Anadolu'nun deprem hafızası: İlk bilimsel deprem kitabı İşaretnüma ne anlatıyor?

Anadolu’nun sarsıntılı geçmişine ışık tutan İşaretnüma bilimsel veriler içeren ilk deprem tarihi kitabıdır. Gökmenzade Hacı Çelebi’nin kaleminden çıkan bu eser 1855 Bursa felaketini merkeze alarak hem sismik gözlemleri hem de toplumsal hafızayı günümüze taşıyan bir rehber niteliği taşıyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Anadolu'nun deprem hafızası: İlk bilimsel deprem kitabı İşaretnüma ne anlatıyor?
Hızlı Özet Göster
  • Gökmenzade Hacı Çelebi tarafından kaleme alınan İşaretnüma, Osmanlı döneminde bilimsel verilerle hazırlanmış ilk deprem tarihi kitabı olarak kabul ediliyor.
  • Eser, 1820 ile 1859 yılları arasında Bursa ve çevresinde meydana gelen tüm depremleri tarihleri, etkileri ve zararlarıyla birlikte kaydediyor.
  • 1855 yılında Bursa'da kırk gün arayla meydana gelen iki büyük deprem, geniş bir alanda yıkıma yol açtı.
  • Kış aylarında yaşanan depremler sonrası devrilen sobaların sebep olduğu yangınlar, Bursa'nın birçok mahallesini tamamen yok etti.
  • Çarşılar, hanlar, hamamlar, camiler, türbeler ve medreseler büyük ölçüde hasar gördü.

Anadolu toprakları tarih boyunca sarsıntılarla şekillenmiş bir coğrafya olma özelliği taşır. Jeolojik yapısı nedeniyle Türkiye, geçmişten bugüne pek çok büyük depremle yüzleşmiştir. Dikkat çekici olan ise tarihsel kayıtlarda yer alan depremlerle günümüzde yaşanan afetlerin çoğu zaman aynı bölgelerde ve benzer özelliklerle tekrar etmesidir. Bu tekrar eden doğa olaylarını anlamamızı sağlayan en önemli kaynaklar geçmişte kaleme alınmış deprem kayıtlarıdır. Bu eserler arasında bilimsel verilerle hazırlanmış ilk deprem tarihi kitabı olarak kabul edilen İşaretnüma özel bir yere sahiptir.

Gökmenzade Hacı Çelebi tarafından kaleme alınan İşaretnüma, Osmanlı döneminde bilimsel verilerle hazırlanmış ilk deprem tarihi kitabı olarak kabul ediliyor. (Fotoğraf Takvim.com.tr grafik servisi tarafından oluşturulmuştur)

İşaretnüma nedir, kim yazmıştır?

Asıl adı Gökmenzade Seyyid Hüseyin Rifat Efendi olan ve Bursa'da yaşayan Gökmenzade Hacı Çelebi, Osmanlı döneminin önemli bilim insanlarından biridir.

19. yüzyılda yaşanan yıkıcı Bursa depremlerini merkeze alan İşaretnüma, yalnızca bir gözlem kitabı değil, aynı zamanda sistemli bir deprem kaydıdır.Çelebi, 1820 ile 1859 yılları arasında Bursa ve çevresinde meydana gelen tüm sarsıntıları tarihleri, etkileri ve yol açtığı zararlarla birlikte titizlikle not almıştır. Bu yönüyle eser Osmanlı'da sismoloji alanında öncü bir çalışma olarak kabul edilir.

Eser, 1820 ile 1859 yılları arasında Bursa ve çevresinde meydana gelen tüm depremleri tarihleri, etkileri ve zararlarıyla birlikte kaydediyor. (Fotoğraf Takvim.com.tr grafik servisi tarafından oluşturulmuştur)

1855 Bursa Depremlerini Anlatıyor

İşaretnüma'nın en çarpıcı bölümleri, 1855 yılında Bursa'da meydana gelen iki büyük depremi konu alır. Şubat ayında yaşanan ilk sarsıntı, geniş bir alanda büyük yıkıma yol açmış ardından gelen artçı depremler günlerce devam etmiştir. Yaklaşık kırk gün sonra ise gece saatlerinde yaşanan ikinci deprem ilkine kıyasla çok daha şiddetli hissedilmiş ve hasarı katbekat artırmıştır.

Gökmenzade, bu depremleri yalnızca anlatmakla kalmaz yer yarılmalarından sıcak su kaynaklarının ortaya çıkmasına, dağlardan kopan kayalardan çevre ilçelerdeki hasar dağılımına kadar pek çok ayrıntıyı aktarır.

Deprem bölgesi nereden nereye geldi

1855 yılında Bursa'da kırk gün arayla meydana gelen iki büyük deprem, geniş bir alanda yıkıma yol açtı. (Fotoğraf Takvim.com.tr grafik servisi tarafından oluşturulmuştur)

İşaretnüma: İlk bilimsel deprem kayıtları

Depremin kış aylarında meydana gelmesi, felaketin boyutlarını daha da ağırlaştırmıştır. Devrilen sobaların sebep olduğu yangınlar, Bursa'nın birçok mahallesini neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştır.

Çarşılar, hanlar, hamamlar ve ibadethaneler büyük ölçüde zarar görmüş yüzlerce cami minaresinden çok azı ayakta kalabilmiştir. Türbeler, medreseler ve eğitim yapıları da bu yıkımdan payını almıştır. Gökmenzade Hacı Çelebi, yaşananları aktarırken yalnızca fiziki yıkımı değil şehrin sosyal ve ekonomik olarak nasıl çöktüğünü de gözler önüne serer.

Kaynak: Fikriyat Dergisi

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler