Hayaletlere inanmanın bilimsel açıklaması geldi! İnsan beyninin sırları deşifre edildi
Manchester Metropolitan Üniversitesi ve Liverpool John Moores Üniversitesi'ndeki bilim insanları, paranormal inançların ardındaki psikolojik faktörleri inceledi. Sonuçlar, insanların hayaletlere inanma eğiliminin zeka seviyeleri veya psikolojik rahatsızlıklarla değil, stresle başa çıkma biçimleriyle doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi.
Hayaletlerin gerçekten var olup olmadığı yıllardır tartışılan bir konu. Kimileri paranormal olayları reddederken, birçok kişi doğaüstü varlıklara inanıyor. Yapılan araştırmalar, İngiltere'de yaşayanların yaklaşık üçte birinin hayaletlerin varlığına inandığını gösteriyor. Peki, bazı insanlar hayaletlere inanırken bazıları neden inanmıyor?
Fotoğraflar: AA
📌 HAYALETLERE İNANMANIN ALTINDA YATAN PSİKOLOJİK SEBEP NE?
Araştırmaya göre, paranormal inançlara sahip olmak, kişinin stresle baş etme becerisiyle bağlantılı. Paranormal inançlar, insanların hayatlarında kontrol edemedikleri olaylara bir açıklama getirme ihtiyacından doğuyor.
Manchester Metropolitan Üniversitesi'nden parapsikoloji araştırmacısı Profesör Neil Dagnall, şu ifadeleri kullandı:
"Geleneksel paranormal inançlar, daha fazla sıkıntı ve daha düşük başa çıkma becerisi öngörüyor. Bu, doğaüstü inançların bireyin kontrol duygusunu azaltabileceğini gösteriyor."
Araştırmacılar, hayaletlere inanmanın kişisel kontrol eksikliği algısıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Yani, hayatındaki olayları kontrol edemediğini düşünen kişiler, dışsal güçlere inanarak bu boşluğu dolduruyor.

📌 FALCILIK VE ASTROLOJİ AYNI ETKİYE SAHİP DEĞİL!
Araştırmada "geleneksel paranormal inançlar" (TPB) ile "yeni çağ felsefesi" (NAP) arasındaki fark da ele alındı. TPB, hayaletler, ruhlar ve kader gibi dışsal güçlere inanmayı içerirken; NAP, astroloji, enerji şifası ve kişisel gelişimle ilgili mistik deneyimlere dayanıyor. Ancak araştırmacılar, astroloji ve enerji şifası gibi inançların stresle bağlantılı olmadığını belirtti. Bunun sebebi, bu tür inançların kişisel kontrol hissini artırması.
Profesör Dagnall, astroloji ve tezahür gibi inançların bireysel kontrol duygusunu desteklediğini, bu yüzden stresle doğrudan bir bağlantısı olmadığını söylüyor.

📌 ANKET SONUÇLARI: PARANORMAL İNANÇLAR VE STRES
Araştırma kapsamında İngiltere'de yaşayan 3.084 kişiyle anket yapıldı. Katılımcılar, hem paranormal inanç düzeylerini hem de kişisel stres seviyelerini ölçen iki teste tabi tutuldu. Sonuçlar, hayaletlere inanmanın yüksek stresle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
🔹 Paranormal inançları güçlü olan kişiler, stresle daha zor başa çıkıyor.
🔹 Hayaletlere inanmak, kişinin yaşadığı olayların kendi kontrolünde olmadığı hissini güçlendiriyor.
🔹 Daha yüksek stres seviyelerine sahip kişiler, paranormal inançlara daha yatkın.
Örneğin, hayatında zor bir dönemden geçen biri, yaşadığı olumsuzlukları bir tür doğaüstü güçle ilişkilendirebilir. Çünkü bu, olayları kabullenmeyi ve anlamlandırmayı kolaylaştırabilir.

📌 HAYALETLERE İNANMAK STRESLE BAŞ ETMEK İÇİN BİR "ALDATICI" YÖNTEM Mİ?
Araştırmacılar, paranormal inançların kişisel dayanıklılığı azaltabileceğini belirtiyor. Yani, insanlar stresli olaylara doğrudan çözüm üretmek yerine, olayları doğaüstü güçlere bağladıklarında, aslında problem çözme yetilerini zayıflatıyor olabilirler. Örneğin, "şeytanlar yüzünden başıma kötü şeyler geliyor" diye düşünmek, kişinin stresli durumlarla başa çıkmasını zorlaştırabilir. Ancak bu durum, her doğaüstü inanca sahip kişinin stresli olduğu anlamına gelmez. Çalışma, paranormal inançların bireylerin stres seviyesini yükseltebileceğini, ancak doğrudan bir psikolojik rahatsızlıkla bağlantılı olmadığını ortaya koydu.
