Şöyle bir yer canlandırın hayalinizde… Bütün sokaklar delirtircesine çikolata kokuyor, her köşe başında waffle satanlar var, herkesin elinde tatlı kurabiyeler…
İnsanı zevkten dört köşe yapan bir yer Brüksel.. Bir yanda Avrupa Birliği'nin yüksek binaları, bir yanda eğlenceden çıkan gençlerin coşkusu… Ancak sizi bir konuda uyarmak istiyoruz. Bu şehre gelirken yanınıza şemsiye almayı unutmayın! Neredeyse her gün yağan yağmur, güneşi göstermeyen bir gökyüzüne rağmen burada yaşayan insanlar ve ziyarete gelen turistler eğlenmeden dönmüyor. Sanki "Eğlenmeden geri dönmek yasaktır" kuralı varmış gibi herkes kendinden geçiyor…
400'DEN FAZLA BİRA ÇEŞİDİ VAR
Habertürk'ün haberine göre, bira tutkusunun ağır bastığı şehirde hangi mekana giderseniz gidin sakın "Bira istiyorum" demeyin. Çünkü elinize öyle bir bira mönüsü geliyor ki seçmekte zorlanıyorsunuz. Nedeni ise 400'den fazla çeşit bira sunulması. Eğlence mekanları ise oldukça çeşitli. Jazz dinlemek isteyenler için, Latin müzik tutkunları için yerler bulunurken, en güzeli de Balkan müziği yapan mekanların bulunması. Özellikle de, Türkçe çevirisinde ismi "Sevdiğim İnsanlar" olan bar bu anlamda mükemmel. Gençlerden oluşan bir müzisyen grubu bira içtikçe coşuyor, ortamdaki herkes bir anda dans etmeye başlıyor ve kendini kaybediyor. Üstelik grup "Üsküdar'a Giderken" ve "Kasap Havası"nı bile çalabiliyor. Yalnız dikkatli olun gittiğiniz mekanda herkes birbirini öpebilir. Hatta montunu tutarak ya da farklı biçimde yardımcı olduğunuz kişi sizi sarılıp öperse şaşırmayın… İnsanların sıcaklığından mıdır bilinmez bize sanki öpüşmek bir adet gibi geldi…
İŞEYEN ÇOCUK
Özellikle de Brüksel'de birçok yerde "İşeyen Çocuk" figürünü görmeniz mümkün. Biz de bunun bir simge olup olmadığını sorduk. Bu heykeller hakkında iki tane rivayet olduğunu öğrendik. Birincisi heykelin bulunduğu sokakta küçük bir çocuk bilmeden bir cadının evinin kapısına işemiş. Sinirlenen cadı ise çocuğu taşa çevirmiş. Diğeri de çocuğunu kaybeden adam iki gün geçtikten sonra oğlunu sokakta işerken bulmuş. Bu anı da sevincinden heykelleştirmiş. 19. yüzyılda Fransız askerler tarafından çalınan heykel 1818 yılında yeniden yapılmış. Heykelin, özgürlüğü temsil ettiğini söyleyenler de bulunuyor. Bu heykelle ilgili olarak da çikolatalar, tişörtler ve birçok hediyelik eşyayı görmeniz mümkün.
ÇİKOLATALAR
Ünlü meydan Grand Palace'ın etrafına konuşlanmış olan birbirinden güzel çikolata dükkanları sizi kendisine çekiyor. Çikolataları tadarken mutluluğun tadına vardığınızı hissediyorsunuz. Fiyatları 5 ile 80 Euro arasında değişen bu çikolataları muhakkak denemenizi tavsiye ediyoruz. Bazı ürünlerde ise promosyon yapılıyor. Mesela 5 büyük kutu çikolata 20 Euro. Bunun gibi birçok fiyat kolaylığı da mağaza işletmecileri tarafından yapılıyor. Çikolata demişken akla bir marka geliyor. "Godiva" Brüksel merkezli bu markayı da Yıldız Holding'in satın almış olması da Türkiye için ayrı bir gurur kaynağı. Godiva'nın Şu anda ABD'de 270'in üzerinde mağaza zincirine Avrupa ve Asya'da da 2000 üzerinde toptancıya ürün veren bir marka olması göğsümüzü bir kez daha kabartıyor ve bundan sonrasında meşhur Belçika waffle'ından tatmak için yola koyuluyoruz. BİZİM WAFFLE'DAN ÇOK FARKLI
Hemen hemen her köşe başında bulunan waffle, Belçikalıların çok sevdiği bir tat. Kıtır kıtır hamuru satışı yapanların tavsiyesiyle karamel soslu, vanilyalı dondurmalı olarak yemeyi tercih ediyoruz. Her yanın waffle kokması insanın yeme isteğini daha da kabartıyor ancak bunların size kilo olarak dönme ihtimalini ortadan kaldırmak için çok fazla abartmamanızı öneriyoruz. Bu arada waffle yapan bir satıcıdan nasıl yapıldığının tarifini de almadan edemiyoruz. Ancak tarif yazının sonunda..
