İkinci Dünya Savaşı'nda Almanlar neredeyse tüm Avrupa'ya saldırdı.
Yaktı, yıktı, milyonlarca insanı öldürdü geçti.
Yahudileri ve Çingeneleri, özürlü insanları ya fırınlarda yaktı, ya da gazla öldürdü.
Büyük hayvanlık ve vahşet vardı ortada.
Bu hayvansı vahşete rağmen nasıl oldu da Almanya, Avrupa ülkeleri ile barıştı?
Nasıl oldu da kısa bir sürede Avrupa Birliği'ni kurup lideri oldu?
Nasıl oldu da Yahudi medyasının dünyaca ünlü yayın organı Forbes'ın son sayısında Alman başbakan Merkel, 1 numaralı güç olarak gösterilecek noktaya geldi?
Bizde kimse bu soruları sorgulamaz, anlamaz, anlatmaz.
Almancı medyamız hiç yazmaz.
Aslında bu soruların tamamı masonik projelerde cevap buluyor.
Rahmetli Aytunç Altındal, Gül ve Haç Kardeşliği adlı kitabında Avrupa'yı kan gölüne çevirdikten sonra hezimete uğrayan Almanya'nın büyük yükselişini açıkça anlatıyor.
Masonlar Fransız ve Almanlar'ı yan yana getirdi ve barıştırdı, iş bitti.
Aynen böyle diyor Aytunç Altındal.
MRA denen Moral Rearmament yani MAnevi Cihazlama adlı masonik örgüt sağlıyor bu barışmayı.
Ve MRA yıllar önce İstanbul'da Beyoğlu Asmalımescit sokağında bir apartmanın en üst katında şube açıyor.
Almanya'yı dipten alıp Avrupa'nın lideri yapan MRA'nın şube kurucusu İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay oluyor.
Fahrettin Bey 33. Dereceden masonluğu ile tanınıyor.
MRA'nın toplantılarını zaman zaman Göztepe'deki köşküne taşıyor. Kadıköy Selamiçeşme'deki İsmail Ağar'ın köşkü de gizli toplantıların üslerinden biri oluyor.
MRA İstanbul'un tüm katılımcılarının Büyük Kulüp üyesi olduğunu söylüyor Aytunç Altındal.
MRA İstanbul'da sayısız Güzelleştirme Derneği açarak buradan adamlar derliyor ve örgütleniyor.
27 Mayıs öncesi MRA merhum Menderes'e ilginç bir proje götürüyor.
Projeye göre İstanbul "DÜNYA DİNLERİNİN BAŞKENTİ" yapılacak.
Fener Patrikhanesi, VATİKAN gibi bir devlet haline getirilecek.
Kariye Camii bir tür Hilafet merkezi yapılacak.
Yahudilik de en üst düzeyde yapılandırılacak.
Dönme ve Karaim Yahudileri böylelikle temsil hakkına kavuşacak.
Projede Ayasofya'nın da "Ortadoks ibadeti"ne açılması talep ediliyor.
Üyelerinin tamamının Mason olduğu MRA İstanbul şubesi Menderes döneminde projesini hayata geçiremiyor.
Ve sıkı durun.
Aytunç Altındal kitabında Yahudi katili Almanya'yı Avrupa Birliği liderliğine taşıyan MRA'nın 1963'ten sonra yeni bir proje ile sahne aldığını yazıyor. "Yeni projeyle ilgili sık sık toplantılar yapılıyordu" diyor.
Peki Yeni PROJE ne?
Kitabın 174. sayfasında aynen şöyle yazıyor; Sık sık toplantıları yapılan Yeni Proje'nin adı; "DİNLERARASI DİYALOG VE HOŞGÖRÜ."
Allah Allah bu bana hiç yabancı gelmedi.
Rahmetli Aytunç Altındal'a göre taa 1963 senesinde İstanbul masonları işi gücü bırakıp köşklerde "Dinlerarası Diyalog" toplantıları yapmışlar.
Bizim Almancı medya bunları yazmaz.
Neden yazmaz bilemem.
Bildiğim tek şey var; Bizim Almancı medya da şu aralar Dinler Arası Diyalogcu takılıyor.
Nasıl dünya tarihinin en kanlı savaşından sonra Almanlar, İngilizler ve Fransızlar aynı masaya oturup birleşmişlerse...
Bugün bizim Almancı medyanın da akla hayale gelmeyecek birleşmeleri aynı.
Onları yan yana getiren ve birlikte Taksim'e çıkaran GÜÇ aynı.
Zaten o GÜÇ Taksim'de Asmalımescit'te bir apartman'da...
Niye uzağa taşısınlar.
Tabii ki Taksim'e çıkaracaklar!!!