Ağzı bozuk olan hatunlar
Giriş Tarihi:
Geçenlerde mahallemde yakar top oynayan kız çocuklarını görünce arka fonumda 90'lardan bir parçayla nostalji rüzgarı yüzüme doğru esti. Çok sevinmiştim hala devam ediyor mu bu oyun diye. Sonra gençliğimin film şeridinde mahallede hoşlandığın kıza artistlik olsun diye arada katıldığım bu oyunun aranan yıldızı olduğumu hatırladım.
Bijjjttt diye bir ses ile flashbeck'ten geri çıkıp yakartop oynayan küçük ilkokul düzeyindeki bu kızlara bu oyunu ben de biliyorum diyerek artist bir şekilde topu havada kaparak ve şöyle "Hey yavrum bende hala iş var" gibi sırıtarak... -Can aldım kızlarrr. Fakat canım çıkaydı da o veletten duyduğum lafı yemez olaydım.
-Bıraksana lan topumuzu dallama. (Dallama: Dallama, Osmanlı zamanında, müslüman olmayan çocukların ve bazı gelişmeye müsait müslüman çocuklarının mermerlere tokat atmak suretiyle büyütüldüğü ve sonraları bu çocukların savaştaki atlılara karşı yaya olarak önde koşulan askerler olan cegaverlere dönüştükleri zamanda onlara verilen isimdir. Aslında sözlük anlamı iyi bir şey ama günümüzde bu dünya alemine zararlı bir mahluk ve hakaret hatta küfre yakın bir kelime olarak kullanılır.) Hayır, lafı yedim, arkamı döndüm hiçbir şey demeden yürüdüm yoluma devam ettim.
O ufak kız çocuğunun bu lafları nasıl kullandığını çözmeye çalıştım. Sonra etrafımda o kadar ağzı bozuk kız olduğunu farkettim. Eee devir değişti, ee Çelik de değişti diyerek ihtiyar aleminin klasik repliğini söyledim. Tabii Çelik yok içinde.
Bu tür kızların genelde sevgilileri falan olmaz. Olsa da misafir olurlar; geçerken öylesine bi uğrarlar. Şaşırdıklarında ciyaaak yerine erkeklerin kullandığı kelimeleri kullanırlar, bunaldıklarında offf aman yerine bilumum erkeklerin noktalama işaretlerini söylerler. Cicili bicili kelimeleri kendilerine yakıştıramadıklarından değil, rahatlığın verdiği edepsizlikten dolayı ağızlarını bozarlar.
Bu hatunlar ne zaman ve nerede küfür edileceğini hiçbir zaman tuturamazlar. Olup olmadık yerde sırf ben rahat bi kızım imajını yakalamak için küfür ederler. Ayrıca ağızlarına küfür de hiç yakışmaz.
Küfrün kadın milletinin ağzına yakışmadığı genelde kabul görmekle beraber, gerektiği yerlerde aşırıya kaçmadan edilen küfür bir miktar saygı uyandırabilir.
Ama durum cambaz ustalığı ister, doz kaçarsa veya olur olmaz yerde ağız bozulursa, karizma paraşütsüz inişe geçer, bir daha karşılaşılmak bile istenmez.
Alkışlı Yorum
Yer: Sultanahmet mevkisi Zaman: Muhtelif bi gün Hava durumu: Yağışlı Olay: İki adet turist hatun ve onlara sarkmaya çalışan yurdumun azgın ve yazgın esmer vatandaşları... Bir grup gerçek, azgın ve yiğit Türk vatandaşı. kızların ayağı kaysın da yardım edip muhabbete girelim diye bekleşmekte iken onlardan daha hızlıca davranan esmer vatandaş, ayağı kaymakta olan iki hatuna hızla yaklaşıp; - Aman aman bi Kerifil. (Bi Careful: Yani Türkçesi Dikkat!) Deyince yurdumun İngilizce bilen delikanlıları öylece kalır...
Deli
Delinin biri yolun kenarındaki uçurumda durmuş aşağıya bakarak: "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan geçen biri, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak "ne yapı...." diyemeden deli onu birden uçurumdan aşağıya atıvermiş ve devam etmiş: "14, 14, 14......"
Geveze
Kızın biri okulda çok geveze idi. Herkes şikayetçiydi. Müdür bir gün kızın babasına telgraf çekti:
-Kızınız çok geveze, diliyle ortalığı karıştırıyor.
