Bugünkü
Takvim
  • 27 Haziran 2019, Perşembe

Fırsatlara odaklanma zamanı

GÖZLER yarın Japonya'da başlayacak G-20 zirvesinde...
ABD Başkanı Trump ekonomik savaş açtığı Çin'in başkanı ile görüşecek mi? Kimi gündemdeki bu soruya "Evet" diyor kimi de "Hayır" diyor.
ABD anlaşmaya yakın olduklarını açıklasa da henüz Çin'den bir teyid gelmedi. Bütün dünya piyasalarını etkileyen "Çin-Amerika ticaret savaşları" beraberinde büyük bir isyanı de getirdi.
Kısa bir süre önce 600 Amerikan şirketi Başkan Trump'a mektup yazdılar. "Savaşa son ver yoksa biz batıyoruz" diye feryat ettiler.
Aralarında Walmart, Costco, Target gibi devlerinin de olduğu 600'ü aşan firmanın mektubu Amerika'da bomba etkisi yaptı.
Aralarında Nike ve Adidas gibi büyük üreticilerin de bulunduğu 170'den fazla şirket de daha öncesinde, Çin'le savaş konusunda ABD Başkanının kapısını yine bir mektupla çaldı.
"Kararını değiştirmezsen bu müşterilerimiz, şirketlerimiz ve Amerikan ekonomisi için yok edici olacaktır." diye ültimatom verdiler.
Çin, küresel semayenin girip büyüttüğü bir dev olarak dalga dalga Batı'ya doğru geliyor. Avrupa Birliği tüm gücünü ve sömürgecilik anlayışını hızla kaybederek adeta alarm zilleri çalıyor. Avrupa'nın birçok ülkesini büyük iflaslar bekliyor.
Sadece İtalya'nın dış borcu 2 trilyon dolara ulaştı. Büyük alacaklı ve AB lideri Almanya "Öde" diye bastırıyor, yaptırım sopası gösteriyor. İtalya rest çekiyor, ödemeyeceğini açıklıyor.
Amerika ise 22 trilyon doları bulan dış borcu ile dünyada "BATMA" korkusu yaşayan birinci ülke olarak karşımıza çıkıyor.
Pentagon ve ABD derin devleti bu yüzden Trump'ı iktidara getirdi.
Çin'i büyüten ve büyük çoğunluğu Amerikan ve İngiliz şirketi olan küresel sermayeye karşı "Ulusalcı Amerika" teziyle savaş açtılar.
ABD bir yandan Çin ile ticari savaşlara girerken diğer yandan da onu besleyen kendi şirketlerini yumrukluyor. Kavga hayal edemeyeceğiniz kadar büyük.
Ve dahası şu anda Amerika'da seçim savaşının boyutları korkunç mücadeleyi de beraberinde getirdi.
Trump dünyanın her yerinde önce krizler çıkarıyor sonra bunu paraya tahvil ederek gerilimle korkuttuğu bölgeleri silah vs. satarak soyuyor.
"K. Kore'yi vuracağım" dedi, çaldığı savaş tamtamları ile bölge ülkelerine 1 trilyon dolarlık silah sattı.
Krizlere ve savaşlara boğduğu, CIA'nın kurduğu DEAŞ ile korku saldığı Ortadoğu'yu da kurtarıcı olarak 1 trilyon dolar tokatladı.
Tam tüccar kafası ile giden Trump "Yetmez" diyor, her gün yeni bir krizi sahaya sürerek parayı kovalıyor.
Geçtiğimiz haftalarda da Amerikan halkına "Eğer ben seçilmezsem Amerika BATAR" diyerek ültimatom verdi.
Evet "Batma korkusu"nu Amerikan başkanının ağzından bile duyduk.
Böyle bir ortamda artık Türkiye'nin yorulduğu seçim ortamlarından tamamen sıyrılıp dışarıya odaklanması gerekiyor.
Ticaret savaşları yeni dengeleri beraberinde getiriyor. Ülkeler dolarla ticaretten kaçma anlaşmaları imzalıyor.
Doların tahtı sallanıyor. Kılıçlar bileniyor, ekonomi silahları çekiliyor. Savaşta kazanan yoktur.
Kaybedenlerin çoğalacağı dünya Türkiye için yeni fırsatlar demektir.
Artık içeride birlik olup, ülkemize yapılan ekonomik ve siyasi saldırılara karşı kenetlenme, dışarıda fırsatları kollama dönemindeyiz...
Şu an; Fitnecilere, bölücülüğe, bizi içeriye hapsedeceklere prim vermeme zamanı!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya