Olmadık maskaralıklar çıkarıldı."
Bu düşünce sadece bana ait değil.
Milyonlarca insan böyle düşünüyor.
Yukarıdaki cümleyi...
Anayasa Mahkemesi Başkanı ifade edince...
Doğal olarak daha başka bir anlam kazanıyor.
Evet Aynen böyle diyor Haşim Kılıç.
Koyduğu teşhis;
"Maskaralık."
Ve ekliyor;
"Çünkü geçmişte yargı birilerinin çıkarlarını...
Birilerinin hayat tarzlarını...
Güvence altına alabilmek için...
Elitlerin ve vesayetlerin aracı haline gelmişti."
Elit "Seçkin" demek.
Bir toplumun büyük kesimini oluşturan...
Halk kütlesi dışında kalan...
Mutlu azınlık demek.
Evet bu ülkede kim iktidara gelirse gelsin...
Memleketi yöneten olamadı yıllarca.
Boğazdaki baron localarından...
Tüten dumanlar kapladı Ankara'yı.
Masonlar dibine kadar girdi bürokrasinin.
Avrupa'ya veya Amerika'ya çalışan...
Güç odaklarından tutun...
"İnançlı insan bu ülkeyi yönetemez" diye...
Bağırıp birilerine alet olanlara kadar...
Seçkin bir azınlık vardı Türkiye'de.
Başbakanlar ya emirlere uyacak...
"Şak" diye yapacaktı istenenleri...
Ya da koltuğu dar edeceklerdi ona.
M.Ali Şahin daha yeni açıkladı.
Başbakan Tayyip Erdoğan'a...
"Git bu ülkeden" demiş bir medya yöneticisi.
Ve eklemiş;
"Yoksa darbe yapıp devirecekler"
Eskiden de böyleydi.
Medya önce telefonda uyarır...
Dinleyen olmazsa manşetleri coşturur...
Ardından tankları yürütürdü iftiharla.
IMF'den gelen milyar dolarlar da...
Seçkinlere, baronlara dağıtılırdı...
Afiyetle yerlerdi boğazdaki yalılarda.
Anayasa Mahkemesi Başkanı...
Daha çok şey söylüyor.
Gazete küpürleri ile...
Nasıl parti kapatmaya kalktıklarını...
Türkiye'yi nasıl parti mezarlığına çevirdiklerini...
Şu andaki Cumhurbaşkanını seçtirmemek için...
Nasıl komik 367 bahaneleri uydurduklarını...
"2 kere 2 eşittir 367 dediler"le anlatıyor.
Tüm bunların hepsi "Laiklik" diye bağırarak...
Utanmadan yaptılar.
Laikliği seçkinlerin kalkanı haline getirdiler.
Kendi ideolojisine oy vermeyenlerin iktidarını...
Medyada tellal bağırtarak devirdiler.
Haşim Kılıç "İntikam aldılar ama...
Bitti artık o günler" diyor.
Yargının başı son noktayı koyuyor;
"Size artık aydınlık günler müjdeliyorum."
Evet birileri şu günlerde;
"Memleket elden gitti" diye bağırıyor.
Ancak gerçek olan şu;
Seçkinlerin, mutlu azınlığın, baronların...
Ve dahi masonların sızdığı bürokraside...
Artık cirit atamıyorlar.
Memleket gitti zannediyorlar.
Hayır memleket yerinde duruyor.
Giden bir şeyler muhakkak var tabii...
O da mutlu azınlığın...
Yıllardır kahrettiği büyük çoğunluğa...
Kaptırdığı memleket yönetimi.
Evet yiyicilerin ellerinden...
Yönetim gitti.
Giden asla memleket değil.
Ve onlarda aramızda...
Bu memlekette yaşıyorlar.
Çoğunluğa saygıyı öğrenecekler...
Yiye yiye göbek yaptıkları...
Memleket parasını değil...
Çoğunluğu sindirecekler.
Maskaralığın alemi yok artık.