Türkiye onu Zülfü Livaneli şarkıları ile tanıdı.
Muhteşem bir sesi var.
Aykırı ötesi bir kız.
Gezi olaylarının ilk gününde Taksim'e çıktı.
"Ağaçlar ölmesin, yeşil solmasın" diye.
Düşünce olarak çok güzel.
Ancak oradaki manzarayı görünce şoka girmiş Züleyha.
"Herkes aynı tip şarap içiyordu" diyor.
Belli ki şarap sponsoru olan bir organizasyondu.
"Ve dahası" diyor ve ekliyor;
"Bir baktım olay ağaçtan çıkmış.
Hükümeti devirme moduna döndürülmüş insanlar.
Hemen terkettim."
Ve bu zihniyeti sosyal medyada eleştirdi Züleyha.
Kimileri onu linç etmeye kalktı.
Ancak edemezler.
Çünkü gözü kara ve
"Benim doğrularım doğru olandır"
düşüncesinden gram taviz verecek bir sanatçı değil.
Ailesi sanatçı olmasına karşıymış.
Bağlama çalıyormuş.
Ona da karşı çıkmışlar.
Üniversiteye giderken gizlice okul değiştirmiş.
Ailesine haber vermeden konservatuara yazılmış.
Bağlama ile gitmiş okula.
Çıkışta eve götürememiş.
Arkadaşlarına vermiş muhafaza etsinler diye.
Bir ağabeyi varmış.
Sadece o biliyormuş ne yaptığını.
İşte o ağabey evine çağırıp bağlama çaldırıyormuş.
Ve Züleyha'yı dinliyormuş zevkle.
Aradan yıllar geçmiş.
Ailesi onun sanatçı yönünü kabullenmiş.
Şimdi gurur duyuyorlarmış onunla.
Ancak Züleyha artık bağlama çalmıyor.
Yasak koymuş kendine.
Yıllar önce ona gizlice bağlama çaldıran ağabeyi vefat etmiş çünkü.
O gün çok ağlamış Züleyha.
Sonra AĞLAMAYI kalbine kaldırmış.
O günden sonra BAĞLAMAYI da rafa kaldırmış.
Çalmıyor. Ağabeyinin anısına çalmayacak da.
Bağlama çok önemlidir.
Ancak bugün dünyamızda çok değişik bağlamalar var.
Mesela Birleşmiş Milletler var.
Ben ona hep BİR LEŞMİŞ Milletler diyorum.
196 üyesi var. 5 ülke karar veriyor.
Yani sazı 5 ülke çalıyor, dünya oynuyor.
Mısır'da darbeci katiller binlerce insanı doğruyor.
Suriye'de bebeler katlediliyor.
Analar kimyasallaştırılıyor.
Çocuklar Sarin Sarin mezara gömülüyor.
Ama Bir LEŞMİŞ Milletler Dünyayı BAĞLAMA'yı kaldırmıyor.
Züleyha kadar olamıyorlar.
Ölen bebelerin katillerini yaşama bağlıyorlar.
Kimi katil seviciler dünya petrollerini kendine bağlamayı bırakamıyor.
İsrail gibiler de seçilmişleri cezaevine bağlamayı körüklüyor.
Birbirine düşürülen, öldürülen, katledilen, kimyasala batırılıp çıkarılan,
zulüm görenler hep Müslümanlar.
Ve emperyalist sömürgeci ülkeler
Müslüman coğrafyayı yönetenleri Londra'ya,
Washington'a, Tel Aviv'e bağlamayı seçiyor.
Züleyha Bağlamayı bırakmış.
"Gezi'de bizi dışarıya bağlayacaklardı" diyor.
Ve ekliyor;
"Bağlayamayacaklar"
Modacı Nur Yerlitaş ahaber'deydi.
Gezi olayları sırasında annesi vefat etmiş.
Evde dualar ve mevlit okunuyor.
O sırada ortalık tencere tavadan yıkılıyor.
Yerlitaş'ın yakınları apartmandakilere
"Cenazemiz var, ne olur çalmayın" diye rica ediyor.
Tencere tava çalanların cevabını Nur Yerlitaş anlatıyor;
"Siz de Kur-an'ın sesini kısın"
Vicdanlar bağlanmış.
Ölülere bile saygının zincirleri kopmuş.
Necip Fazıl usta yıllar bir yere BAĞLAMIŞ konuyu;
Diyor ki;
"Hayattan canlı örnek, günahtan baskın rahmet.
Beyoğlu tepinirken, ağlardı Karacaahmet"