Kenan Evren'den bahsediyor haber.
Askeri darbe suçundan hakkında dava açılınca…
Üstelik müebbet hapsi istenince kapısını çalan kalmamış.
O kalabalıklar toz olmuş ortadan…
Haberi okurken maziye daldım gittim.
Yıllar önce Fenerbahçe ile Marmaris'e devre arası kampına gitmiştik.
Spor muhabiriydim o zamanlar.
Kenan Evren de yeni inmiş Çankaya köşkü'nden.
Hala şatafatlı "Vay anam be Evren Paşa" dönemleri.
Hala otoriter gücü tavanlarda geziyor.
İşte o dönemde Marmaris'e geldiğimiz ilk günler.
Dedim "Yahu bir şeyler yapsak"…
Haber sıkıntısı karın ağrısı yapıyor.
Aklıma Evren Paşa geldi.
O da Marmaris'te ve üstelik Fenerbahçeli.
Hemen aradım özel kalemini.
"Fenerbahçeli futbolcular burada malum" dedim.
"Oğuz, Aykut ve Rıdvan Paşamı ziyaret etmek istiyorlar" diye ekledim Aslında bu üç futbolcuyla konuşmamıştım, böyle talepleri de yoktu.
Ancak genç gazetecilik hatası işte.
Birazda gençlik cesareti ve haber bulma paranoyası benimkisi.
Bir fotoğraf altı küçük haber olacak belki de.
Neyse hemen Evren'e haber verildi.
"Yarın 12.00'de Paşam bekliyor üç topçuyu" diye bana bilgi verildi.
Hemen Rıdvan, Oğuz ve Aykut'a gittim.
"Malum Evren Paşamız Fenerbahçeli" dedim.
"Sizi yarın 12.00'de evine bekliyor" diye ilettim.
Hiç düşünmeden "Tamam" dediler. "Yok öyle" idi o zamanlar.
Paşa çağıracak, sen naz yapacaksın…
Yer mi?
Nerde o maça?
Neyse ertesi gün 11.45'te üç topçu ile otel kapısından çıkıyoruz…
Küt diye karşımıza yönetici Aziz Yılmaz çıkmaz mı?...
"Nereye?" dedi.
Üç topçu "Evren Paşa bizi çağırdı, ona gidiyoruz" cevabı verdi.
Aziz Yılmaz'ın yüzünün rengi önce kırmızıya, sonra mora döndü.
"Ne o len, biz buraya kampa mı geldik Paşa ziyaretine mi?
Başlarım şimdi ha" diyerek… Bir başladı sormayın.
Üç topçuya da "Haydi içeri.
Yok ziyaret miyaret" diyerek restini çekti.
Saat 12.30 oldu, Evren'in özel kalemi beni aradı.
"Yahu Paşam sabahın köründe kalktı.
Tıraşını oldu.
Üst kattan indi.
Yarım saat oldu topçular ortada yok, neredeler?" diye sordu.
Olanları virgülüne kadar anlattım.
"Yönetici Aziz Yılmaz kapıdan döndürdü" diye aktardım.
O da Evren Paşa'ya söyledi.
Evren'in "Terbiyesiz" diye bağırışını telefondan duydum.
Haberimi gazeteye gönderdim "Fenerbahçe Evren'i reddetti" diye 9 sütuna manşet oldu.
Ortalık karıştı.
Haberin çıktığı gün…
Fenerbahçe'nin kaldığı otelin terasında…
Fenerbahçe Kenan Evren'e yemek verdi.
Tüm futbolcular ve yöneticiler katıldı o yemeğe.
Ben de oradaydım.
Kaliteli yemekti. Afiyetle yedim Ve yıllar geçti aradan…
Fenerbahçe başkanı şu an futbola şike darbesi vurma iddiasıyla içerde…
Bir zamanların devlet başkanı Kenan Evren de darbeden yargılanıyor.
Hem de aynı dönemde…
Bakalım bu gözler…
Daha nelere şahit olacak?