“Tek Bir Anlatının Ötesinde”: World Decolonization Forum | Sömürgecilikten dijital tahakküme kritik zirve
Enstitü Sosyal ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen World Decolonization Forum’un ikinci gününde; sömürgecilik, epistemik bağımlılık, medya, Filistin, dijital tahakküm ve ekonomik kolonyalite başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı. Forumda konuşan Fransız eski futbolcu ve aktivist Lilian Thuram, “Sporda kurumsal ırkçılık varlığını koruyor” diyerek spor dünyasındaki ayrımcılığa dikkat çekti. Kapanış oturumunda ise “İstanbul Perspektifi” çerçevesinde, sömürgecilikle mücadelede yeni bir entelektüel dayanışma ve ortak üretim modeli vurgulandı.
Hızlı Özet Göster
- Enstitü Sosyal ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde 9 ülkeden 13 kurumun katılımıyla düzenlenen World Decolonization Forum İstanbul'da gerçekleştirildi.
- Forumda bilgi üretimi, medya, uluslararası hukuk ve ekonomi-politik alanlarındaki sömürgeci etkiler ile bu yapıların arındırılması süreçleri ele alındı.
- Eski futbolcu ve aktivist Lilian Thuram, spordaki kurumsal ırkçılığın toplumsal zihniyetin bir yansıması olduğunu ve sporcuların toplumsal sorunlarda ses çıkarması gerektiğini vurguladı.
- Kapanış oturumunda sömürge rejimleri sona erse de dijital alan, yapay zeka ve kültürel yapılar üzerinden epistemik tahakkümün devam ettiği belirtildi.
- Forumun sonuç bildirgesi niteliğindeki İstanbul Perspektifi ile merkez fikrinin çoğullaştırılması ve sömürgeciliğin yeni biçimlerine karşı kalıcı bir akademik platform kurulması kararlaştırıldı.
9 ülkeden 13 partner kurumla Enstitü Sosyal ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen World Decolonization Forum'un ikinci günü tamamlandı.
Enstitü Sosyal ile NUN Eğitim ve Kültür Vakfının ev sahipliğinde, küresel krizlerin temel nedenlerinin ve tarihsel sömürgecilik mirasının ele alındığı ʺWorld Decolonization Forumʺu Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortaklığıyla bugün İstanbul'da başladı. Yönetmen ve senarist Faysal Soysal'ın moderatörlüğünü üstlendiği ʺCinema and Decolonizationʺ (Sinema ve Dekolonizasyon) başlıklı özel oturuma, İranlı yönetmen Mecid Mecidi de katıldı. NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak da paneli takip etti.
"Bilgi Üretimi ve Dolaşımının Sömürgecilikten Arındırılması" temasıyla düzenlenen forumun birinci gününde yapılan oturumlarda, bilgi üretiminin yapısal eşitsizlikleri hem epistemik hem kurumsal düzlemde ele alındı.
Avrupa merkezci bilim anlayışının evrensellik iddiası ve bu iddianın tarihsel koşulları oturum temalarının çıkış noktasını oluştururken, sosyal bilimlerdeki nesnellik ve tarafsızlık iddialarının ideolojik işlevi, saha araştırması ile etnografinin sömürgecilikle tarihsel ilişkisi ve yerli bilgi sistemlerinin akademik hiyerarşi içindeki konumu da gündemin merkezinde yer aldı.
Forumun ikinci gününde oturumlarda, medya, belirli anlatıların üretildiği, belirli aktörlerin seslerinin dolaşıma girdiği ve belirli coğrafyaların temsil edildiği bir iktidar alanı olarak ele alındı. Uluslararası hukukun işlevsizleştirilmesi yoluyla Filistin'de yerleşimci sömürgeciliğin meşrulaştırılması masaya yatırıldı.
Epistemik bağımlılık tartışması ekonomi-politik düzleme taşınırken kalkınma, gelişmişlik ve az gelişmişlik gibi kategorileştirmelerin kolonyalite ile ilişkisi; para politikasının bir sömürgecilik biçimi olarak okunması ve İslam dünyasında ekonomik yönetişim ve kalkınma modelleri gibi konular değerlendirildi.

"SPORDA KURUMSAL IRKÇILIK VARLIĞINI KORUYOR
Forumun son söyleşisi Stephan Ortega'nın moderasyonu ile, Guadeloupe asıllı Fransız aktivist ve eski futbolcu Lilian Thuram ile yapıldı. Fransa millî takımıyla 1998 Dünya Kupası ve 2000 Avrupa Şampiyonluğu'nu kazanarak Fransız futbol tarihinin en çok maça çıkan oyuncusu unvanını edinen Thuram, 2008'de oyunculuğu bırakmasının ardından Education contre le racisme kurumunu kurdu.
Lilian Thuram, futbolcuların ırkçılık konusunda söz alması gerektiğine inanıyor.
Thuram söyleşisinde ırkçılıkla ilk kez 9 yaşında Paris'e geldiğinde yüzleştiğini ifade ederek, "Futbol bu toplumun aynasıdır. Bordeaux kalecisine muz atıldığında, İtalya'da bana maymun hareketi yapıldığında, bu sadece bir hakaret değil, nesiller boyu öğretilmiş bir zihniyetin sahadaki yansımasıdır.
Bir siyahiye hakaret edildiğinde bütün siyahiler kendine hakaret edilmiş hisseder. Irkçılığı görmemek, ırkçılığın kendisinden daha tehlikeli. Oysa bugün sporcular konuştuğunda birçok siyasetçi onlara 'Yerinizde kalın, sadece spor yapın, toplumsal sorunları bize bırakın' diyor. Bence bu tam tersi.
Sporcuların konuşmasını teşvik eden eğitim ve politikalar gerekir; çünkü bu ifade özgürlüğünü güçlendirir ve herkesin daha kolay konuşmasını sağlar." diyerek sahadaki ırkçılığın toplumdaki ırkçılığın bir tezahürü olduğuna işaret etti.

Thuram söyleşisinde spor ve popüler kültür üzerinden sömürgeciliğin zihinlerdeki sürekliliğinin somut göstergelerinin görülebileceğini ifade ederek, sporculara yöneltilen "Sen yerini bil, sporunu yap" türü ifadelerin sporcuları depolitize etmeye, kamusal alandaki seslerini kısmaya yönelik yapısal bir baskıya vardığını vurguladı. Thuram, günlük ve sembolik jestlerin somut kurumsal dönüşümün yerini alamayacağını vurguladı.
Tarihsel deneyimlere dayanarak gerçek değişimin hiçbir zaman kurumların içinden kendiliğinden gelmediğini, kurumları dönüşüme zorlayan şeyin her zaman dışarıdan gelen bireysel ve kolektif baskı olduğunu ifade etti. Bu bağlamda sporcuların, aktivistlerin ve kamuoyunun kurumlar üzerindeki baskısını sürdürmesinin zorunluluğunu vurguladı.

İSTANBUL PERSPEKTİFİ: SÖMÜRGECİLİKLE MÜCADELEDE YENİ BİR BİRLİKTELİĞİN BAŞLANGIC
Forumun kapanış oturumu Bilim Kurulu Başkanı Selçuk Aydın moderatörlüğünde forumun bilim kurulunun üyeleri İpek Coşkun Armağan, Anne Norton, Walter Mignolo, Joseph Massad, Syed Farid Alatas ve Siba N'Zatioula Grovogui'nin katılımıyla gerçekleşti.
Selçuk Aydın tarafından yapılan kapanış konuşması, iki günlük forumun ele aldığı epistemik bağımlılık, kolonyalitenin sürekliliği, dijital sömürgecilik, yerleşimci sömürgeciliğin en canlı örneği olarak Filistin ve forumun ortaya koyduğu İstanbul Perspektifi'ni analitik bir çerçeve içinde sundu.
Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu ve bu yıl ilki Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirilen ʺWorld Decolonization Forumʺ kapsamında, ʺBilgi Üretimi Sorunu: Sömürgecilikten Arındırılmış Metodolojilerʺ oturumu düzenlendi. Dekolonyal teorinin kurucusu Walter Mignolo, oturumda konuştu.
"Sömürge rejimleri büyük ölçüde sona ermiş olsa da ırksal, dilsel, kültürel ve epistemik tahakkümün (kolonyalite) günümüz küresel yapılarının merkezinde kalmaya devam ettiği" vurgulandı. Kaynak sömürüsü ve toprak işgalinin yerini kültürel tektipleşme ve sistematik ekonomik bağımlılığın aldığı, zihinsel ve psikolojik tahakkümün ise hiç eskimeyen bir araç olarak yeni biçimler kazandığına dikkat çekildi
"Kolonyalitenin dijital alanda da varlık gösterdiği, insan dikkatini, belleğini, hayal gücünü ve arzularını yönlendiren yapay zekâ ve algoritmik mekanizmalar aracılığıyla tahakkümün yeni biçimlerinin üretildiği" ifade edildi.
Forumun dekolonizasyonu Batı'nın "efendilik kompleksi"nden, "sıfır noktasının kibri"nden ve üstünlük yanılsamasından arınmasını gerektiren karşılıklı bir insanlaşma süreci olarak önerdiği belirtildi.
Konuşmada, forumun ve İstanbul Perspektifi'nin yeni bir karşı merkez kurmak değil, merkez fikrini çoğullaştırmak olduğu güçlü bir dille ortaya kondu. Son olarak forumun tek bir etkinlik olmaktan öte, yaşayan ve dinamik bir entelektüel platform olarak ortaya çıktığını, ev sahibi ve partner kurumlar arasında kurulan "kalıcı akademik üretim, alternatif düşünce çerçeveleri geliştirme ve sömürgeciliğin yeni biçimlerine koordineli yanıtlar üretme" gibi bir konsensüsün başlangıcı olduğu ifade edildi.