Polis memuru Melih Okan Keskin davasında tanık ifadeleri dinlendi: Duruşma 8 Aralık'a ertelendi
Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavgada polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesine ilişkin davanın duruşmasında tanıklar dinlendi. Mahkeme heyeti sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık'a erteledi.
Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavgada polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesine ilişkin haklarında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan dava açılan 1'i tutuklu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.
DURUŞMADA TANIKLARIN İFADESİ DİNLENDİ
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Saruhan Atasoy, tutuksuz sanıklar Murat Yıldırım, Rahman Görfidan ve Yiğitcan Karlar, maktul Keskin'in eşi Emel Keskin ve taraf avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı celse arasında bilirkişi raporunun geldiğini söyleyerek, tanık dinleneceğini bildirdi.
Keskin, araç muayene istasyonunda çalışanlar tarafından darbedildi. (Foto: DHA)
Söz verilen tanık H.Ç, sanıkların iş arkadaşı olduğunu ve araç muayene istasyonunda amir yardımcısı olarak görev yaptığını belirtti.
Olay günü ofisinde oturduğunu ve duyduğu sesler üzerine dışarı çıktığını anlatan H.Ç, aradaki mesafenin 50 metre olduğunu, gittiğinde olayın bittiğini ancak personellerinin hala dışarıda olduğunu gördüğünü ve görev başına geçmelerini söylediğini ifade etti.
H.Ç, "Maktul oraya vardığımda küfür ediyordu. Çalışanlara "Kulak asmayın." dedim. İstasyonun içinde değildi o sırada. Araç giriş çıkışını kapattırıp güvenlik çağırdım. Ben istasyon amirine bilgi vermeye gittim sonra da polis geldi zaten geri dışarı çıktım. Maktul polis geldiğinde de küfretmeye devam ediyordu. Ben olaya şahit olmadım kameradan izledim." beyanında bulundu.
Melih Okan Keskin'in hayatını kaybettiği araç muayene istasyonundaki kavga anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri. (Foto: DHA)
Tanık B.G. de sanıkların iş arkadaşı olduğunu söyleyerek, "Maktul fren lambaları için gelmişti. Araca herhangi bir müdahaleniz oldu mu diye sordum prosedür gereği. Ben lafımı bitiremeden "Benim lambam yanıyor." deyip bir anda sinir patlaması yaşadı. "Benim lambam yanıyor" deyip bana küfretti." dedi.
MAHKEME HEYETİ TEPKİ GÖSTERDİ
İş arkadaşlarının olayı duyması üzerine yanına gelip müdahale ettiklerini ve maktul Keskin'in küfürlerine devam ettiğini öne süren B.G, şöyle konuştu:
"Başta "Senin karşında kadın var" diye uyardılar. Sonra beyefendi devam edince A.B. koşarak yanıma geldi ve olaya müdahil oldu. Arkadaşlarım maktulü dışarı çıkartmaya çalıştı maktul de onları ittirdi. Şiddetini arttırarak devam etti eylemlerine. Sonra ben içeriye geçtim. Olay sırasında da içerideydim, şahit olmadım. Hala küfürler bağırışlar duyuluyordu. Sonra güvenlik görevlisi arkadaşlar geldi kalabalık dağıldı."
Mahkeme başkanının "Sen maktulün polis olduğunu biliyor musun?" sorusuna karşılık tanık B.G, maktulün kendisine polis olduğunu söylemediğini belirterek, "Davranışları polise benzemiyordu. Tahmin etmezdim polis olduğunu. Sonradan öğrendim." diye konuşmasının üzerine heyet, tanık olarak yorum yapma hakkının bulunmadığını söyleyerek tepki gösterdi.
Tanık beyanlarının ardından söz verilen sanıklar da olaydan ötürü üzgün olduklarını savunarak tanık beyanlarındaki ve bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini söyledi.
Mahkeme sanıkların mevcut halinin devamına hükmetti. (Foto: DHA)
DURUŞMA 8 ARALIK TARİHİNE ERTELENDİ
Tutuklu sanık Atasoy'un avukatları bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, maktulün kullandığı ilaçların olay anında tetikleyici bir etkisinin olup olmadığının Adli Tıp Genel Kurulunca araştırılmasını ve müvekkillerinin tahliyesini talep etti.
Müşteki avukatları da sanık Murat Yıldırım'ın tekrar tutuklanmasını, olayın cansız mankenlerle canlandırılmasını ve keşif yapılması talep ettiklerini söyledi.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, mahkemeden, eksik hususların giderilmesini ve sanıkların mevcut halinin devamını istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların mevcut halinin devamına hükmederek, avukat taleplerini reddetti.
Duruşma, 8 Aralık'a ertelendi.
