Sırtımız sağlam

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Sırtımız sağlam
Türk milletinin en önemli yerlerinden biridir sırt bölgesi. Gurur, öfke, gaz verme, gaz çıkarma, dostluk, dalga geçme vb., hepsini buradan hallederiz...
Sırt bölgesi saygı olarak da algılanır.
Mesela birisi konuşurken sırtı dönülmez saygısızlıktır. Eğer dönmek zorunda kalırsa "Sırtımı döndüm sana kusuruma bakma" denilir. Mesela delikanlılık rajonunda sırtından vurmak, sırtından bıçaklamak bir ayıp olarak görülür. Aynı zamanda sırt, güç göstergesidir. Hani derler ya "Sırt sırta verdik mi biz bu işi hallederiz." Bazen de hayat kurtaran bölge olabilir.
Birinin boğazına bir şey kaçtığında pörtlek gözlerle "Hiiiiiii hiii" diye ses çıkartıp hakkın rahmetine kavuşurken, yandaki kahraman "Helal helal lann" diye sırta sertçe vurarak düşmanı dışarı çıkartır.
Aslında mevzuya bebekken başlanıyor.
Sırtımıza vurarak gazımızı alırlar. Gaz sancısından karnı ağrıyan bebişin sırtına belli bir ritim ile vurulurken, rahatça gaz çıkartılır. Tabii ilk başlangıç dünyanın her yerinde popoya çaplakla başlıyor, orası ayrı bir konu.
Gazdan gidersek, Türk milleti olarak en çok gaz aldığımız yer de sırttır. Önemli bir olay yapılacakken mesela bir futbolcu oyuna gireceği sırada, teknik direktörü sırtına vurur ve "Hadi aslanım, hadi koçum göreyim seni" der. Bu hayatımızın her yerinde böyle. Bir de şu vardır -Türk milletinin adetlerinden biridir- gerdek gecesine giderken damadın sırtına insan dışı yumruklarla vurup odasına gönderilir. Çoğu yöremizde varlığını sürdüren bir gelenektir.
Vururken, "Beline kuvvet" tezahüratları da havalarda uçuşur.
Sırtımıza 3 kez pat pat vurulması iki anlama geliyor. Birincisi genelde dostça bir vuruş şeklidir. Arkadaşa "Boşver geçti" derken, "Olur böyle şeyler" demek isteriz.
Muhtemelen sonrasında başlar önde yürünür. Abartılırsa, kolkola girilerek devam edilir. Bunun bir de omuza vurulanı vardır ki kısa boylu insanların seçimi sırttan yanadır.
İkincisi tamamen dalga geçme manasında sırta yavaş yavaş "Hadi canım benim, hadi bakayım" şeklinde ağızdan çıkan cümlelerle adamı uyuz etme, küçümseme ifadesidir.
İnsanı bazen üzüntüsü ele geçirir. Kendi içinde, ters dönmüş bir hamam böceği gibi debelenip durur. Üzüntülü kişide sırt yanındaki omurga, kamburlaşma eğilimi gösterir. Üzgün biri dalgın bakışlarını içine yöneltir, kalbine doğru. Sırt sıvazlayan kişi ise sırtı yukarıdan aşağıya doğru tarayarak düzleştirir. Omurga düzelsin ve üzgün kişi içeri değil tam karşıya baksın, üzüntüsüne değil, dünyaya, çevresine baksın diye. Bu kadar masum ve bu kadar basit bir eylemdir.
Bunun sarılarak vedalaşma seramonisinde yapılması, yeni tanışmış ve "İleride samimi olabiliriz" göstergesi olarak algılanabilir. Samimi dostlarda sırta vurmak, biraz uyuz durumu yaratabiliyor.

* * *
TABLO
Tabloları hayranlıkla seyreden kadın, sergiyi açmış olan ressama sokuldu.
Oracığa oturdu ve ressamı övmeye başladı:
- Ah.. Hepsi birbirinden güzel, hayran kaldım.
Bu enfes renkleri evime götürmeyi ne kadar çok isterdim...
- Götüreceksiniz hanımefendi.
Çünkü paletimin üstüne oturmuşsunuz...

* * *
TELEFON
Adamın karısı normalde telefonu eline aldı mı 2-3 saatten önce bırakmazmış.
Bir akşam yine telefon çalmış, kadın gidip açmış ama bu kez sadece yarım saat konuşmuş.
Adam şaşırmış:
- Hayrola hanım? Sen 2 saatten az konuşmazdın, bugün anlatacakların yarım saatte nasıl bitti?
Karısı cevap vermiş:
- Yanlış numaraydı.

* * *
KEL
İki arkadaş sohbet ederken, biri diğerinin saçlarına bakarak,
"Saçların amma da dökülmüş ha.. Neden?" diye sormuş.
Arkadaşı cevap vermiş:
- Üzüntüden...
- Yaa, demek saçların üzüntünden dökülüyor.
Peki, niye üzülüyorsun bu kadar?
- Saçlarımın dökülmesine...

* * *
ALKIŞLI YORUM
Acemi birliğinde asker sayısı fazla olduğundan, her yere çay makinaları konulmuştur.
İstirahat esnasında çaylar alınmış, sigaralar yakılmıştır.
Derken eleman yaklaşır ve:
- Abi çayı nerden aldüz?
- Şurda makina var ordan.
Eleman gider, makinanın çayı verdiği boşluğa eğilir ve patlatır:
"Kurban hele demli bi çay ver de içek."



Günün Manşetleri

Tüm Manşetler