Ankara’nın Maldivleri’nde tarihi keşif: Altından 3 bin yıllık mezarlık çıktı
Ankara denince akla çoğunlukla bozkır manzaraları gelse de başkentin doğal güzellikleri arasında öne çıkan Çayırhan Gölü, ziyaretçilerine adeta sahil kasabası atmosferi yaşatıyor. Geniş kıyı şeridi, kamp alanları ve sakin doğasıyla dikkat çeken bölge özellikle hafta sonu kaçamakları için tercih edilen rotalar arasında yer alıyor.
Hızlı Özet Göster
- Ankara'nın Nallıhan ilçesindeki Çayırhan Gölü, 75 kilometrelik kıyı uzunluğu ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi.
- Göl çevresinde yürüyüş parkurları, kamp alanları, balıkçılık imkanları ve tekne gezileri bulunuyor.
- Göl sularının altında kalan Juliopolis Antik Kenti kalıntıları ve çevresindeki nekropol alanında arkeolojik çalışmalar sürüyor.
- Juliopolis Nekropolü'nde şu ana kadar yaklaşık 700 mezar ortaya çıkarıldı.
- Bölge eski İpek Yolu güzergahında yer alıyor ve Bizans dönemine uzanan tarihi geçmişe sahip.
Sadece doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık geçmişiyle de öne çıkan Çayırhan çevresi, tarihi Juliopolis Antik Kenti'nin izlerini taşıyor. Göl sularının altında kalan antik yerleşim ve çevresindeki nekropol alanı, yürütülen arkeolojik çalışmalar sayesinde tarih tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.

"ANKARA'NIN DENİZİ" OLARAK BİLİNİYOR
Başkentin en büyük baraj göllerinden biri olan Çayırhan Gölü, yaklaşık 75 kilometrelik kıyı uzunluğuyla ziyaretçilerine geniş bir yaşam alanı sunuyor. Bölge yürüyüş parkurları, kamp noktaları, balıkçılık imkanları ve tekne gezileriyle doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin uğrak noktası haline geldi.
Özellikle göl çevresindeki doğal renk geçişleri ve Gökkuşağı Tepeleri'nin oluşturduğu manzara, fotoğraf meraklılarının da ilgisini çekiyor. Sessiz ve huzurlu atmosferi sayesinde ziyaretçiler şehir kalabalığından uzaklaşma fırsatı buluyor.

KAMP VE KARAVAN TUTKUNLARININ GÖZDESİ
Çayırhan Gölü çevresinde ziyaretçiler hem çadır kampı yapabiliyor hem de karavanlarıyla uzun süre konaklayabiliyor. Piknik ve mangal alanlarının bulunduğu bölgede doğa severler gün boyu vakit geçirirken, göl kenarında yürüyüş yapma imkanı da buluyor.

Bölgedeki tur tekneleri ise ziyaretçilere göl üzerinde gezi yapma fırsatı sunuyor. Bu turlar sırasında hem tarihi Juliopolis Nekropolü hem de doğanın eşsiz oluşumlarından biri olarak görülen Gökkuşağı Tepeleri yakından görülebiliyor.

"12 GÜNDÜR BURADAYIZ"
Karavan kampı için bölgeye gelen 82 yaşındaki Semiha Erdoğan, Çayırhan'ın kendisine çok iyi geldiğini belirterek, başlangıçta kısa süreli plan yaptıklarını ancak burada daha uzun kaldıklarını söyledi.
Doğanın huzur verici atmosferinden etkilendiğini ifade eden Erdoğan, ziyaretçilere de çevre temizliği konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulundu. Bölgenin korunmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, doğaya bırakılan atıkların güzelliği gölgelediğini vurguladı.

TARİH VE DOĞANIN BULUŞTUĞU NOKTA
Yetkililer, Çayırhan'ın yalnızca doğal bir gezi alanı olmadığını, aynı zamanda önemli bir kültür ve tarih merkezi olduğunu ifade ediyor. Nallıhan ve Beypazarı arasında bulunan bölge, eski İpek Yolu güzergahında yer almasıyla da dikkat çekiyor.
Bizans dönemine uzanan geçmişe sahip Juliopolis Antik Kenti'nin kalıntıları, göl çevresindeki en önemli tarihi değerlerden biri olarak kabul ediliyor. Bir zamanlar "Gordios'un Köyü" olarak anılan yerleşim, daha sonra Roma etkisiyle "Julius'un Şehri" adıyla anılmaya başlandı.

3 BİN YILLIK NEKROPOL GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
Juliopolis Nekropolü'nde sürdürülen arkeolojik kazılar, bölgenin geçmişine ışık tutuyor. Şu ana kadar yaklaşık 700 mezarın ortaya çıkarıldığı alanda, antik döneme ait gömme geleneklerine dair önemli bulgular elde edildi.
Özellikle sanduka tipi mezarların yoğunluğu dikkat çekerken, bu durumun bölgedeki kaya yapısından kaynaklandığı değerlendiriliyor. Aladağ Çayı çevresinde yoğunlaşan nekropol alanı, Anadolu'nun tarihi mirasını anlamak açısından büyük önem taşıyor.
(İHA)