Ayrılırken boğuluyorum diyen sevgili

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Ayrılırken boğuluyorum diyen sevgili
Ara sıra, bazı bazı, belki de sık sık karşımıza çıkan ayrılık bahanelerinden biridir. Daha doğrusu bahane olarak değil de gerçekte var olan bir şeydir desek daha yeridir. En azından dürüstçe bir söylemdir.
Öyle "Sen daha iyilerine layıksın", "Bana göre çok iyisin"den daha dürüsttür. Ama nasıl bir hale getirmişse adam ya da kadın, ayrılan kişi boğuluyorum kelimesini kullanmış lügatından.
Bunu üç kısımda inceleyebiliriz.
Kendisine her an rapor verilmesini bekleyen, gereksiz kıskançlıklarıyla çıldırtan, her şeye açıklama bekleyen, kendisi aşırı ilgili olduğundan karşısındakini ilgisizlikle suçlayan, tartışmalarda konuyu kapatmak için alttan alınması halinde kendini gerçekten haklı sanan kişinin sevgilisinin haklı olarak içinde bulunduğu durum.
Senin tek dostun tek varlığın olması gerektiğini düşünen, bütün çevresi ve eş dostuyla ilişkisini kopartan, bir dakika nefes almana izin vermeyen, sürekli dibinde duran, sürekli sorgulamalarda bulunan, sürekli üstüne üstüne gelen sevgiliye söylenebilecek gayet normal bir sebeptir bu. Sevgili böyle bir sebep ileri sürüyorsa, onu gerçekten boğmaya kalkmak yerine bi durup "Niye boğdum onu, bir yerde hata mı yaptım?" diye düşünmek gerekir.
Ya da bunun tam tersi bu kadar bile olmayan ilgiden sıkılan sevgilidir. İlişkinin normal sorumluluğunu bile kaldıramazlar.
Bağımsızlığına çok düşkün insan tipidir.
Böyleleri evlenemez, çocuk sahibi olamaz...
Bu tür bahane ile yaklaşan kişiye alternatif cevaplar verebilirsiniz.
-Boğuluyorum lütfen daha fazla uzatmayalım.
- Can simidi verem.
-Efenim?
- Geber hak ediyorsun!!!
Dikkat edin karşınızdakini iyice dinleyin, hemen boğuluyorum dediğinde ayrılık sanmayın.
-Ne oldu Mahmut niye bön bön bakıyorsun. Getirdin bir şey konuşacağım diye.
-Boğuluyorum Neriman.
-Neyine boğuluyorsun. Ne yaptım ben sana Mahmut.
-Boğuluyorummm Neriman boğuluyorum.
-Ya senden sevgi istedik. Sevgimi verdim, ilgimi verdim, sen bunu kaldıramadın.
-Nerimann boğuluyorum imdatt.
- Geber Mahmut geber...
-Böahhh sırtıma vur sırtıma, ekmek, ölüyorumm. Su suuuuu.
Sonuncusu Titanic sendromu diyebiliriz.
-Rose ayrılmalıyız artık gitmeliyiz bu yerden.
-Neden Jack.
-Boğuluyorum geri zekalı neden olsun.


* * *
ALKIŞLI YORUM
Evde baba, kardeş, anne ve erkek arkadaş (x) bulunmaktadır.
Baba, birkaç işini halletmek üzere bilgisayara doğru yol alır.
Erkek arkadaş bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyan ve kendini teknik servisle karıştıran kişilerden bıkmış bir bireydir.
Baba: Oğlum şu bilgisayarı aç da biraz işim var, gelip onlara bakacam ben birazdan.
5 dakika sonra şaşkın bir ifadeyle...
Kardeş: Bu monitör çalışmıyor, çok denedim ama bir türlü açamadım.
Baba: Alla Alla dur bakim X abin bakar şimdi.
X ile nott bilgisayara doğru ilerler.
Sorunu kahramanımız X çözer ve babaya şu açıklamayı yapar:
X: Tamam hallettim bir şeyi yokmuş, fişi takılmamış.

* * *
İKİ TAVUK
Öğretmen hayvanlardan söz ederken Nizami'ye bir soru sormuş :
-Dört ayaklı hayvanlardan birkaçının adını söyler misin?
Nizami çok kısa bir süre düşünmüş ve cevap vermeye başlamış:
-Bir at, bir kedi, bir köpek, iki tavuk...
Öğretmen sözünü kesmiş :
-İki tavuk mu dedin?
Ne ilgisi var konumuzla?
-Nizami cevap vermiş:
-İki tavuğun dört ayağı yok mu?

* * *
KÖPEK
Maçın tam ortalarında oyunculardan biri hakemin yanına yaklaşır:
-Köpeğinizin ismi nedir?
-Benim köpeğim yok ki.
-Çok garip, hem amasınız, hem de köpeğiniz yok!...

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler