Türk erkek vampirimiz
Giriş Tarihi:
Şimdiki zaman için kesin bir şey diyemeyiz ama Türk erkeği eskiden vampirdi.
Çünkü bakıyorsunuz eski Yeşilçam filmlerine; öyle öpüşme sahneleri var ki, tüm insani hazlardan uzak, bildiğin bir vampir adam gelmiş de kan emiyormuş gibi... Neyse biz yine bu dönemi ele alalım.
Vampirliğin karizmasına leke düşürebilecek bir durum olabilir. Bıyıklı vampir, beyaz çorap giyen vampir gibi kavramlar oluşabilir... Tabii ki Türk erkekleri bıyık ve beyaz çoraptan ibaret değildir. Ama arada böyle vampirler de vardır. Büyük bir ihtimal bana bir şey olmaz mantığı güdülür. "Sarımsaksız mantı mı olurmuş lan" der.
Bol sarımsaklı, yoğurtlu bir buçuk mantıyı yer ve ölür...
Hani filmlerde olduğu gibi, bir yakının vampir olduğunu gördüğünde ayak tabanını popoya kadar vurarak kaçmak ve kaçarken de çığlıklar atmak hiç bizim tarzımız değildir.
Misal: - Usta, bil bakalım ben ne oldum?
- Gay mi oldun len Naci?
- Hayır usta, vampir oldum vampir.
- Vampir o boyundan ısıran manyak değil mi oğlum, filmlerde falan olan.
- Manyak filan değiliz biz usta, hayat tarzımız bu. İnsanları kendin gibi vampir yapıyorsun, dünyayı değiştiriyorsun.
- Yörü git len, hayat tarzıymış. Al şu boşları, sonra terzi Hüseyin'e de 2 çay götür. Ustam borcunu ödesin yoksa ısırırım de. Hehehe.
- Uff ya uff! Olası lakaplara mağdur olup vampir olmaktan utanılan duruma örnek: Lan kedi mi kesiyon sen. Metalci oğlum bunlar, şarabı kan ayağına içiyor işte. Birader geçmiş olsun, kansızlık mı var. Allah şifa versin. Satanist misin oğlum sen? Ya da bizim Türk, üstün zekasıyla kan bankasını soyar; hayatı boyunca yan gelip yatar ibiş. Muhtemelen haç işaretiyle korkutulamayacaktır. Belki tespih gösterilebilir. Ya da üzerine zemzem suyu fışkırtılabilir. Genellikle ilk hedefleri, Rus güzelleri olacaktır.
- Sonra baktım hatun ısırtmıycak. Bi çaktım ağzına elimin tersiyle!
Ahali:
- Ouuuvvvvv...
- Baktım bana haç falan çıkartıyor. Lan dedim, amma film izliyorsunuz. Derken aldım bunu kolumun altına. Tam ısırcam, tak! Tahta kazık çıkardı. Ulann dedim.
- Ulan ne hatunlar var ya!
- Ee abi?
- Bir salladı, iki salladı, üçüncüde bir vurdum eline! El bi tarafa, kazık bi tarafa.
Sonra Allah ne verdiyse girdim. Kan falan bırakmadım annıyacaan.
* * *
VAMPİR TEMEL
Bir İngiliz vampir, bir Fransız vampir, bir de vampir Temel uçakla gidiyorlarmış... Bir süre sonra İngiliz vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmış... Bir süre sonra geri gelmiş ki ağzı yüzü kan içinde... Sormuşlar:
- Ne oldu, nereye gittin? - Şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü? - Gördük... - Onun yanında uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü? - Gördük... - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim... Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de aynı şekilde aşağılara gider ve geldiğinde onun da yüzü gözü kan içindedir... Yine sorarlar:
- Nereye gittin? - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü? - Gördük... - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü? - Gördük... - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü? - Gördük... - İşte ben o adamın kanını içtim, geldim... Yolculuk devam eder... Bir süre sonra vampir Temel yine aynı şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir. Ona da sorarlar:
- Nereye gittin? - Şu aşağudaki evi cördunuz mi? - Gördük...
- Peçi onun yanundaki direği cördunuz mi? - Gördük...
- İşte ben o direği cöremedum!...
* * *
ALKIŞLI YORUM
Trabzon salı pazarından:
Teyze: Evladım kaça marullar?
Satıcı: Bunlar 1, şunlar 1.5 lira abla.
Teyze: Bunlar niye 1 de bunlar 1.5?
Satıcı: Ablacım onlar kıvırcık... Kıvırcıklar 1.5 işte bunlar da düz marul...
Teyze: Haspinallaah..
