Manşetlerde "Yenge aşağı-yenge yukarı"ydı.
Milliyet muhabiri Yenge'ye "Hi" demiş.
Yenge "Merhaba" diye cevap vermiş.
Vay be imiş.
Antep'e gitmiş, çocukların elini sıkmış.
İkram edilen cevizli sucukları yemiş.
Antepliler "Yenge...
Yenge" diye tempo tutmuşlar.
Bir de çeyiz sandığı hediye etmişler Yengemize.
Ülkemin psikologları ve imaj uzmanları sıraya dizilmiş.
"Tam bir lider eşi...
İyi izlenim için var olması gerek tüm unsurları üzerinde taşıyor YENGE" diye demeçler vermişler.
E haliyle taa uzak diyarlardan gelip Yengemiz olursa sahip çıkmak gerek.
Bu iyiliksever yengeye KOÇ grubu sahip çıkmış.
Koç Üniversitesi'nde öğretim görevlisi yapmış.
Allah razı olsun.
Yurt gezisine çıkmış Türk eşiyle.
"Siyasete gir" diye baskı yapan zaten yengeymiş.
Onu Türk siyasetine kazandırınca haliyle yurt gezilerine de yönlendirmiş.
İngiliz Reuters bile onları takip etmiş.
"Tamirci" diye başlıklar atmış İNGİLİZ...
"Beklenmedik lider yurt gezisinde" diye tüm dünyaya duyurmuş.
Dünyaya mal olmada YENGE'nin payı büyük haliyle.
Mümtaz medyamız İngiliz'den geri mi kalacak.
"Çok kibar yenge, hem de çok güzel" diye başlıklar atmışlar.
Türkiye bu muhteşem yengeyi konuşur olmuş.
Milletvekilleri "Güzel olduğu kadar, sempatik ve doğal" diyerek beyanat yarışına girmişler.
Eczacıbaşı ailesinin tekne turuna karı-koca katılmışlar.
Eşi beyefendi "Halkbank'a Almanları bekliyoruz" diye demeç vermiş tekne turu sonrası.
O yengenin adı Catherine.
Onu Catherine Derviş olarak tanıdık yıllar önce.
Medyada hergün manşetlerdeydi.
"Cathy yenge" diye sevdirdiler halkımıza.
Zaten mümtaz gazetelerimizin verdiği haberlere göre çok güzel Çerkez tavuğu pişiriyormuş.
Tam bizden biriymiş.
"Kemal Bey'in eşi" diye tanıttılar.
Ama sonra birden ortadan kayboldu.
Meclis darbeler komisyonu o dönemin Maliye Bakanı Güneş Taner'i çağırdı.
Güneş Taner komisyona;
"Derviş diye birini aldılar getirdiler.
IMF'den 40 milyar dolar borç aldılar.
Bu parayı bankalara dağıttılar.
Kime dağıttılar?
Kimleri zengin ettiler? Gidin siz ona bakın.
Kemal Derviş'in 'eşim' diye yanında getirdiği kadın kim ona bakın" dedi.
Kemal Bey "Yenge" ve banka söylentileri ile ilgili "Boş iddialarla vakit harcamayalım" dedi.
Türkiye Gazetesi ise ilginç bir haber yayınladı.
Deniyor ki o haberde;
"Araştırmacı yazar Erol Bilbilik'in 'Amerikaperestler' adlı kitabında Derviş'in 'eşim' dediği Catherine Stachniak'ın Polonya'dan ABD'ye göç etmiş bir Yahudi elitinin kızı olduğu, özel yetiştirilip Derviş'le birlikte Türkiye'ye gönderilmiş bir CIA ajanı olduğu öne sürülmüştü.
Kemal Derviş Türkiye'ye geldiği gün Catherine hanımı 'eşim' diye tanıtmıştı.
Ancak resmi kayıtlara göre, Derviş 1990 yılında ilk eşinden boşanmış, ondan sonra da hiç evlenmemiş görünüyor."
Neyse...
Bunlar beni hiç alakadar etmiyor.
Boş iddialara karnım tok.
Ben olayın Çerkez tavuğu boyutundayım.
Çerkez tavuğu zayıflatırmış.
Uzmanlar öyle diyor.
Çerkez Tavuğu var ama...
Bir de "YALANCI ÇERKEZ TAVUĞU" var.
İki tane yani...
Acaba Catherine yenge hangisini iyi pişiriyordu?
Benim merak ettiğim bu...