Yazmak güzeldir… Seyredip yazmak da güzeldir… Kolaydır, rahattır… Aklına eseni satırlarına döşersin.
Ancak işin içinde olup da yazmak en güzelidir, doğru olandır.
Yıllardır hep bu konuyu savunuyorum.
Eğer televizyon eleştirmenliği yapacaksan hariçten gazel okumayacaksın.
Stüdyolarda nefes alacaksın… Kamera arkasında mürekkep olmasa da herkesten akan ve hatta kokan o teri tadacaksın.
Ve dahası terleyeceksin ki… Yazdıkların inandırıcı olsun.
Bedene bakarak "Bu ölmüş" diyebilirsiniz.
Ve toprağa gömebilirsiniz… Halbuki o bedende ruh vardır… O ruhu hissetmek de cerrahın işidir… Yoksa canlı canlı gömme diye bir arıza çıkar ortaya… Sema kardeşimiz önce hem Kanal D'ye hem de atv yönetimlerine sallamış… İkisini de aynı kefeye koymuş.
Elma ile armuda "İkisi de armut" demiş.
Sonra başka bir günde tekrar yazıp "Yahu ne var bunda" demiş.
Salladığı konu, her iki kanalı da yönetenlerin "Aile" olgusunu dizilerinde önemsememesi.
Kanal D'de aile içi amca-karısı ve yeğeni üçgenindeki aşk ilişkileri, Fatmagüller, Binbirgeceler vs konusunda "Aile" olgusunu ortaya sürebilirsiniz.
Buna evet, bir itirazım yok… Ancak atv'yi aynı kefeye koyarsanız o zaman tartıyı eksik kullanan manava dönersiniz.
Çünkü atv isteseydi ne Binbirgeceler, ne Aşk-ı Memnu'ları ekrana sürer, reyting tarlasında hop hop zıplardı.
Halbuki tam tersi yapılıyor kanalda.
Aile'yi bozan nice proje kanaldan "Red" cevabı alıyor.
Buna en yakın tanık olanlardanım.
Sevgili Sema ekran başından yazıyor… Ben bedenin içinden, ruhun olduğu yerden cevap veriyorum… İlk yazında atv yönetimine büyük haksızlık ettin sevgili Sema… İkinci yazında da "Ben ne yaptım yahu" tarzındaki yazınla da gösterdin ki; Hala ne yaptığının farkında değilsin… Sana bu noktadan sonra ancak şunu söyleyebilirim; "Elma, elma ağacından toplanır.
Armut da, armut ağacından"
İNTERNETLER KESİLİRSE
İnternet siteleri, sosyal medya olgusu büyük devrim.
Gazete ve televizyonla şöhret olma yoluna ciddi rakip… Geçen Okan Bayülgen anlattı. "Annem bile beni solladı" diye.
Hava atamıyormuş Okan.
Ne zaman hava atmaya kalksa annesi "Amaan Okan ben internette uçuyorum, senden öndeyim" diyormuş.
Malum Okan aynı zamanda da sanatsal fotoğraflara da imza atıyor.
Meğer Okan gibi annesi de çok iyi fotoğraflar çekiyormuş.
Ve internette bazı sitelere binlerce kişi fotoğraf gönderiyormuş.
Her hafta onbinlerce kişi bu fotoğrafları oyluyor, birinciyi seçiyormuş.
Okan'ın annesi defalarca haftanın ve ayın birincisi seçilmiş sosyal medyada.
Tek bir sıkıntı varmış… İnternet gitti veya koptu deriz… Okan'ın annesi "İnternetler kesildi" diyormuş.
Elektrik kesilmesi gibi yani…