Adam "We armed Al-Qaeda...We relied on Al-Qaeda and later ISIS..." diyor yayınlanan videosunda.
Yani "El Kaide'yi biz silahlandırdık. El Kaide'ye ve daha sonra DEAŞ'a güvendik" diyor açık açık. Onları ABD'nin kurduğunu söylüyor.
Sizin anlayacağınız adam Amerikalı. Haydi gelin bu muazzam itirafı yapan adamı tanıyalım. O bir Amerika Birleşik Devletleri Ordusu eski astsubayı ve eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı paramiliter subayı. 75. Ranger Alayı'na katıldı.
75. Ranger Alayı esas olarak düşmanca veya hassas ortamlarda doğrudan müdahale baskınlarını yürütür.
Genellikle yüksek değerli hedefleri öldürür veya ele geçirir. Yani eleman tam bir suikastçı. 11 Eylül saldırılarından önce Özel Kuvvetlere başvurdu. Yeşil Bereliler olarak tanınan ve özel operasyonlar yürüten Amerikan Özel Kuvvetleri'nin görevi "ALIŞILMADIK SAVAŞ"tı. Amerikan ordusu alışılmadık savaşı şöyle tanımlıyordu; "Geleneksel olmayan savaş, bir direniş hareketinin veya isyanın, yeraltı, yardımcı veya gerilla gücü üzerinden veya onunla birlikte hareket ederek işgalci bir gücü veya hükümeti zorlamaya, bozmaya veya devirmesine olanak tanımak için yürütülen faaliyetlerdir." "El Kaide ve DEAŞ'ı" biz kurduk" diyen adam Özel Kuvvetler'de alışılmadık savaş görevleri icra etti.
Bölünen Yemen ve Kuzey Afrika'da derin operasyonlara katıldı.
İşgal edilen Irak'ta bile vardı. 2018'de emekli olduktan sonra CIA'de paramiliter subaylığına geçiş yaptı. Eşi de onun gibi görev kadınıydı. Adı Shannon'du. Karıştırmak için gittiği Suriye'nin Menbiç kentinde 2019'daki bir intihar bombası saldırısında hayatını kaybetti.
1980'lerde Amerikan Özel Kuvvetleri, Afgan Mücahitleriyle Sovyetlere karşı çalıştı, Yeraltı ve yardımcı bir birim kurmalarına gerek yoktu ve çoğu zaman operasyon alanı dışından gerillalara destek veriyorlardı.
Afgan direnişinin bazı bölümlerinde, Özel Kuvvetler ve CIA unsurlarının desteğiyle büyütülen örgütlerden biri de El Kaide'ydi. Bizim elemanın bahsettiği buydu. "El Kaide'yi biz kurduk" derken boşuna söylemiyordu.
Üstelik öylesine sıradan biri değildi.
2022'de Washington'un üçüncü kongre bölgesi için Trump'ın partisi Cumhuriyetçilerden adaydı. Genel seçimde Demokrat aday Marie Gluesenkamp Perez'e kaybetti. 2024'te tekrar yarıştı ve rövanşta Perez'e bir kez daha kaybetti. 2025'te CIA geçici Genel Müdürü oldu.
Trump ona kıyamazdı.
Geçici bir ünvanla çalışacak adam değildi. Aldı onu Beyazsaray'a soktu. Artık ABD'Başkanı Trump'ın "Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü" olarak seçtiği kişiydi. Adı Joe Kent'ti. Joe iki hafta önce Amerika'nın İsrail lobisinin baskıları sonucu İran'a saldırdığını belirtip "İran asla bizim için tehdit değil. Başkan Trump bizimle konuşmadan, çok az bir danışman grubu ve İsrailli yetkililerle görüşerek İran'a savaş açtı. ABD İsrail tarafından kullanılıyor. Ben buna ortak olamam" diyerek görevinden istifa etti. Vay sen misin bunu yapan idi durumlar.
Hemen İsrail'i ABD'yi kullanmakla suçlayıp Beyazsaray'dan istifa eden Joe Kent hakkında FBI'yı harekete geçirip "Gizli belgeleri sızdırdı" iddiasıyla soruşturma açtırdılar.
Joe bu soruşturmanın ardında İsrail lobilerinin olduğunu biliyor. O yüzden takmıyor.
Hatta işi daha derinlere götüren bu CIA'da genel müdürlük yapmış, "ALIŞILMADIK SAVAŞ" ve işgal edilecek bölgelerde yeraltı örgütlerini kurma uzmanı Joe sosyal medya hesabından bombayı patlattı; "DEAŞ ve El Kaide'yi biz yani ABD kurdu" dedi. Teşekkürler Joe.
Yıllardır bunu dile getirdiğimizde bize komplocu dediler. Şimdi resmi bir ağızdan itirafla destek almak güzel bir şey.
Normalin dışında yapılan ve yabancı terör örgütlerini kurup, ele geçirip kullanarak ölüme gönderme sanatı olan "Alışılmadık savaşlar" bugün de devam ediyor.
İran saldırılarında ABD ve İsrail, bölgede en çok kullanılan Kürtleri örgütleyip ölüme göndermek istedi. İran'a yapılacak bu kullanışlı eleman saldırıları ile ABD ve İsrail askerlerinin ölmesi engellenecekti. Araya Türkiye girdi ve "Eğer böyle bir oluşuma girerseniz tıpkı Suriye'de olduğu gibi vururuz" dedi.
Bu ültimatom ABD ve İsrail'e geri adım attırdı. Türkiye sayesinde bölgedeki Kürtler "ABD ve İsrail aşkına" ve "Alışılmadık Savaş" oyunlarına yem olmaktan, pisi pisine ölmekten kurtuldu. CIA ve ABD'yi oyuncağa çeviren terör devleti İsrail tabii ki asla durmayacaktır. Tüm bölge ülkelerini İran'la savaştırmak için her türlü "Alışılmadık savaş" tezgahlarını sahaya sürüyor ve buna devam edecektir. Eğer Türkiye araya girmeseydi şimdi bölge ülkelerinin birçoğu aptal gibi İran'la "İsrail tezgahı" uğuruna savaşıyor ve insanları ölüyor olacaktı.
Dünyada "Alışılmadık BARIŞ" için çırpınan tek ülke Türkiye. Gurur duymalıyız.