Sanki sen kıvırdın onları sataysin 1.5'tan!!?
Çünkü bakıyorsunuz eski Yeşilçam filmlerine; öyle öpüşme sahneleri var ki, tüm insani hazlardan uzak, bildiğin bir vampir adam gelmiş de kan emiyormuş gibi... Neyse biz yine bu dönemi ele alalım.
Vampirliğin karizmasına leke düşürebilecek bir durum olabilir. Bıyıklı vampir, beyaz çorap giyen vampir gibi kavramlar oluşabilir... Tabii ki Türk erkekleri bıyık ve beyaz çoraptan ibaret değildir. Ama arada böyle vampirler de vardır. Büyük bir ihtimal bana bir şey olmaz mantığı güdülür. "Sarımsaksız mantı mı olurmuş lan" der.
Bol sarımsaklı, yoğurtlu bir buçuk mantıyı yer ve ölür...
Hani filmlerde olduğu gibi, bir yakının vampir olduğunu gördüğünde ayak tabanını popoya kadar vurarak kaçmak ve kaçarken de çığlıklar atmak hiç bizim tarzımız değildir.
Misal: - Usta, bil bakalım ben ne oldum?
- Gay mi oldun len Naci?
- Hayır usta, vampir oldum vampir.
- Vampir o boyundan ısıran manyak değil mi oğlum, filmlerde falan olan.
- Manyak filan değiliz biz usta, hayat tarzımız bu. İnsanları kendin gibi vampir yapıyorsun, dünyayı değiştiriyorsun.
- Yörü git len, hayat tarzıymış. Al şu boşları, sonra terzi Hüseyin'e de 2 çay götür. Ustam borcunu ödesin yoksa ısırırım de. Hehehe.
- Uff ya uff! Olası lakaplara mağdur olup vampir olmaktan utanılan duruma örnek: Lan kedi mi kesiyon sen. Metalci oğlum bunlar, şarabı kan ayağına içiyor işte. Birader geçmiş olsun, kansızlık mı var. Allah şifa versin. Satanist misin oğlum sen? Ya da bizim Türk, üstün zekasıyla kan bankasını soyar; hayatı boyunca yan gelip yatar ibiş. Muhtemelen haç işaretiyle korkutulamayacaktır. Belki tespih gösterilebilir. Ya da üzerine zemzem suyu fışkırtılabilir. Genellikle ilk hedefleri, Rus güzelleri olacaktır.
- Sonra baktım hatun ısırtmıycak. Bi çaktım ağzına elimin tersiyle!
Ahali:
- Ouuuvvvvv...
- Baktım bana haç falan çıkartıyor. Lan dedim, amma film izliyorsunuz. Derken aldım bunu kolumun altına. Tam ısırcam, tak! Tahta kazık çıkardı. Ulann dedim.
- Ulan ne hatunlar var ya!
- Ee abi?
- Bir salladı, iki salladı, üçüncüde bir vurdum eline! El bi tarafa, kazık bi tarafa.
Sonra Allah ne verdiyse girdim. Kan falan bırakmadım annıyacaan.
* * *
VAMPİR TEMEL
Bir İngiliz vampir, bir Fransız vampir, bir de vampir Temel uçakla gidiyorlarmış... Bir süre sonra İngiliz vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmış... Bir süre sonra geri gelmiş ki ağzı yüzü kan içinde... Sormuşlar:
- Ne oldu, nereye gittin? - Şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü? - Gördük... - Onun yanında uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü? - Gördük... - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim... Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de aynı şekilde aşağılara gider ve geldiğinde onun da yüzü gözü kan içindedir... Yine sorarlar:
- Nereye gittin? - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü? - Gördük... - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü? - Gördük... - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü? - Gördük... - İşte ben o adamın kanını içtim, geldim... Yolculuk devam eder... Bir süre sonra vampir Temel yine aynı şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir. Ona da sorarlar:
- Nereye gittin? - Şu aşağudaki evi cördunuz mi? - Gördük...
- Peçi onun yanundaki direği cördunuz mi? - Gördük...
- İşte ben o direği cöremedum!...
* * *
ALKIŞLI YORUM
Trabzon salı pazarından:
Teyze: Evladım kaça marullar?
Satıcı: Bunlar 1, şunlar 1.5 lira abla.
Teyze: Bunlar niye 1 de bunlar 1.5?
Satıcı: Ablacım onlar kıvırcık... Kıvırcıklar 1.5 işte bunlar da düz marul...
Teyze: Haspinallaah..
Sanki sen kıvırdın onları sataysin 1.5'tan!!?