İsrail'in ilk cumhurbaşkanıdır.
Bir de Ezer Weizmann vardır.
2000 yılında görevinin sona ermesine 3 yıl kala istifa etmiştir.
Nereden?
İsrail Cumhurbaşkanlığı koltuğundan...
Bir de bu iki İsrail Cumhurbaşkanı'nın akrabası bir kız vardır.
Bu kızcağız, ilk cumhurbaşkanı Chaim'in kız kardeşi Ezer'in halasıdır.
İşte size İsrail devletinin en tepesindekilerle yakın akraba olan O KIZ'ı anlatacağım bugün.
Onu bilen azdır bu ülkede.
Adı, esamesi pek geçmez.
O bir Kadın CASUS'tur.
Ortalığı hallaç pamuğu gibi atmıştır.
Bize yıllarca "Dünyanın en baba Kadın Casusu" diye yutturulan MATA HARİ'ye nal toplatacak kadar işinde başarılıydı.
Cebinden "10 Mata Hari" çıkaracak güçteydi.
1890'da Beyaz Rusya'da doğmuştu.
1913'te Yahudi ailesi ile birlikte Filistin'e yerleşmişti.
O bir doktordu.
Tam 6 lisan biliyordu.
Soylu bir ailede mükemmel yetiştirilmişti.
Ancak o her türlü donanıma rağmen CASUSLUĞU seçmişti.
Yaşadığı dönemde 1. Dünya Savaşı'nın ayak sesleri geliyorum diyordu.
Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Filistin'de, Ortadoğu'da cirit atıyordu.
İşte bu Yahudi kızı MİNA bölgesindeki tüm yabancı ajanları göz hapsine aldı.
Hatta ünlü Alman istihbaratçısı ve diplomatı Curt Preuffer'i kendisine aşık edecek kadar başarılı oldu işinde.
Tüm yabancı casusların girdiği ortamların içine sızdı.
Onlarla yakın ilişkiler kurdu.
Evine döndüğünde kağıt kalemi eline aldı.
Kim, nerede, kiminle, hangi faaliyette bulunuyor not düştü.
Ve soluğu Türkler'in yanında aldı.
Çünkü Yahudi Mina, Osmanlı'ya çalışan bir CASUS'tu.
Kod adı; GERTRUDE'du...
Bu ülke için büyük hizmetleri oldu.
Osmanlı'nın parçalanmaması için hayatını ortaya koydu.
Verdiği bilgilerle binlerce Türk'ün katledilmesini engelledi.
Bu topraklarda yaşayan herkes MİNA WEİZMANN'a çok şey borçludur.
Ancak borçlu olduğumuz bu kızı bugün tanıyan yok gibi.
Çünkü bizi tarihimizden kopardılar.
Bize Asur-Hitit-Frigya tarihini öğrettiler son 100 yıldır.
Ve tarihimize sövmeyi öğrettiler.
Amerikan ve İngiliz filmleri ile beynimize nakış dokudular.
Bu ülkede Mata Hari denen kof kadın casusları pompaladılar zihinlerimize.
Osmanlı'yı parçalayan, Bedeviler'i silahlandırıp ayaklandıran, oluk oluk MÜSLÜMAN TÜRK kanı döktüren, yüzbinlerce insanımızı toprağa gömdüren İNGİLİZ CASUSU Lawrence'in filmleriyle büyüttüler bizi.
Evet İngilizler'in parçaladığı imparatorluk üzerinde kurdukları ülkede LAWRENCE'in nasıl TÜRKLER'İ öldürttüğünü izletecek kadar GÜÇLÜYDÜ Kraliçe'nin askerleri ve onların tv-gazete sahibi medya baronları...
Ve İngiliz Casus Lawrence'i canlandıran aktör Peter O'TOOLE önceki gün öldü.
Birinci sayfalarımızdan haberler vardı gazetelerimizde, amiral gemilerimizde.
Ama Mina'yı hatırlayan ve hatırlatan yok.
Bizim sinema sektörü zavallıdır.
Bu memleketi yerden yere vuran ne kadar senaryo varsa giderler onu film yaparlar.
Sonra gidip Cannes'lerde ödül kovalarlar.
Onların kod adı GERTRUDE'a ayıracak vakitleri yoktur.
Dışarıya Türkiye'yi yerden yere vuran filmler yaparlar.
İngilizler de içeriye gelir bize LAWRENCE'i izlettirir.
Onun için bu ülkede Türk görünümlü İNGİLİZ LAWRENCE'ler çoktur.
Onların kod adı; ELİZABETH'dir.