NELER YİYEBİLİRSİNİZ?
Burada her damağa uygun tat bulmak mümkün. İsteyene sebzeli makarna isteyene midye ama en çok da her yerde satılan patates kızarması… 1.50 Euro gibi bir fiyata kocaman bir külah patates kızarması yiyebilirsiniz. Zaten şehrin her yerinde her restoranda satılan bu kızartmaların tadına lezzet katan ise birbirinden değişik sosları. Bunun dışında siyah bir tencerenin içinde gelen kremalı midye damaklarda bir lezzet şöleni yaşatıyor. Bir de başlangıç alırken peynir ve patates kroketi denemeniz gerekiyor. Yemeğe başlamadan sofraya gelen tereyağı ve ekmek sofranıza keyif katarken ardından gelen çorbalarla içiniz ısınabiliyor. Özellikle de bal kabağı çorbası denemeye değer.
BRÜKSEL'DEN BRÜGGE'E
Brüksel'den otobüse bindiğinizde tam tamına 1,5 saat sonra kendinizi Orta Çağ'ı hatırlatan başka bir şehirde buluyorsunuz: Brügge… Dantelleriyle ve yine tabii ki çikolatasıyla meşhur bu şehirde trafikten uzakta, stressiz birkaç gün geçirirseniz tamamen dinlenmiş olursunuz. Arada karşınıza arabalar ve internet kullanabileceğiniz yerler çıkmasa 21. yüzyılda olduğunuza inanamayacağınız bir yer Brügge. Rehberlerimiz Sevan ve Serdar ile birlikte çıktığımız bu turda, ilk yaptığımız kanallarda kayıklarla gezmek oldu. Venedik'i anımsatan kanallarda dolaşmak ve tarihi koklamak hem zihni boşaltıyor hem de sizi çok farklı diyarlara götürebiliyor. Yalnız Brügge'de dolaşırken dikkat etmeniz gereken, bir bisiklet kazasına kurban gitmemeniz. Rehberlerimiz bizi bu konuda uyarıyor, "Fotoğraf çekerken dikkatli olun her an bir bisikletli size gelip çarpabilir". Uyarıları dikkate alarak başlıyoruz Brügge sokaklarını arşınlamaya. Şehrin meydanı patates kızartması kokarken siz o kokuları bırakın ve kayıklarla kanal turuna başlayın. Kanalların kenarlarındaki evler en az 15. yüzyıldan kalma. Orada satılan bir evin fiyatını öğreniyoruz. Tam tamına 250 bin Euro. Dikkatimizi çeken ise Mc Donald's ve Starbucks gibi yerlerin burada bulunmaması. "Danteller çok ucuz" gibi sözlere sakın kanmayın, en küçük dantel süs 3.50 Euro. Ancak uygun fiyatlı bulabileceğiniz şeyler de var. Bunların arasında nefis tarçınlı kurabiyeler ve elbette ki çikolatalar…
11. yüzyılda Avrupa'nın ticaret merkezi olan Brügge, seller ve coğrafi değişiklikler yüzünden denizle bağlantısını bir iki kanal dışında kesiyor. Günümüzde şehir merkezinin Kuzey Denizi kıyısında bulunmamasına rağmen, denize yakınlığı nedeniyle hâlâ bir liman kenti olarak anılıyor. Bizim size tavsiyemiz buraya en sevdiğiniz kişiyle gelin çünkü tam anlamıyla bir aşıklar şehri. WAFFLE'IN TARİFİ
MALZEMELER 100 gr margarin 150 gr. un 1/2 çay kaşığı kabartma tozu 150 ml. süt 150 gr. şeker Bir fiske tuz 3 adet yumurta Sıvı yağ HAMURUN HAZIRLANIŞI
Yumurtaları kırıp çırpın. Şekeri ve tuzu ekleyin. Karıştırmaya devam edin. Üzerine sıvıyağı ekleyin. En son unu ve kabartma tozunu ekleyerek karıştırın. Yağsız bir tavada da pişirebilirsiniz ancak satılan waffle yapma makineleriyle de pişirilmesi daha ideal.
SOSLAR İşinizi kolaylaştırmak için marketlerde satılan çikolata soslarından faydalanabilirsiniz. Ancak "Uğraşmak istiyorum" diyorsanız Karamel Sosu'nun tarifi şöyle:
2-3 tatlı kaşığı limon suyu 200 gr şeker 1 çorba kaşığı su 100 gr tereyağ 100 gr mis krem
Şeker ile limon suyunu iyice karıştırın. Üzerine suyu, sonrasında krema ve tereyağını ekleyin. Ateşte pişirin. Biraz koyu kıvama gelince waffle'ınızın üzerine ekleyin. SERVİS NOTU
Karamel sosu waffle'ın üzerine ekledikten sonra dileyen waffle'ı muz, çilek, kivi gibi meyvelerle süsyeyip, yanına bir top vanilyalı dondurma ve krem şantiyle servis edebilir...