Kızlardaki tayt giyme hastalığı
Giriş Tarihi:
Hayır şimdi kızlar, "Erkeklerin kadınlarda sarmadığı bir bu eksik kalmıştı. Yakışıyor olm ne probleminiz var, sıkıntılı mısınız yahu" diyecek.
Biliyorum arkadaşlar, "Hem rahat, hem şık hem de sıcak tutuyor, o yüzden giyiyorum" da diyeceksiniz.
Kızlardaki tunik giyme hastalığıyla doğru orantılıdır. Dışarıdaki 10 kızdan 8'i yaz ve kış demeden tunik+tayt kombinasyonuyla dolaşıyor. Eğer bu alışkanlığa sahip hatun kişide Roberto Carlos baldırı yok ise bazen fena değildir. Ama ne yazık ki ülkemizde çoğunlukla kalça ve basenlerin maşallahı olduğundan, Türkiye'de tayt hak ettiği yere gelememektedir. Eni boyu tüm hatları ortaya koyan bir giysi bu.
Sokağa bir çıkıyorum, üç kişiden ikisinde mutlaka tayt ve dize kadar çizme mevcut.
Trençkot da olmazsa olmaz tabi. Düşünsene, yolda yürüyorsun, karşına senin gibi giyinmiş olan bir sürü insan çıkıyor. Sen hala nasıl kendin gibi hissedip gününü geçiriyorsun, nasıl çıkarıp atmıyorsun onları üstünden; anlamak güç.
Aslında bütün suçlu UGG. Yok rahatmış, yok sıcak tutuyormuş. Ya kardeşim orangutan gibi ayakla nasıl geziyorsunuz. Ya aslında kadın arkadaşlar çok zeki varlık olduklarını burada gösteriyor. Rahat buldukları, kolay elde edilebilecek bir şeyi moda yapıyorlar.
Sen erkek olarak böyle bir şey yapsan, 'İğrenççç' diyerek seni damgalarlar.
Hele bunların yüz karası geyikli tayttır.
Tayt uzerindeki geyiklerin çözünürlüğü düşüktür. Bir şeyi seçiyorlar, bunu popüler yapalım diyorlar sanırım. Başlıyor bütün üreticiler aynı şeyi üretmeye. Sonra iki sene önce asla giymeyeceği şeyi sırf popüler oldu diye alıyor, giyiyor yurdum kızları. İşte onlardan birisi de geyikli tayt. Bir diğeri de bıyıklı tayt. Evet oda var malesef. Hani şuna inanmışımdır, doğru parçalarla doğru bir şekilde giyersen, evet birçok şeyi kendine yakıştırabilirsin. Ama geyikli tayt kesinlikle onlardan değil.
Erkek nüfusu olarak, "kadın ve hayatımızda yeri" adlı ömür boyu süren dersimizin bir başka alt başlığıdır.
Tayt biter, gülen suratlı rozet gelir, rozet biter, fiyonklu bikini gelir, biz boş vakitlerimizde bunları düşünüyoruz. Neden?
Çünkü o ilk gün komşu kızı eve oynamaya gelip bizim kamyonu sallamayarak, "Gel evcilik oynayalım" demesi, ardından bizi bir köşeye oturtup elimize tabak, çatal vermesiyle kontak atmış, "Yav bu iş ne iş?" demişiz bir kere. Hayır neyi anlamaya çalışıyorsun Lütfi diyorum kendime. Kadınları anlamak mümkün mü? Bizim hayranlıkla izlediğimiz erkek süper kahramanlar da tayt giymez mi illet oluyorum.
* * *
ALKIŞLIYORUM
THY Ankara-Amsterdam uçağı.
Hafiften uçuk olduğunu düşündüğüm amcamız, koridor tarafında tam benim hizamda oturmaktadır. Uçak kalkışa geçerken banttan THY'nın mesajı duyulur.
Banttaki kadın sesi: - Sayın yolcularımız... Amca (yüksek sesle): - Evet - Lütfen kemerlerinizin bağlı... - (Yine yüksek sesle): - Tamam...
- Koltuklarınızın dik...
- Tamam...
- Ve masalarınızın kapalı olduğunu kontrol ediniz.
- Tamamdır yaptık. Etraftakiler dağılır ama amcamız çok ciddidir ve hiç tınmamaktadır. Aynı seremoni inişe geçince de tekrarlanır ancak iniş esnasında bantta fazladan söylenen "Lütfen el bagajlarınızı unutmayınız" mesajına amcamız: "Tamam inelim de bakıcaz" şeklinde açıklama getirerek, epey bir kahkaha ve alkış fırtınası kopartmıştır.
* * *
TU Tİ TU TU TU
Temel İngiltere'de lüks bir otele yerleşmiş.. Oda servisini arayıp, "Tu ti tu tu tu tu" demiş.
