kurmaya çalışan merhum Turgut Özal için söylemiştir. O dönem de Özal'ın önünü kesmeye çalışmıştı.

EREZ-AKTUNA MESAJI
1996-1997 dönemini kısaca hatırlayalım: Çiller'in RP ile koalisyon kurmasına karşı çıkan Yaşar Dedelek, Şinasi Altıner, Tevfik Diker ve İrfan Köksalan istifa ederek ANAP'a geçti. Refah-Yol hükümetine "ret'' oyu veren Emre Gönansay, İsmet Sezgin, Cavit Çağlar, Köksal Toptan, Rifat Serdaroğlu, Mehmet Köstepen, Mehmet Batallı ve Refaeddin Şahin DYP'den istifa ettiler.
7 Ocak 1997'de Hüsamettin Cindoruk "Demokrat Türkiye Partisi'ni" kurdu. Cindoruk gibi, siyasetin kurt politikacısı, doğmamış bebeğe don biçmezdi. Demek, yeni çocuk geliyordu.
28 Şubat 1997: MGK toplanmış, 28 Şubat darbe kararları alınmıştı. Siyasi kulisler canlıydı.
DYP'yi parçalayacak aslanlar harekete geçmiş, pençelerini atmıştı.
26 Nisan 1997: Kabinede fireler başladı. Büyük dalgayı başlatan, Sanayi Bakanı Yalım Erez ve Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna'nın, bakanlık görevlerinden istifaları oldu.
Parçalanan DYP'den kopan milletvekilleri değişik yerlere savruldular.
21 Haziran 1997: Erbakan görevini Çiller'e devretmek zorunda kaldı. Ancak Demirel, hükümeti kurma görevini Mesut Yılmaz'a verdi.
27 Haziran 1997: ANAP, DSP ve DTP koalisyon için anlaştılar.
DYP'den istifa ettirilen, İbrahim Gürdal, Yaşar Topçu, Işılay Saygın, DTP'ye geçen İsmet Sezgin, Mehmet Batallı, Necdet Menzir, Refaiddin Şahin, Rifat Serdaroğlu, Hasan Denizkurdu, Bağımsız'lardan Yalım Erez, Yıldırım Aktuna, 28 Şubat darbe hükümetine bakan oldular.

KARADAYI KONUŞUYOR
28 Şubat darbesinin, Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya ait olduğu iddia edilen bir ses bantı, iki yıl önce yayınlanmıştı.
Karadayı Paşa, 28 Şubat'ta aktif görev aldığını, Merhum Necmettin Erbakan'ın iktidardan nasıl düşürüldüğünü, Mesut Yılmaz'a iktidarın altın tepsiyle nasıl sunulduğunu özetlerken: "Hocayı, Demirel ile konuştum. Dedim mutlaka gitmesi lazım. (...) Ne dersem onu yaparlardı, (Hocaya ayrıl) dedim. Mesut Bey'e, (size altın tepside bir iktidar teslim ediyoruz. Bunu iyi değerlendirin) dedim. Demirel'le ilişkilerimiz fevkalade iyiydi. Hatta bir gazeteye beyanat verdi, (Darbeyi Karadayı önledi falan) diye''

DEŞİFRE EDEN BELGE
Aradan 15 yıl geçti. "Genelkurmay Harekât Başkanlığı Psikolojik Harekât Dairesi Faaliyetleri" başlıklı bir belge ortaya çıktı. Belgeye göre "DYP milletvekillerinin istifa ettirilerek Refah-Yol hükümetinin düşürülmesi en önemli faaliyet" olarak gösterildi ve şöyle dendi: "Söz konusu dairemiz, Doğru Yol Partili milletvekillerinin partilerinden istifa etmesinin sağlanması ve Refah-
Yol hükümetinin düşürülmesini sağladı. Bu konuda milletvekillerine (Paşamızın selamı var, mümkünse istifanızı istiyorlar) demek yeterliydi.''