Dalaman Çayı'nda rafting faciası: 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp hayatını kaybetti

Kocaeli'den Muğla'ya tatile giden 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp, Dalaman Çayı'nda rafting yaparken suya düşerek yaşamını yitirdi. Acılı anne, hiçbir belgesi olmadığını iddia ettiği kaçak rafting firmasından şikayetçi olarak alanın kapatılmasını istedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Dalaman Çayı'nda rafting faciası: 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp hayatını kaybetti

Kocaeli'nin Darıca ilçesinden Muğla'ya tatile giden 14 yaşındaki Taha Emir Kaya, Dalaman Çayı'nda yaptığı rafting sırasında suya düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından anne Çiğdem Katalıoğlu, sorumlu rafting firmasından şikayetçi olduklarını bildirdi. Katalıoğlu, "Rafting yapılan dere kesinlikle bu spora elverişli değil. İlk yardım eğitimleri, hiçbir belgeleri yokmuş ve kaçak yapıyorlarmış. Benim canım yandı, ne küçük ne büyük kimsenin canı yanmasın. Oranın kapatılmasını ve tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum." dedi.

Olay, 19 Ağustos tarihinde Muğla'nın Dalaman ilçesinde meydana geldi. Kocaeli'nin Darıca ilçesinde ikamet eden Çiğdem Katalıoğlu, ilk evliliğinden olan oğlu Taha Emir Kayaalp ve eşi Kadir Katalıoğlu ile birlikte tatil amacıyla Fethiye'deki bir otele yerleşti. Daha önceden rafting tecrübesi bulunan aile, Taha Emir Kayaalp'in talebi üzerine otel yetkililerinden bu aktivite için yardım talep etti.

Otel görevlilerinin yönlendirmesi doğrultusunda hareket eden aile, 19 Ağustos günü ilgili rafting firmasının görevlileri tarafından otelden alınarak Dalaman sınırları içerisinde yer alan Gürlek Mahallesi'ndeki nehre götürüldü.

Olayın ardından anne Çiğdem Katalıoğlu, sorumlu rafting firmasından şikayetçi olduklarını bildirdi. (Fotoğraflar DHA'dan alınmıştır.)Olayın ardından anne Çiğdem Katalıoğlu, sorumlu rafting firmasından şikayetçi olduklarını bildirdi. (Fotoğraflar DHA'dan alınmıştır.)

BOTUN HAREKET ETMESİNDEN KISA SÜRE SONRA AİLE ÜYELERİ SUYA DÜŞTÜ

Gerekli güvenlik tedbirleri kapsamında kaskları takılıp can yelekleri giydirilen aile; 4 kişilik bir Alman aile ve 1 eğitmenle birlikte toplam 8 kişi kapasiteli şişme bota yerleştirildi. Botun hareket etmesinden kısa bir süre sonra Çiğdem Katalıoğlu, Kadir Katalıoğlu ve Taha Emir Kayaalp dengelerini yitirerek nehre düştü.

Kadir ve Çiğdem Katalıoğlu çifti sudan sağ olarak çıkmayı başarırken, Taha Emir Kayaalp'in ayağı nehir yatağındaki bir kayaya sıkıştı. Uzun süren kurtarma çalışmalarının ardından sudan çıkarılan küçük çocuk, kaldırıldığı Dalaman Devlet Hastanesi'nde doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

14 yaşındaki Taha Emir Kaya, Dalaman Çayı'nda yaptığı rafting sırasında suya düşerek hayatını kaybetti.14 yaşındaki Taha Emir Kaya, Dalaman Çayı'nda yaptığı rafting sırasında suya düşerek hayatını kaybetti.

"OĞLUMA TAKTIKLARI YELEK OMZUNDAN KAYIYORDU"

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen Taha Emir'in cenazesi, 21 Ağustos tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bulunan Balçık Mezarlığı'nda defnedildi. Yaşanan olayın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında ise rafting firmasının bir yetkilisi tutuklandı.

Oğlunun rafting firmasının ve çalışanlarının ihmali nedeniyle öldüğünü savunan Çiğdem Katalıoğlu, "Rafting yapılan dere kesinlikle bu spora elverişli değil. Tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum." dedi.

Oğlunun isteği üzerine rafting turuna katıldıklarını ancak kendilerine yeterli eğitim verilmediğini söyleyen Katalıoğlu, "Alelacele can yeleklerini giydirdiler. Can yelekleri o kadar eski ve yıpranmıştı ki oğluma taktıkları yelek omzundan kayıyordu. Kaskı da kafasına tam oturmuyordu. Sonrasında hemen para telaşına girdiler. 'Hemen paramı gönder' dediler." diye konuştu.

“Rafting yapılan dere kesinlikle bu spora elverişli değil. Tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum.” “Rafting yapılan dere kesinlikle bu spora elverişli değil. Tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum.”

"YUKARIDA VERMELERİ GEREKEN EĞİTİMİ BOTUN İÇİNDE VERMEYİ TERCİH EDİYORLAR"

Rafting yapılan bölgede herhangi bir düzenek bulunmadığını ileri süren Katalıoğlu, "Bir rafting alanı yok. Kayalıkların arasından bizi indiriyorlar. En tehlikeli bölgeye getiriyorlar. Ben o bölgenin tehlikeli olduğunu görüyorum. Toplam 6 bot vardı. Biz en önde olduğumuz için ilk bizi bota aldılar. Uç kısımda ben oturuyorum, karşımda eşim, eşimin arkasında oğlum oturuyor. Benim arkamda da Alman aile var. Onların da oğlumdan daha küçük iki çocuğu vardı. Yukarıda vermeleri gereken eğitimi botun içerisinde vermeyi tercih ediyorlar" diye konuştu.

