Erkek ne söyler kadın ne anlar

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Erkek ne söyler kadın ne anlar
Venüs, Mars, kedi, köpek möpek bunları geçtim. Bir gerçek var ki değişmez.
Kadın ve erkek beyni farklıdır.
Çoğu zaman söylenmek istenenden çok uzak bir anlama olayı ile biten bir durumdur ki kadınlarla konuşurken dikkat edilmesi gereken sözcükleri kullanmazsak eğer mesaj yerine gider.
Yani kısacası erkekler ne söylerse söylesin bir kadın sadece anlamak istediğini anlar...
Erkek: Hadi alışverişe gidelim de biraz kahvaltılık bişeyler alalım.
Kadın: Alışveriş demişken şu perdeleri de bi yenileyelim, yeni yatak örtüsü falan alalım...
Erkek: Kahvaltılık dedim hayatım yanlış anladın galiba.
Kadın: Tamam balım kahvaltı niyetine alırız bizde...
Kadın: Aşkooom bugün Aysellerle Taksim'e mi çıksak?
Erkek: (2 saat sonra) çıkarız.
Kadının anladığı: Yanında ilik gibi bi hatun var ondan geç cevap yazdı kesin.
Aşkım da dememiş bak sonunda kesin aldatıyo kesin!
Erkek: Nursel çok yorgunum. Bir yere çıkmasak bu akşam. (Erkek cidden yorgundur.)
Kadının anladığı: Benden sıkıldı. Artık hiçbir yere gitmek istemiyor.
Erkek: Kankan Selin çok iyi kızmış.
Kadının anladığı: Selin'e göz koydu.
Selin ile görüştürmemek lazım.
Kadın: Nasıl güzel kız değil mi? (Dikkat tuzak soru)
Erkek: Hee evet iyi.
Kadın: Sana ne güzelliğinden istersen onu ayarlıyım.
Erkek: ????
Erkek: Toplantım var hayatım gecikecem.
Kadının anladığı: Aha da başladı kesin beni aldatıyor. Gelince koklamalıyım.
Ceplerini, telefonlarını karıştırmalıyım.
Allahım ne yapacaaam. Eyvah aldatılıyorum.
Erkek: Aşkım bu akşam işten arkadaşlarla bir şeyler içeceğim çok az gecikecem.
Kadının anladığı: İşte kızlar sarılıyor buna. İş arkadaşı dedi erkek arkadaş demedi. Kesin kızlarla takılıyor adii şerefsiz.
Erkek: Aşkım yemeğe çıksak akşam olur mu?
Kadının anladığı: Benim yemekleri mi beğenmiyor mu acaba.
Kadın: Hayatım akşam kızlarla biraz oturacaz.
Erkek: Tamam fazla gecikme hayatım.
Kadının anladığı: Adam bir kıskanmaz mı? Kimle çıkıyorum nereye gidiyorum bir sormaz mı. Sıkıldı benden galiba. Öküzz.

* * *
ALKIŞLIYORUM
Lise yıllarında tüm okulun diline saflığı ve dalgınlığıyla dolanan bir kimya öğretmenimiz vardı.
Her masadan kalkışında öğretmen masasının üstüne monte edilmiş video dolabına kafasını çarpar 'Kim koydu lan bunu buraya' diye söylenirdi. Bir ders esnasında okul üç katlı , biz ikinci kattayız.
Tahtaya bir şeyler karalarken, dalgın dalgın dışarı baktı o esnada üçüncü kattan bir ceket düştü.
Öğretmen: Aaa çocuk düştü.
Şaşkın bakışlarımız karşısında şaşırmadan derse devam etti. Aradan beş dakika gibi bir süre geçti, düşen çocuğu merak etmiş olacak ki pencereden baktı. Ceketin sahibi çocuk ceketi üstüne giymiş tozları silkeliyor.
Zamanlama mükemmel .
Öğretmen: Lan oğlum kudurursan düşersin tabi.

* * *
KANUNİ
Kanuni Sultan Süleyman, büyük ve muhteşem bir sünnet düğünü yapmıştı. Bu düğün uzun müddet dillere destan oldu.
Bundan evvel de veziri İbrahim Paşa, evlenmesi münasebetle büyük bir düğün yapmış ve Kanuni'yi davet etmişti...
Birgün Sultan Süleyman, Paşa'ya "Paşa! Senin düğünün mü, benim düğünüm mü daha muhteşem oldu?" diye sormuş.
Paşa "Benim düğünüm" diye cevap vermiş. Sultan Süleyman üzülerek ve hiddetlenerek sormuş:
- Neden?
- Zira efendim, benim düğünüme dünyanın en büyük padişahı geldi.
Sizin düğününüze ise böyle bir kimse gelmedi...


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler