Türkiye’nin ilk dijital miras davası
Türkiye'de bir ilk olan dijital miras davasında, eşini trafik kazasında kaybeden M. T., yıllar süren hukuk mücadelesini kazanarak Apple'a karşı mahkeme kararıyla erişim sağladı. Genç babanın asıl amacı, yapay zeka ve hologramla eşini "geri getirmek"ti. Ancak verileri teslim aldığı an bambaşka bir karara vardı.
Hızlı Özet Göster
- 2020'de eşini trafik kazasında kaybeden M. T., Apple'a mahkeme kararıyla erişim sağlayarak Türkiye'nin ilk dijital miras davasını kazandı.
- M. T. başlangıçta yapay zeka ve hologram teknolojisiyle eşini geri getirmeyi planladı ancak oğluna annesinin karikatürünü sunmak istemediği için vazgeçti.
- Antalya Bölge Mahkemesi'nin verdiği emsal karar, özel hayatın gizliliği gerekçesiyle reddedilen ilk başvurunun ardından erişim talebini haklı buldu.
- Avukat Yusuf Enes Arslan, mahkeme kararlarına rağmen teknoloji şirketlerinin ABD hukukunu öne sürerek direniş gösterdiğini belirtti.
- Türk Medeni Kanunu'na dijital varlıkları tanımlayan ek maddeler eklenmesi beklenirken KVKK şimdilik yalnızca yaşayan bireyleri kapsıyor.
2020'de eşini bir trafik kazasında kaybeden M. T., Apple'a mahkeme kararıyla erişim sağladı. Amaç başta yapay zeka ile eşinin hologramını yapmaktı. Sonunda başka bir karara vardı: Anıları dijital bir simülasyona hapsetmemek.
DİJİTAL MİRAS NELERDEN OLUŞUR?
- Sosyal medya hesapları
- Kripto para ve NFT'ler
- Borsa ve yatırım hesapları
- Oyun içi varlıklar
- Dijital sanat eserleri
- Blog ve domain isimleri
- Kişisel fotoğraf ve yazışmalar
- Yayınlanmış içerikler
Dijital miras tartışması, ölümden sonra kişisel verilerin kime ait olacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. (Haberde yer alan görseller Takvim Foto Arşiv'e aittir)
TÜRKİYE'NİN İLK DAVASI: FOTOĞRAFLARA ERİŞİM İÇİN MAHKEMEYE GİTMEK
WIRED Türkiye'nin haberine göre M. T., 2020'deki trafik kazasında hayatını kaybeden eşinin telefonundaki fotoğraflara ulaşmak istedi. Apple, mahkeme kararı olmadan erişim veremeyeceğini bildirdi. İlk başvuru, özel hayatın gizliliği gerekçesiyle yerel mahkemede reddedildi.
Avukat Yusuf Enes Arslan davayı Antalya Bölge Mahkemesi'ne (BAM) taşıdı. Mahkeme, erişim talebini haklı bularak Türkiye'de bir ilke imza attı. Bu karar, bugün "hesaba erişim engeli" ve "dijital mal varlığı hakkı" davalarında emsal niteliği taşıyor.
Arslan, teknoloji şirketlerinin mahkeme kararlarına rağmen ABD (Kaliforniya) hukukunu ve kendi kullanım koşullarını öne sürerek direniş gösterdiğini belirtiyor. Kararın kesinleşmesi, tercümesi ve uluslararası tebligat süreçleri de aylar sürebiliyor.
M. T., eşinin anılarını yapay zekayla canlandırmak yerine gerçek ve değiştirilmemiş haliyle saklamayı seçti.
"OĞLUMA ANNESİNİN KARİKATÜRÜNÜ SUNMAK İSTEMEDİM"
M. T., davayı kazandığında aklındaki plan netti: Yapay zeka ve hologram teknolojisiyle eşinin bir "anı modelini" oluşturmak. Sonradan bu karardan vazgeçti.
"Yapay zeka bugün bir insanın sesini kopyalayabiliyor ama ruhunu ve bağlamını kopyalayamıyor. Oğlumun annesinin bir karikatürünü sunmanın, ona faydadan çok zarar vereceğini, yas sürecini çarpıtacağını fark ettim. O davayı anıları özgürleştirmek için kazandım; onları bir yapay zekaya hapsetmemek için de kullanmama kararı aldım."
Yazılımcı olan baba, verileri alarak bir arşiv oluşturdu. Çocuğunun "teknolojik bir simülasyon"dan değil, gerçek ve değiştirilmemiş anılardan beslenmesini istiyor.

EMSAL KARAR ÇIKTI
Emsal karar çıktı ancak yasal düzenlemenin henüz geliştirilme aşamasında olduğu düşünülüyor. Benzer davalar mahkeme kararlarıyla yürütülmeye devam ediyor.
Avukat Arslan, "Kademeli Erişim ve Ayrıştırma" modelini öneriyor. Bu modelde mahkemeler, blokzincir ve veri güvenliği alanında uzman bilirkişiler atar. Bilirkişiler, miras kalan hesaplardaki ticari değer taşıyan verilerle kişisel verileri birbirinden ayırt ederek mirasçıya teslim eder.
Hukukçular, Türk Medeni Kanunu'na dijital varlıkları tanımlayan ek maddeler eklenmesini bekliyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ise şimdilik yalnızca yaşayan bireyleri kapsıyor; ölüm sonrası veri gizliliği konusunda net bir düzenleme bulunmuyor.
Gelecekte ise kişilerin hayattayken "dijital rıza beyanı" düzenleyerek verilerinin kimler tarafından görüleceğini ya da tamamen silineceğini belirleyebileceği bir sistem tartışılıyor.

SIRADA NE VAR?
Türkiye'nin önümüzdeki dönemde AB'nin Dijital Hizmetler Yasası benzeri bir düzenlemeyle platformlara teknik yükümlülükler getirebileceği öngörülüyor. Uzun vadede ise tartışma daha da keskinleşiyor: Miras, bir gün insandan insana değil, kişinin tüm anılarını barındıran bir "kişisel yapay zeka ajanı"na devredilebilir mi?
Dijital miras, artık yalnızca bir mülkiyet meselesi değil. Verilerle oluşturulan bir kimliğin ölümden sonra ne kadarının, kime, nasıl aktarılacağı sorusu; hem hukuku hem aileyi hem de teknolojiyle kurduğumuz ilişkiyi yeniden tanımlamaya zorluyor.