Kopartan dizi diyalogları
Giriş Tarihi:
KURTLAR VADİSİ Tuncay: Abidin, bana mutluluğun resmini çizebilir misin? Abidin: Yok abi ben sanat okulu mezunuyum, teknik resim çizerim.
YAPRAK DÖKÜMÜ HAYRİYE TEYZE: Vah başımıza gelenler.
KAYGISIZLAR Berber İsmail'in eşi Zeynep yolda taksi çağırır ve taksici durur... Zeynep: Taksi! Taksici: Yolcu! (taksi yoluna devam eder)
GENİŞ AİLE Mürsel: Nazan, ev buldum. Bi oda hiç salon.
AŞK-I MEMNU Nihal bayılır ve hastaneye kaldırırlar. Matmazel: Nihal düştüğü için mi bayıldı, bayıldığı için mi düştü?
SICAK SAATLER Dizide iki kişi yalnız kalmaya görsün, başlattıkları yoğun felsefi konuşmaların herbiri... - Amirim yaralandım, kan kaybediyorum..!
- Kan dediğin nedir ki Doğan, sadece kırmızı bir sıvı. Ama ya martılar!
7 NUMARA Haydar: Sen operayı biliyon mu ki? Sabit: Bilmem mi... Ben gençliğimde o pera senin, bu pera benim az mı gezdim.
YAHŞİ CAZİBE - Manidar çoraplarım nerde?
- Ayakların sıcaksa fazla uzağa gitmiş olamazlar.
KÜÇÜK SIRLAR Su kızımız sarhoş olup, Ali'yi arar ve olaylar gelişir: Su: Ali çok kötüyüm. Ali: Nerdesin? Su: Bilmiyorum. Ali: Tamam, hemen geliyorum!
ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ - Balıkçı senin adın ne?
- Balıkçı!
LEYLA İLE MECNUN - Abi hadi uzaylılar yok diyelim.
Messi'yi nasıl açıklayacaksın. Hadi Messi'yi geçtim, Sabri'yi nasıl açıklayacaksın.
BEHZAT Ç.
- Ne diyosun Behzat, nefret cinayeti mi?
- Yani pek şefkatle işlenmiş gibi görünmüyor.
* * *
BOĞA
Adamın biri tatil yapmak üzere İspanya'ya gitmiş. Şehir merkezinde dolaşırken, acıktığını hissetmiş ve en ünlü lokantalardan birine girmiş. Garson yanına gelmiş ve ne arzu ettiğini sormuş. Adam özel yemekleri ne ise ondan yemek istemiş ve ne olduğunu sormuş. Garson, "Getireyim yemeği yiyin, düşüncenizi alınca ne olduğunu söylerim" demiş ve yemeği getirmiş. Garson yemek bitiminde adamın yanına gitmiş ve "Beğendiniz mi" diye sormuş.
Adam, "Çok lezzetliydi mükemmel bir tattı, ne olduğunu öğrenebilir miyim?" demiş garsona.
Garsonda, "Efendim arena da ölen boğanın yumurtalıkları" idi demiş.
Sonraki günlerde adam devamlı aynı yere gitmiş ve aynı yemeği yemiş.
Son gidişinde tabaktaki porsiyonun ufak olduğunu görmüş, buna rağmen yemeği yemiş.
Yemek bitiminde garsonu çağırmış ve: "Bu yediğim öncekilere göre hem azdı hem de farklı bir tadı vardı ahçımı değişti" demiş.
Garsonda, "Hayır efendim arenada devamlı boğalar ölmüyor ki..."
* * *
ALKIŞLI YORUM
- Abi Sony yeni bir mp3 çıkarmış. Su geçirmiyormuş. Yüzerken bile müzik dinleyebiliyormuşsun. - Bana ne oğlum. Ben müzik dinlerken yüzmeye ihtiyaç duymuyorum.
YAPRAK DÖKÜMÜ HAYRİYE TEYZE: Vah başımıza gelenler.
KAYGISIZLAR Berber İsmail'in eşi Zeynep yolda taksi çağırır ve taksici durur... Zeynep: Taksi! Taksici: Yolcu! (taksi yoluna devam eder)
GENİŞ AİLE Mürsel: Nazan, ev buldum. Bi oda hiç salon.
AŞK-I MEMNU Nihal bayılır ve hastaneye kaldırırlar. Matmazel: Nihal düştüğü için mi bayıldı, bayıldığı için mi düştü?
SICAK SAATLER Dizide iki kişi yalnız kalmaya görsün, başlattıkları yoğun felsefi konuşmaların herbiri... - Amirim yaralandım, kan kaybediyorum..!
- Kan dediğin nedir ki Doğan, sadece kırmızı bir sıvı. Ama ya martılar!
7 NUMARA Haydar: Sen operayı biliyon mu ki? Sabit: Bilmem mi... Ben gençliğimde o pera senin, bu pera benim az mı gezdim.
YAHŞİ CAZİBE - Manidar çoraplarım nerde?
- Ayakların sıcaksa fazla uzağa gitmiş olamazlar.
KÜÇÜK SIRLAR Su kızımız sarhoş olup, Ali'yi arar ve olaylar gelişir: Su: Ali çok kötüyüm. Ali: Nerdesin? Su: Bilmiyorum. Ali: Tamam, hemen geliyorum!
ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ - Balıkçı senin adın ne?
- Balıkçı!
LEYLA İLE MECNUN - Abi hadi uzaylılar yok diyelim.
Messi'yi nasıl açıklayacaksın. Hadi Messi'yi geçtim, Sabri'yi nasıl açıklayacaksın.
BEHZAT Ç.
- Ne diyosun Behzat, nefret cinayeti mi?
- Yani pek şefkatle işlenmiş gibi görünmüyor.
* * *
BOĞA
Adamın biri tatil yapmak üzere İspanya'ya gitmiş. Şehir merkezinde dolaşırken, acıktığını hissetmiş ve en ünlü lokantalardan birine girmiş. Garson yanına gelmiş ve ne arzu ettiğini sormuş. Adam özel yemekleri ne ise ondan yemek istemiş ve ne olduğunu sormuş. Garson, "Getireyim yemeği yiyin, düşüncenizi alınca ne olduğunu söylerim" demiş ve yemeği getirmiş. Garson yemek bitiminde adamın yanına gitmiş ve "Beğendiniz mi" diye sormuş.
Adam, "Çok lezzetliydi mükemmel bir tattı, ne olduğunu öğrenebilir miyim?" demiş garsona.
Garsonda, "Efendim arena da ölen boğanın yumurtalıkları" idi demiş.
Sonraki günlerde adam devamlı aynı yere gitmiş ve aynı yemeği yemiş.
Son gidişinde tabaktaki porsiyonun ufak olduğunu görmüş, buna rağmen yemeği yemiş.
Yemek bitiminde garsonu çağırmış ve: "Bu yediğim öncekilere göre hem azdı hem de farklı bir tadı vardı ahçımı değişti" demiş.
Garsonda, "Hayır efendim arenada devamlı boğalar ölmüyor ki..."
* * *
ALKIŞLI YORUM
- Abi Sony yeni bir mp3 çıkarmış. Su geçirmiyormuş. Yüzerken bile müzik dinleyebiliyormuşsun. - Bana ne oğlum. Ben müzik dinlerken yüzmeye ihtiyaç duymuyorum.