Amazon Ormanları'nın altında kayıp bir uygarlık: 396'sı ilk kez kayıtlara geçti
Amazon yağmur ormanlarında gerçekleştirilen yeni bir bilimsel araştırma, bölgenin geçmişine ilişkin ezber bozan sonuçlar ortaya koydu. LIDAR teknolojisiyle yapılan hava taramalarında, bugüne kadar bilinmeyen yüzlerce antik yapı tespit edildi. Bulgular, Amazon'un geçmişte sanıldığından çok daha yoğun nüfuslu ve gelişmiş yerleşimlere ev sahipliği yaptığını gösteriyor.
Amazon yağmur ormanlarının derinliklerinde yürütülen son araştırma, bölgenin tarihine dair bilinenleri değiştirebilecek çarpıcı bulgular ortaya koydu. Yoğun bitki örtüsünün altında gizlenen yüzlerce antik yapı, gelişmiş yerleşim ağları ve milyonlarca kişiye ev sahipliği yapmış olabileceği düşünülen bir medeniyetin izlerini gün yüzüne çıkardı.
LIDAR taraması, yağmur ormanlarının altında kalan antik yapı izlerinin ortaya çıkarılmasını sağladı. (Fotoğraf: Martti Pärssinen ve Fabio de Novaes)
LIDAR TEKNOLOJİSİ ORMANLARIN ALTINDAKİ İZLERİ ORTAYA ÇIKARDI
Araştırma, Helsinki Üniversitesi'nden arkeo-antropolog Martti Parssinen liderliğindeki uluslararası bir ekip tarafından yürütüldü. Bilim insanları, yoğun bitki örtüsünün altını görüntüleyebilen LIDAR (Light Detection and Ranging) teknolojisi sayesinde Amazon'un güneybatısındaki geniş bir alanı havadan taradı.
Toplam 4 bin 497 kilometrekarelik bölgede gerçekleştirilen incelemelerde 432 antik toprak yapı tespit edildi. Bunların 396'sı daha önce bilinmeyen yeni keşifler olarak kayıtlara geçti.
Amazon yağmur ormanlarının altında yüzlerce antik yapının izleri ortaya çıkarıldı. (Fotoğraf:AA)
AQUİRY MEDENİYETİNİN DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDEN ÇOK DAHA BÜYÜK OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Elde edilen veriler, MÖ 600 ile MS 850 yılları arasında bölgede yaşayan Aquiry medeniyetinin oldukça geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösteriyor.
Araştırmacılar, yalnızca incelenen alanın Amazon'un çok küçük bir bölümünü kapsadığına dikkat çekerek, bölgede 24 bin ila 30 bin arasında benzer yapının bulunabileceğini öngörüyor.
Hafriyat çalışmalarının LIDAR görüntüleri. (Fotoğraf: Nature)
Tahminlere göre Aquiry toplulukları, en parlak dönemini yaşadığı MS 200 yıllarında yaklaşık 183 bin kilometrekarelik bir alana yayılmıştı. Bu dönemde nüfusun ise 1,2 milyon ile 3 milyon kişi arasında olduğu değerlendiriliyor.
Keşif, LIDAR teknolojisiyle yapılan hava taramaları sayesinde gerçekleştirildi.
DEVASA TOPRAK YAPILAR VE BİRBİRİNE BAĞLANAN YOLLAR
Keşfedilen yapıların büyük bölümünü, hendeklerle çevrili geometrik şekilli geoglifler oluşturuyor. Bu alanların dini törenler, siyasi toplantılar veya toplumsal etkinlikler için kullanıldığı düşünülüyor.
(Görsel takvim.com.tr grafik ekibi tarafından hazırlanmıştır)
Bilim insanları, yerleşimlerin geniş yollarla birbirine bağlandığını belirtiyor. Ahşaptan inşa edilen konutların zamanla yok olduğu, ancak toprak yapılar ve ulaşım ağlarının günümüze kadar korunabildiği ifade ediliyor.
Araştırmacılar, 4 bin 497 kilometrekarelik alanda 432 toprak yapı tespit etti.( Görsel: Martti Pärssinen)
TEK BİR İMPARATORLUK YERİNE GÜÇLÜ BİR TOPLULUK AĞI
Araştırmacılar, Aquiry kültürünün merkezi bir imparatorluk ya da krallık yapısından ziyade, ortak geleneklere sahip birçok topluluğun oluşturduğu geniş bir yerleşim ağı olduğunu değerlendiriyor.
Bu durum, Amazon'da yaşayan toplumların sanılandan çok daha organize ve gelişmiş sosyal yapılar kurduğunu ortaya koyuyor.
Bu yapıların 396'sı daha önce bilinmeyen yeni keşifler olarak kayıtlara geçti.
AMAZON'UN GEÇMİŞİNE DAİR BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİYOR
Yeni bulgular, Amazon'un tarih boyunca tamamen el değmemiş doğal bir orman olduğu yönündeki yaygın görüşü de sorgulatıyor.
Araştırmaya göre yaklaşık MS 200 yıllarında bölgede mısır, manyok, kabak ve pamuk üretiminin yapıldığı tarım alanları bulunuyordu. Çevredeki ormanların ise meyve ve yemiş ağaçlarıyla bilinçli şekilde yönetildiği düşünülüyor.
Bu veriler, Amazon ekosisteminin geçmişte insanlar tarafından doğayla uyumlu biçimde şekillendirildiğine işaret ediyor.
Araştırmacılar, antik toplumların tarım yaptığını ve orman ekosistemini yönettiğini belirtiyor.
GİZEMİNİ KORUYAN KAYBOLUŞ
Aquiry medeniyetinin MS 850 yılı civarında neden ortadan kaybolduğu ise hala bilinmiyor. Bilim insanları, özellikle MS 850 ile MS 1000 yılları arasındaki dönemde bölgede neler yaşandığını ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.