Kadının dırdırı
Giriş Tarihi:
Tarihçesi binlerce yıl eskiye dayanır; hayatın olmazsa olmazıdır kadın dırdırı.
Bir kadının dırdırı hiçbir yaşta ve durumda çekilecek cinsten değildir. Ancak maalesef dırdır bir kadın için engellenemez bir şeydir. Çekip gitseniz gidilmez, bu yaştan sonra ayrılsanız yeni birini bulacan da kasacan da yine dırdır başlayacak da hiç katlanılmaz.
Sabredilir, 'Allahım ben ne suç işledim' denilir. Alttan alınır, yoksa olay daha da büyür. Hele bir de evliysen, yandı gülüm keten helva. Eğer erkekseniz kaçınılmaz bir olaydır.
Dırdırın üç evresi vardır:
Çocukken anneden duymaya başlarsınız. Gençken kız arkadaşınızdan duymaya başlarsınız. Evlenince ise ölüme kadar karınızdan duyarsınız.
En etkili silahtır ve 'dırdır' deyip geçiştirilemeyecek kadar önemli bir beyin yıkama mekanizmasıdır.
Bir erkek, kadının dırdırla elde etmek istediği şeylerin önüne geçemez, sadece geciktirebilir.
Sürecin sonunda ise kadının isteği gerçekleşir ve erkek kendini biraz daha seme, biraz daha mal hisseder. Erkenden bu gerçeğin farkına varabilmiş sınırlı sayıda erkek, dırdıra mahal bırakmadan kadının her istediğini yerine getirip süreç sonundaki yenilmişlik ve mallık hissiyatından kurtulurlar.
Dırdırın erkekte 3 şekilde cevabı vardır.
Yeni başlayan ilişki:
Evet hayatım.
Uzun sürmüş ilişki:
Tamam aşkım.
Evlilik:
Bi sus be kadın.
Yaşlılık:
Neeee, ne dedinn.
Bir arkadaşımın annesi bu konuda filozofça yorum yaptı:
"Dırdır yapmayıp sussak, o da erkeklere batardı."
Bakın dünyanın neresinde olursa olsun bu iş aynı şekilde yürüyor.
Çin'de kamyon şoförlüğü yapan Zhou isimli adam, Yangtze Nehri'nde feribotta giderken, karısının dırdırına daha fazla dayanamayarak kendini nehre attı. Zhou, 1 mil yüzdükten sonra karaya çıkmayı başardı ve "Öleceğimi sandım ama karımın dırdırından iyidir" dedi. Zhou'nun eşi ise bundan sonra çok konuşmayacağına dair eşine söz verdi. Sevgili Zhou, inanma durmaz. Sevgili hemcinslerim bu işin sonu yok.
Yani atın ölümü arpadan olsun deyip geçeceksiniz.
* * *
BİR FIKRA (PEJO)
Adamın biri, Pejo marka bi minibüs alır.
Sonraki gün yolcu taşımaya çıkar. Minibüs tıklım tıklım tutar kasabanın yolunu ve gittikçe hızlanır.
Yolculardan biri:
- Kaptan yavaş... Bir yere çarpacaz!
Şoför:
Sen Pejo'yu biliyon mu?
Yolcu:
Hayır!
Şoför:
O zaman susacan der ve devam eder.
Minibüs hızlanmaya başlar...
Bir yolcu daha seslenir:
- Oğlum ben hastayım, biraz yavaş!
Şoför yine sorar:
- Sen Pejo'yu biliyon mu?
Amca ne bilsin:
- Hayır! der.
- O zaman susacan, der şoför ve yoluna devam eder...
Bu kez bir kadın seslenir:
- Hamileyim! Lütfen biraz yavaş, çocuğumu düşürecem!
Şoför yine sorar:
- Sen Pejo'yu biliyon mu?
Kadın:
Yok!
Şoför yine aynı cevabı verir.
Arkadan kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir:
- Yavaş git kardeşim, öldürecen bizi!!!
Şoför yine sorar:
- Sen Pejo'yu biliyon mu?
Genç:
- Biliyorum lan, ne olacak? der.
Şoför:
- O zaman çabuk söyle, bunun freni nerde?
Bir kadının dırdırı hiçbir yaşta ve durumda çekilecek cinsten değildir. Ancak maalesef dırdır bir kadın için engellenemez bir şeydir. Çekip gitseniz gidilmez, bu yaştan sonra ayrılsanız yeni birini bulacan da kasacan da yine dırdır başlayacak da hiç katlanılmaz.
Sabredilir, 'Allahım ben ne suç işledim' denilir. Alttan alınır, yoksa olay daha da büyür. Hele bir de evliysen, yandı gülüm keten helva. Eğer erkekseniz kaçınılmaz bir olaydır.
Dırdırın üç evresi vardır:
Çocukken anneden duymaya başlarsınız. Gençken kız arkadaşınızdan duymaya başlarsınız. Evlenince ise ölüme kadar karınızdan duyarsınız.
En etkili silahtır ve 'dırdır' deyip geçiştirilemeyecek kadar önemli bir beyin yıkama mekanizmasıdır.
Bir erkek, kadının dırdırla elde etmek istediği şeylerin önüne geçemez, sadece geciktirebilir.
Sürecin sonunda ise kadının isteği gerçekleşir ve erkek kendini biraz daha seme, biraz daha mal hisseder. Erkenden bu gerçeğin farkına varabilmiş sınırlı sayıda erkek, dırdıra mahal bırakmadan kadının her istediğini yerine getirip süreç sonundaki yenilmişlik ve mallık hissiyatından kurtulurlar.
Dırdırın erkekte 3 şekilde cevabı vardır.
Yeni başlayan ilişki:
Evet hayatım.
Uzun sürmüş ilişki:
Tamam aşkım.
Evlilik:
Bi sus be kadın.
Yaşlılık:
Neeee, ne dedinn.
Bir arkadaşımın annesi bu konuda filozofça yorum yaptı:
"Dırdır yapmayıp sussak, o da erkeklere batardı."
Bakın dünyanın neresinde olursa olsun bu iş aynı şekilde yürüyor.
Çin'de kamyon şoförlüğü yapan Zhou isimli adam, Yangtze Nehri'nde feribotta giderken, karısının dırdırına daha fazla dayanamayarak kendini nehre attı. Zhou, 1 mil yüzdükten sonra karaya çıkmayı başardı ve "Öleceğimi sandım ama karımın dırdırından iyidir" dedi. Zhou'nun eşi ise bundan sonra çok konuşmayacağına dair eşine söz verdi. Sevgili Zhou, inanma durmaz. Sevgili hemcinslerim bu işin sonu yok.
Yani atın ölümü arpadan olsun deyip geçeceksiniz.
* * *
BİR FIKRA (PEJO)
Adamın biri, Pejo marka bi minibüs alır.
Sonraki gün yolcu taşımaya çıkar. Minibüs tıklım tıklım tutar kasabanın yolunu ve gittikçe hızlanır.
Yolculardan biri:
- Kaptan yavaş... Bir yere çarpacaz!
Şoför:
Sen Pejo'yu biliyon mu?
Yolcu:
Hayır!
Şoför:
O zaman susacan der ve devam eder.
Minibüs hızlanmaya başlar...
Bir yolcu daha seslenir:
- Oğlum ben hastayım, biraz yavaş!
Şoför yine sorar:
- Sen Pejo'yu biliyon mu?
Amca ne bilsin:
- Hayır! der.
- O zaman susacan, der şoför ve yoluna devam eder...
Bu kez bir kadın seslenir:
- Hamileyim! Lütfen biraz yavaş, çocuğumu düşürecem!
Şoför yine sorar:
- Sen Pejo'yu biliyon mu?
Kadın:
Yok!
Şoför yine aynı cevabı verir.
Arkadan kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir:
- Yavaş git kardeşim, öldürecen bizi!!!
Şoför yine sorar:
- Sen Pejo'yu biliyon mu?
Genç:
- Biliyorum lan, ne olacak? der.
Şoför:
- O zaman çabuk söyle, bunun freni nerde?