Lütfen çaresine bakınız.
Telgrafın cevabı gelir:
-Siz gelin bir de annesini görün. Geveze nasıl olurmuş!
Bijjjttt diye bir ses ile flashbeck'ten geri çıkıp yakartop oynayan küçük ilkokul düzeyindeki bu kızlara bu oyunu ben de biliyorum diyerek artist bir şekilde topu havada kaparak ve şöyle "Hey yavrum bende hala iş var" gibi sırıtarak... -Can aldım kızlarrr. Fakat canım çıkaydı da o veletten duyduğum lafı yemez olaydım.
-Bıraksana lan topumuzu dallama. (Dallama: Dallama, Osmanlı zamanında, müslüman olmayan çocukların ve bazı gelişmeye müsait müslüman çocuklarının mermerlere tokat atmak suretiyle büyütüldüğü ve sonraları bu çocukların savaştaki atlılara karşı yaya olarak önde koşulan askerler olan cegaverlere dönüştükleri zamanda onlara verilen isimdir. Aslında sözlük anlamı iyi bir şey ama günümüzde bu dünya alemine zararlı bir mahluk ve hakaret hatta küfre yakın bir kelime olarak kullanılır.) Hayır, lafı yedim, arkamı döndüm hiçbir şey demeden yürüdüm yoluma devam ettim.
O ufak kız çocuğunun bu lafları nasıl kullandığını çözmeye çalıştım. Sonra etrafımda o kadar ağzı bozuk kız olduğunu farkettim. Eee devir değişti, ee Çelik de değişti diyerek ihtiyar aleminin klasik repliğini söyledim. Tabii Çelik yok içinde.
Bu tür kızların genelde sevgilileri falan olmaz. Olsa da misafir olurlar; geçerken öylesine bi uğrarlar. Şaşırdıklarında ciyaaak yerine erkeklerin kullandığı kelimeleri kullanırlar, bunaldıklarında offf aman yerine bilumum erkeklerin noktalama işaretlerini söylerler. Cicili bicili kelimeleri kendilerine yakıştıramadıklarından değil, rahatlığın verdiği edepsizlikten dolayı ağızlarını bozarlar.
Bu hatunlar ne zaman ve nerede küfür edileceğini hiçbir zaman tuturamazlar. Olup olmadık yerde sırf ben rahat bi kızım imajını yakalamak için küfür ederler. Ayrıca ağızlarına küfür de hiç yakışmaz.
Küfrün kadın milletinin ağzına yakışmadığı genelde kabul görmekle beraber, gerektiği yerlerde aşırıya kaçmadan edilen küfür bir miktar saygı uyandırabilir.
Ama durum cambaz ustalığı ister, doz kaçarsa veya olur olmaz yerde ağız bozulursa, karizma paraşütsüz inişe geçer, bir daha karşılaşılmak bile istenmez.
Alkışlı Yorum
Yer: Sultanahmet mevkisi Zaman: Muhtelif bi gün Hava durumu: Yağışlı Olay: İki adet turist hatun ve onlara sarkmaya çalışan yurdumun azgın ve yazgın esmer vatandaşları... Bir grup gerçek, azgın ve yiğit Türk vatandaşı. kızların ayağı kaysın da yardım edip muhabbete girelim diye bekleşmekte iken onlardan daha hızlıca davranan esmer vatandaş, ayağı kaymakta olan iki hatuna hızla yaklaşıp; - Aman aman bi Kerifil. (Bi Careful: Yani Türkçesi Dikkat!) Deyince yurdumun İngilizce bilen delikanlıları öylece kalır...
Deli
Delinin biri yolun kenarındaki uçurumda durmuş aşağıya bakarak: "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan geçen biri, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak "ne yapı...." diyemeden deli onu birden uçurumdan aşağıya atıvermiş ve devam etmiş: "14, 14, 14......"
Geveze
Kızın biri okulda çok geveze idi. Herkes şikayetçiydi. Müdür bir gün kızın babasına telgraf çekti:
-Kızınız çok geveze, diliyle ortalığı karıştırıyor.
Lütfen çaresine bakınız.
Telgrafın cevabı gelir:
-Siz gelin bir de annesini görün. Geveze nasıl olurmuş!