13 ülkeden 60 araştırmacı Konya'da! 3 bin 500 yıllık altın muska bulundu: Böylesi çok nadir görülüyor
Konya'nın Çumra ilçesinde sürdürülen Türkmen Karahöyük kazıları, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişine ışık tutacak yeni buluntularla dikkat çekiyor. Bu yıl yapılan çalışmalarda Hitit dönemine ait Luvice hiyeroglif yazılı bir mühür ile Roma döneminden kaldığı değerlendirilen altın bir muska gün yüzüne çıkarıldı.
Farklı ülkelerden uzmanların yer aldığı uluslararası kazı ekibi, elde edilen eserlerin yalnızca bölgenin değil, Anadolu'nun siyasi, dini ve idari tarihine ilişkin önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Özellikle Hitit bürokrasisini yansıtan mühür ile çocuklara ait olduğu düşünülen altın muska, sezonun en dikkat çeken keşifleri arasında yer aldı.
Konya'nın Çumra ilçesindeki Türkmen Karahöyük kazılarında, 13 farklı ülkeden yaklaşık 60 uluslararası araştırmacı görev aldı. (Görsel: AA)
13 ÜLKEDEN 60 ARAŞTIRMACI AYNI KAZIDA BULUŞTU
Türkmen Karahöyük'te yürütülen kazı çalışmaları, altı yıl süren yüzey araştırmalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle başlatıldı. Üçüncü sezon çalışmalarına Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Michele Rüzgar Massa ile Chicago Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. James Osborne eş başkanlık ederken, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Erpehlivan başkan yardımcılığı görevini yürütüyor.
Bilkent, Chicago, New York ve Pavia üniversiteleriyle birlikte Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü ve Konya Büyükşehir Belediyesinin destek verdiği projede, 13 farklı ülkeden yaklaşık 60 araştırmacı görev alıyor.
Kazılarda Hitit dönemine ait Luvice hiyeroglif yazılı bir mühür ile Roma döneminden kalma altın bir muska bulundu.
ALTIN MUSKA DİKKAT ÇEKTİ
Kazı eş başkanı Doç. Dr. Michele Rüzgar Massa, höyükte beş ayrı noktada kazı çalışmalarının sürdüğünü belirterek bölgenin geçmişte önemli bir merkez olduğunu ifade etti.
Massa, bulunan en dikkat çekici eserlerden birinin Roma dönemine ait altın muska olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Milattan sonra 4. veya 5. yüzyıla ait Hristiyan bir amuleti (muska) bulduk. Bakır kutu içinde çok ince, 0,1 milimetrelik altın levha üzerinde büyük ihtimalle İncil'den bir pasaj yazılı. Küçük bir çocuğa ait. Yani nazar boncuğu gibi düşünebiliriz. Bu tür muskalar çok yaygın değil. Bildiğimiz kadarıyla benzer örneklerden biri Almanya'da bulundu."
Arkeologlar, Hristiyanlık dönemine ait bu tür altın muskaların son derece nadir görüldüğünü ve benzer bir örneğinin Almanya'da bulunduğunu belirtti.
HİTİT DÖNEMİNİN İDARİ YAPISINI ORTAYA KOYAN MÜHÜR
Kazılarda yalnızca altın muska değil, Hitit dönemine ait önemli mühürler de gün yüzüne çıkarıldı. Luvice hiyeroglif yazılı taş mühürün yanı sıra iki bakır mühür ve kil mühür baskısı da bulundu.
Massa, mühürlerin dönemin devlet yapısına dair önemli bilgiler sunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Mühürde Luvice hiyeroglif bir yazı var. İsim ve unvan. Bu kişi çok yüksek bir rolde değil ama yine de bürokrasiye ve devlete ait bir hiyerarşi görüyoruz. Buranın milattan önce 1500-1400 civarında büyük bir idare merkezi olduğunu söyleyebiliriz."
MÖ 1500-1400 yıllarına tarihlendirilen Luvice hiyeroglif yazılı taş mühür, Türkmen Karahöyük’ün o dönemde önemli bir idari merkez olduğunu kanıtlıyor.
"KURUNTİ-ZİTİ" İSMİ DİKKAT ÇEKİYOR
Araştırmacılar, taş mühür üzerinde "Kurunti-ziti" isminin yer aldığını belirledi. Uzmanlara göre bu isim, Hitit inanç sisteminde önemli yere sahip "Kurunta" adlı tanrıyla bağlantı taşıyor.
Kazıda bulunan kil mühür baskısında ise farklı bir ismin yer aldığı tespit edildi. Uzmanlar, bu mühürlerin bölgede görev yapan idari personelin resmi belgeleri onaylamak amacıyla kullandığı araçlar olduğunu değerlendiriyor.
Kazıda bulunan kil mühür baskıları ve bakır mühürler, bölgedeki idari personelin devlet belgelerini onaylamak için aktif bürokrasi yürüttüğünü gösteriyor.
ANADOLU'NUN ÇOK KATMANLI TARİHİNE IŞIK TUTUYOR
Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin Erpehlivan, yaklaşık 150 kişilik ekiple çalışmaların sürdüğünü belirterek uluslararası bilim insanlarının önemli bölümünü oluşturduğunu söyledi.
Erpehlivan, Türkmen Karahöyük'ün Anadolu arkeolojisi açısından stratejik bir noktada bulunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Türkmen Karahöyük, Anadolu arkeolojisi açısından önemli bir konumda bulunuyor. Konya, Anadolu'nun tam ortasında kültürlerin kesiştiği bir bölgede yer alıyor. Türkmen Karahöyük ise tek bir döneme odaklanan bir kazı değil. Geç Helenistik dönemden başlayarak Demir Çağı, Tunç Çağı ve daha eski dönemlere kadar uzanan çok katmanlı bir yerleşimi araştırıyoruz."

Kazılarda elde edilen yeni bulguların, Hititlerden Roma dönemine kadar uzanan geniş zaman dilimindeki siyasi, dini ve sosyal yaşamın daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Özellikle altın muska ve Luvice yazılı mühür, Türkmen Karahöyük'ün Anadolu'nun en önemli arkeolojik merkezlerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.