CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Rock'n Roll

Eklenme Tarihi 07 Aralık 2013
Türkiye'yi yıllarca yönetiyoruz zannettik ama...
Bizi dışarıdan yöneterek kurguladılar.
Çağırdılar ayaklarına, talimatları verdiler.
Uymayanı azarladılar, masaya yumruğu vurdular.
Duvarlar bile zangır zangır titredi.
Başımızı öne eğdik.
"Peki" dedik.
Yıllar öncesi...
Ecevit Başbakan...
İsmail Cem de Dışişleri Bakanı...
Amerika'ya yolculuk var.
Başbakan Ecevit, bağımsız milletvekili Ahmet Özal'ı arıyor.
"ABD heyetinde seni aramızda görmek istiyoruz" diyor.
Ahmet Özal "Partinizde o geziye katılmak isteyen çok kişi var.
Ben gelirsem bozulan çok olur
" cevabını veriyor.
Ecevit ısrar ediyor, Ahmet Özal "Tamam" diyor.
Washington'a geliyor heyet.
ABD'li senatörlerle görüşülecek.
Toplantı odasında uzun bir masa.
Bir tarafında 8 ABD senatörü oturuyor.
Karşısında Türkiye Başbakanı, Dışişleri Bakanı, elçimiz ve Ahmet Özal.
ABD'li senatörlerden Yahudi lobisiyle iç içe yaşayan ve Siyonizm savunucusu olarak tanınan Joe Biden söze giriyor.
"Kıbrıs'ta iki taraf ilişkileri geliştirmek adına görüşmelere başlamalı" diyor.
Başbakan Ecevit iki taraf arasında gerilim olduğunu söylüyor.
"Zamana yaymak lazım" cevabını veriyor.
ABD'li senatör öfkeyle yerinden kalkıyor.
"ABD size muhtaç değil ama siz bize muhtaçsınız.
Bu iş olacak
" diye bağırıp hışımla elini havaya kaldırıyor.
"Güüüm" diye yumruğunu masaya vuruyor.
Masa sallanıyor.
Duvarlar zangır zangır titriyor.
Ecevit sessizliğe bürünüyor.
Amerika'nın bir senatörü Türkiye Başbakanı'na yumruk gösteriyor.
Dışişleri Bakanı İsmail Cem "Bakın" diyor ve Ahmet Özal'a dönüyor.
"Yahu Ahmet şu kelimenin İngilizce anlamı neydi?" diye soruyor.
Ahmet Özal, Dışişleri bakanımıza İngilizce desteği veriyor.
Dışişleri Bakanımız gelen İngilizce desteği ile konuşmasını sürdürüyor;
"Kıbrıs'ta sınırda her iki taraf gençliği için rock konseri düzenliyoruz.
Ancak konserde bile birbirlerine giriyorlar
."
ABD'li senatör öfkeyle yüzünü İsmail Cem'e çeviriyor.
"ABD'de de rock konseri düzenlenir.
Gençler içer ve ardından birbirine girer.
Amerika ikiye mi bölünüyor şimdi?
" diye bağırıyor.
İsmail Cem başını öne eğiyor.
Ahmet Özal devreye giriyor.
"Mister Biden, Kıbrıs'ın Rum kesiminde kişi başına milli gelir 16 bin dolar.
Türk tarafında ise 4 bin dolar.
Bu uçurum varken iki tarafın bir araya gelmesi sıkıntılara yol açar
" diyor.
Joe Biden'in ses tonunu düşürüyor;
"Mister Özal. Babanız büyük adamdı.
Saygı duyulacak bir devlet adamıydı
." diyor.
Aynı anda 8 ABD senatörü ayağa fırlıyor.
Ahmet Özal'ı alkışlıyor.
Toplantı sonunda onu yemeğe götürüyorlar.
Başbakan ve Dışişleri bakanımız ise boynu bükük elçiliğe gidiyor.
Delaware senatörü Joe Biden şimdi Başkan Obama'nın yardımcısı.
Bunları uydurmadım.
Ahmet Özal'la sohbetimizde dinledim önceki akşam.
Nereden nereye geldik.
Bir zamanlar senatörler Başbakanımıza bağırıp masa yumrukluyordu.
Şimdi Türkiye Başbakanı dış politikada masaya yumruğu vuruyor.
Bunu hazmedemiyorlar ve indirmek istiyorlar.
Tüm dış ve iç saldırıların ardında bu var.
Enseye tokat gittikleri yöneticiler yok artık.
Bu yüzden Putin'in "Bağımsızlık mücadelenizi alkışlıyorum" sözünü çok önemsiyorum.
Türkiye bağımsızlık için savaş veriyor.
Birileri de köstek olmak için çırpınıyor.
Gören görüyor...
Görmeyen Rock'n Roll takılıyor!!!