Oteldekiler telaşa kapılmış. Bu mesajı çözmek için oraya buraya haber salmışlar. Sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuşlar ve Temel'in ne dediği anlaşılmış: - 2 çay, 222'ye!
Biliyorum arkadaşlar, "Hem rahat, hem şık hem de sıcak tutuyor, o yüzden giyiyorum" da diyeceksiniz.
Kızlardaki tunik giyme hastalığıyla doğru orantılıdır. Dışarıdaki 10 kızdan 8'i yaz ve kış demeden tunik+tayt kombinasyonuyla dolaşıyor. Eğer bu alışkanlığa sahip hatun kişide Roberto Carlos baldırı yok ise bazen fena değildir. Ama ne yazık ki ülkemizde çoğunlukla kalça ve basenlerin maşallahı olduğundan, Türkiye'de tayt hak ettiği yere gelememektedir. Eni boyu tüm hatları ortaya koyan bir giysi bu.
Sokağa bir çıkıyorum, üç kişiden ikisinde mutlaka tayt ve dize kadar çizme mevcut.
Trençkot da olmazsa olmaz tabi. Düşünsene, yolda yürüyorsun, karşına senin gibi giyinmiş olan bir sürü insan çıkıyor. Sen hala nasıl kendin gibi hissedip gününü geçiriyorsun, nasıl çıkarıp atmıyorsun onları üstünden; anlamak güç.
Aslında bütün suçlu UGG. Yok rahatmış, yok sıcak tutuyormuş. Ya kardeşim orangutan gibi ayakla nasıl geziyorsunuz. Ya aslında kadın arkadaşlar çok zeki varlık olduklarını burada gösteriyor. Rahat buldukları, kolay elde edilebilecek bir şeyi moda yapıyorlar.
Sen erkek olarak böyle bir şey yapsan, 'İğrenççç' diyerek seni damgalarlar.
Hele bunların yüz karası geyikli tayttır.
Tayt uzerindeki geyiklerin çözünürlüğü düşüktür. Bir şeyi seçiyorlar, bunu popüler yapalım diyorlar sanırım. Başlıyor bütün üreticiler aynı şeyi üretmeye. Sonra iki sene önce asla giymeyeceği şeyi sırf popüler oldu diye alıyor, giyiyor yurdum kızları. İşte onlardan birisi de geyikli tayt. Bir diğeri de bıyıklı tayt. Evet oda var malesef. Hani şuna inanmışımdır, doğru parçalarla doğru bir şekilde giyersen, evet birçok şeyi kendine yakıştırabilirsin. Ama geyikli tayt kesinlikle onlardan değil.
Erkek nüfusu olarak, "kadın ve hayatımızda yeri" adlı ömür boyu süren dersimizin bir başka alt başlığıdır.
Tayt biter, gülen suratlı rozet gelir, rozet biter, fiyonklu bikini gelir, biz boş vakitlerimizde bunları düşünüyoruz. Neden?
Çünkü o ilk gün komşu kızı eve oynamaya gelip bizim kamyonu sallamayarak, "Gel evcilik oynayalım" demesi, ardından bizi bir köşeye oturtup elimize tabak, çatal vermesiyle kontak atmış, "Yav bu iş ne iş?" demişiz bir kere. Hayır neyi anlamaya çalışıyorsun Lütfi diyorum kendime. Kadınları anlamak mümkün mü? Bizim hayranlıkla izlediğimiz erkek süper kahramanlar da tayt giymez mi illet oluyorum.
* * *
ALKIŞLIYORUM
THY Ankara-Amsterdam uçağı.
Hafiften uçuk olduğunu düşündüğüm amcamız, koridor tarafında tam benim hizamda oturmaktadır. Uçak kalkışa geçerken banttan THY'nın mesajı duyulur.
Banttaki kadın sesi: - Sayın yolcularımız... Amca (yüksek sesle): - Evet - Lütfen kemerlerinizin bağlı... - (Yine yüksek sesle): - Tamam...
- Koltuklarınızın dik...
- Tamam...
- Ve masalarınızın kapalı olduğunu kontrol ediniz.
- Tamamdır yaptık. Etraftakiler dağılır ama amcamız çok ciddidir ve hiç tınmamaktadır. Aynı seremoni inişe geçince de tekrarlanır ancak iniş esnasında bantta fazladan söylenen "Lütfen el bagajlarınızı unutmayınız" mesajına amcamız: "Tamam inelim de bakıcaz" şeklinde açıklama getirerek, epey bir kahkaha ve alkış fırtınası kopartmıştır.
* * *
TU Tİ TU TU TU
Temel İngiltere'de lüks bir otele yerleşmiş.. Oda servisini arayıp, "Tu ti tu tu tu tu" demiş.
Oteldekiler telaşa kapılmış. Bu mesajı çözmek için oraya buraya haber salmışlar. Sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuşlar ve Temel'in ne dediği anlaşılmış: - 2 çay, 222'ye!