5 Aralık Türk Kahvesi Günü! Türk Kahvesi Günü için en güzel sözler ve Türk kahvesinin tarihçesi
Bugün 5 Aralık Türk Kahvesi Günü... Kimi izin günlerinde ailesiyle sohbet eşliğinde, kimi arkadaşlarıyla toplandığında, kimi uykusuzluğunu almak için kullanır Türk kahvesini. Geleneğimizde en çok ise kız isteme merasiminde kullanılır. Bugün ülke genelinde Türk Kahvesi Günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. İşte Türk Kahvesi Günü'ne en güzel sözler ve Türk kahvesinin tarihçesi...
5 Aralık Türk Kahvesi Günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Yapılan araştırmalara göre, her yıl 400 milyar fincan tüketilen kahve dünya çapında en popüler içecektir. Türk kahveside popülerliği koruyan kahveler arasındadır. Bugün kutlanan Türk Kahvesi Günü'ne özel en güzel sözleri ve Türk kahvesinin tarihçesini sizler için derledik. İşte detaylar...
KAHVE İLE İLGİLİ SÖZLER
* Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
* Kahve kendiliğinden bir dildir.
* Çayın kalabalıkla arası iyidir kahve yalnızlık ister.
* Kötü bir kahve bile hiç kahve olmamasından iyidir.
* Gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül sohbet ister kahve bahane.
* Kahvenden bir yudum bile almamışsın; korktun mu beni kırk yıl sevmekten?
* Dostlarla içilen kahve neşedir. Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer.
* Kahve acı aslında sevgi saklı adında acı tatlanır çünkü muhabbet var tadında.
* Atalar bu sözü boşa dememiş kırk yıl dostluk sağlar bir fincan kahve. Ola ki bu dörtlük yerini bulur şu gönlümü dağlar bir fincan kahve.
TÜRK KAHVESİNİN TARİHÇESİ
Kahvenin kökeni Arap yarımadası olarak bilinir. İlk bilgiler 10. yy'da bir Arap doktoru olan Rhazes'e uzansa da, kullanım MS 575 yıllarında başlar. Bazı araştırmacılara göre kahve adının kahvenin üretim beşiği olan Güneybatı Etiyopya'nın Kaffa şehriyle ilgisinden geldiği tahmin edilmektedir. Farklı düşüncelere göre ise Arapçada şarap anlamında kullanılan kahva zamanla "kahve"ye dönüşür. Kahve, Yemen'den Mekke ve Medine'ye oradan 15. yy. sonunda seyyahlar vasıtasıyla İran, Mısır, Türkiye ve oradan Avrupa ülkelerine yayıldı.
Osmanlı'nın Kahveyle Tanışması
Kahvenin Osmanlı İmparatorluğu'na gelişi konusunda iki rivayet vardır. Birincisine göre, 1554 yılında Suriyeli iki girişimci tarafından İstanbul'a getirilir. Diğer rivayete göre Yemen Valisi olan Özdemir Paşa kahve çekirdeklerini İstanbul'a getirir ve onun sayesinde saray kahveyle tanışır. Saray teşkilatına "kahvecibaşı" tahsis edilir. Günden güne daha fazla önem arz ediyordu ki, padişahın içeceği kahvenin suyu bile özel olarak Eyüp tepesi civarındaki Gümüşsuyu'ndan getiriliyordu.
İstanbul'un şehir hayatına kahvehanelerle damga vuran kahve, bir sokağa da kahve pişirilen yer anlamına gelen Tahmis kelimesiyle adını verdi. İstanbul'a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk kahvesinin ünü başka diyarlara ulaştı.
Avrupa serüveni
Osmanlı'nın Fransa'ya 1669'da elçi olarak atadığı Kolbaşı Müteferrika Süleyman Ağa'ydı. Süleyman Ağa ile ilk kez bir Osmanlı erkeğini gören Avrupalılar, süpergücün temsilcisi olan bu kişiye daha yakın olabilmek, hatta ona benzemek için birbirleriyle adeta yarıştı. Fransa Kralı XIV. Louis bile buna kendini kaptırmış olacak ki Süleyman Ağa'yı elmas süslü bir kıyafetle karşıladı, onuruna eşi benzeri görülmemiş bir davet verdi. Kralın düşük rütbesini sonradan öğrendiği Osmanlı elçisini mutlu etmek için yaptıkları o kadar gülünçtü ki Moliere 'Kibarlık Budalası' isimli eserini bu olayı anlatmak için yazdı. Sohbetiyle herkesi kendine bağlayan Hoşsohbet Nüktedan Süleyman Ağa sayesinde Fransızlar Türk kahvesiyle tanıştı.
Kahvehane kültürünün batıya taşınmasıyla ilgili bir rivayette de Osmanlı'nın Avusturya ile olan sık münasebetleri sırasında (Muhtemelen Viyana kuşatması esnasında) tercümanlık göreviyle Osmanlı çadırında bulunan Leh Yahudisi Kolschitzky, kahve ile burada tanışır ardından Osmanlı'dan alınan ganimetler arasında herkesin deve yeme zannetiği kahve çuvallarını satın alarak bugün Viyana'nın yerel kahvesi olarak bilinen Melange kahvesini bulur ve şehirde ilk kahvehaneyi açar.
Günlük Hayatımızda Türk Kahvesi
İngilizlerdeki çay saati geleneği gibi, Türk kahvesinin içilmesi hususunda da bir zaman kavramı oluşur. Genellikle sabah ve öğlen öğünleri arasında içilir. Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir. Günlük hayatımızda Türk kahvesi; arkadaş sohbetlerine refaket eder, işlerin azaldığı saatlerde yorgunluğu alır, kız isteme meclislerinde vazgeçilmezdir, köpüksüz olması hoş karşılanmaz. İslami olarak uygun bulunmasa da gelecek adına çıkarımlarda bulunmak için kahve falı bakma toplumumuzda hayli yaygındır. En önemli ifadeyle; kırk yıllık hatrı olan Türk kahvesi birçok sebeple hayatımızın merkezine oturmuştur.