Ambulansta serum verilmiş.
Normali 106 olması gerekirken…
Şekeri 285'e yükselmiş hastaneye kaldırılmış.
Sonra yine rahatsızlanmış.
Yine hastane.
Tansiyonu fırlamış.
Şekerden sonra aynı zamanda tansiyonda varmış.
Beyin tomografisi de çekilmiş.
Özel doktoru da hastaneye koşmuş.
"Koroner hastalığı da var.
Dosyaları getirdim" demiş.
Kalp sıkıntısı da var yani…
Mahkemede "Böbreğim de kanser olabilir" demiş.
Vücudunun bittiğini, iflas ettiğini söylemiş.
Aziz Yıldırım onun adı…
Bu kadar rahatsızlığı olan bir insan…
O Fenerbahçe koltuğunda neden oturur?...
Niçin her hafta tribüne çıkıp hop oturur…
Hop kalkar?...
O tempoya, heyecana, strese kalp krizlerine…
Neden katlanır?
Benim bu kadar rahatsızlığım olsa…
Bırak maça gitmeyi…
"Maç" demeyi bile maçam yemez.
İki sene önce Fenerbahçe son dakikada yıkıldı.
Geçen sezon haftalarca Trabzon'la nefes nefese…
Adamın buna şekeri, tansiyonu, koroneri, böbreği mi dayanır?
Dalak kalmaz dalak…
Aziz Yıldırım vallahi iyi dayanmış…
Ben Fener'e başkan olsam…
Aynı rahatsızlıkları yaşasam…
Hemen koltuğu bırakır…
Dağa çıkar…
Bir mağaraya kapanır…
İnzivaya çekilirdim…
MUHTEŞEM PROJE
Dört bisiklet İstanbul'dan yola çıktı.
Antalya'ya kadar gidecek durmaksızın.
Tam 13 günlük bir maraton.
Bisikletler üzerinden memleketime bakılacak.
Yol macerasının belgeseli çekilecek.
Sonra bu belgesel İstanbul Film Festivali…
Altın Portakal ve Cannes'da yarışacak.
Görüntü yönetmeni görme engelliler…
Kamera ile çekim yapan kişi ise Murat Demirok…
6 Nokta Körler Derneği İstanbul Şube Başkanı…
O da bisiklet üzerindeki dört kişiden biri.
O da görme engelli.
Onun kamerasından…
"Bakmak ile görmek" arasındaki farkı tadacağız.
Muhteşem bir proje…
İçinde yer almak isterdim.
Oğlum şimdi o dört bisikletlinin yanında…
Bu projede ter döküyor.
Yollardan arıyor beni.
Yaşanmışlıkları, yol anılarını paylaşıyor benimle.
Oğlumla gurur duyuyorum.
Onu göremiyorum yaklaşık bir haftadır.
Ama kalbimle bakıyorum ona…
ÇOK SAÇMA
Diyanet İşlerinde birileri… Bir proje üzerinde çalışıyormuş.
Basın Kartı olmayanlar… Hacca gidemeyecekmiş gazeteci olarak.
Çok saçma geldi bana… Hacda herkes eşit… Herkes tek tip… Ünvanlar, imtiyazlıklar vs. yok.
Herkes beyaz… Herkes ihram içinde… Kıyamet gününde de… İster apoletin olsun, ister devlet başkanı ol.
İstersen de simitçi… Herkes eşit… Ahıret hayatımıza katkı yapmak isteyen Diyanet… Dünya hayatımızda apolet ararsa… Yandık… Başkan şu işe el atsa da… Sarı basın kartı olmayan… Ama yıllarca gazetecilik yapan dostlara… Kefensiz muamelesi yapılmasa…
ŞANSIZ MASA
KanalD'de yayınlanan Şanslı Masa'da…
Kast olarak yer alanlardan…
Ve dahi en çok konuşulanlardan biri…
Eskişehirlerde "Paramızı hala alamadık" diyor.
Kastın parasına kastediyorsan eğer…
Programın da adını değiştireceksin…
"Şansız masa" diyeceksin…