ʺHiçbir profesyonellik yoktu.”ʺHiçbir profesyonellik yoktu.”

"BİR SU GELİYOR, BENİ ALTINA ÇEKİYOR VE OĞLUMDAN AYRILIYORUM"

Rafting sırasında verilen komutların kendilerine anlatılmadığını belirten Katalıoğlu, "Raftingde 'sağ' dediği zaman sağa, 'sol' dediği zaman sola kürek çekiyorsun. 'Otur' dediği zaman tehlikeli bir yerden geçeceğin için oturuyorsun. Eğitmen seni yönlendiriyor, botu eğitmen yönlendiriyor ve seni oradan güvenli şekilde geçiriyor. Bunları hiçbir şekilde bize anlatmadılar. Hiçbir profesyonellik yoktu" dedi.

Katalıoğlu, "En tehlikeli akışkan kaya ile bizim bot arasında çok uzak bir mesafe yoktu. Kalktıktan sonrasını hatırlamıyorum. Ben ters takla atıyorum, sonra akıntıya kapılıyorum. O tehlikeli kayada oğlumu görüyorum. Oğlum bana elini uzatıyor, elini yakalıyorum. Sonra göz göze geliyoruz. Bir su geliyor, beni altına çekiyor ve oğlumdan ayrılıyorum. Çamaşır makinesinin sıkma devri gibi beni suyun altında çevirip çevirip kayadan kayaya vurdu." diye konuştu.

ʺÇamaşır makinesinin sıkma devri gibi beni suyun altında çevirip çevirip kayadan kayaya vurdu.”ʺÇamaşır makinesinin sıkma devri gibi beni suyun altında çevirip çevirip kayadan kayaya vurdu.”

"O YELEĞİ EN BAŞINDA ÇIKARSALARDI BENİM ÇOCUĞUMUN AYAĞI KURTULUP SUYA DAHA ÖNCEDEN SAVRULACAKTI"

Suda yüzeye çıktıktan sonra oğlunu aradığını belirten Çiğdem Katalıoğlu, "Oğlum nerede diye bağırdım. Bir baktım, oğlumun ayağı o tehlikeli dediğim kayaya sıkışmış. Oğlumu oradan çıkaramıyorlar. Can yeleği yukarı çıkmıştı. 'Kafasını kaldırın, oğlumun kafasını kaldırın' diyorum. Hala 'Ayağını çıkaramıyoruz' diyorlar. Oğlumun kafasını kaldırmıyorlar, atılan ipi tutamıyorlar." dedi.

Eğitmenin uyarısıyla oğlunun can yeleğinin çıkarıldığını söyleyen Katalıoğlu, "O yeleği en başında çıkarsalardı benim çocuğumun ayağı kurtulup suya daha önceden savrulacaktı. Sonra çıkardılar, kenara aldılar oğlumu. Bizim gibi 2 vatandaş vardı. Bir tanesi otopsi doktoruymuş, bir tanesinin de ilk yardım eğitimi varmış. Benim çocuğumla canla başla 1,5 saat uğraştılar. Çocuğumun dudakları mosmordu, hiçbir tepki yoktu. Birden dudaklarına kan geldi, suyu çıkarmaya başladı ama tepki yoktu" ifadelerini kullandı.

"BENİM ORAYA ÖDEDİĞİM MİKTARI GERİ VERMEK İSTİYORLAR"

Ambulansın yaklaşık 1,5 saat sonra geldiğini belirten Katalıoğlu, "Ambulanstakiler müdahale edip adrenalin verdiler. Nabzı geldi, kalbi geldi. 40 kilometrenin üzerine çıkamıyor ambulans. Biz öyle bir yoldayız. 1,5 saat sonra hastaneye gittik" dedi.

Çiğdem Katalıoğlu, rafting firması yetkililerinin eşine para teklifinde bulunduğunu ileri sürerek, "Benim oraya ödediğim miktarı geri vermek istiyorlar. Benim oğlumun ölüm haberi gelmiş. Belki o miktar değil, daha fazla bir miktar teklif edeceklerdi. Ben asla böyle bir şeye müsaade etmem. Ben çocuğumun üstünden 1 lira dahi almam." diye konuştu.

Çiğdem Katalıoğlu, rafting firması yetkililerinin eşine para teklifinde bulunduğunu ileri sürdü.Çiğdem Katalıoğlu, rafting firması yetkililerinin eşine para teklifinde bulunduğunu ileri sürdü.

"BENİM CANIM YANDI, NE BÜYÜK NE KÜÇÜK KİMSENİN CANI YANMASIN"

Rafting yapılan bölgenin kapatılmasını isteyen Çiğdem Katalıoğlu, "Sadece şunu söylemek istiyorum; orası değil bir çocuğun, bir yetişkinin bile rafting yapabileceği bir yer değil. Profesyonellerin yeri bile değil. Kesinlikle kimse orada rafting yapmamalı. Çünkü suyun altı kaynıyor, çok hızlı bir şekilde çeviriyor. Suyun altı kayalık dolu. Duramıyorsun. Ne kadar güçlü olursan ol duramıyorsun. Bu arkadaşların ilk yardım eğitimleri, hiçbir belgeleri yokmuş ve kaçak yapıyorlarmış. Tabii ben bunları sonrasında öğrendim. Benim canım yandı, ne küçük ne büyük kimsenin canı yanmasın. Sadece oranın kapatılmasını istiyorum." dedi.

Asu Yıldız Tekin
Asu Yıldız Tekin Takvim.com.tr Yaşam

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler