CHP Genel Merkezi’nden İmamoğlu’na pankartlı gönderme: “Siyaset zenginleşme aracı değildir”
CHP’de “arınma” hesaplaşması yeniden Genel Merkez’in cephesine taşındı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafının yer aldığı “Siyaset zenginleşme aracı değildir” pankartının 81 il binasına da asılacağı öğrenildi. “Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz” diyen ve CHP’li belediyelerdeki dosyalar için özel inceleme kurulu oluşturan Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesi, İBB merkezli yolsuzluk soruşturmalarının odağındaki Ekrem İmamoğlu ile İmamoğlu’na destek veren Özgür Özel cephesine sert mesaj olarak yorumlandı.
CHP'de mutlak butlan kararıyla başlayan ve partinin ikiye bölünmesiyle sonuçlanan kavga, bu kez Genel Merkez'in cephesine taşındı.
CHP Genel Merkezi binasına, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafının yer aldığı "Siyaset zenginleşme aracı değildir" yazılı pankart asıldı.
Genel Merkez kaynaklarından edinilen bilgilere göre aynı pankart, önümüzdeki süreçte CHP'nin 81 ildeki binalarına da asılacak.
CHP’den Özel ve İmamoğlu’na pankartlı yolsuzluk göndermesi! (Fotoğraflar AA ve Takvim foto arşivinden alınmıştır.)
"SİYASET ZENGİNLEŞME ALANI DEĞİLDİR"
CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, pankarta ilişkin açıklamasında siyasetin bir meslek, ayrıcalık veya zenginleşme alanı olmadığını belirtti.
Fırat, şu ifadeleri kullandı:
"Egemenlik halka aitse siyasal iktidar da ancak kamu yararına yöneldiği ölçüde Cumhuriyetçi bir meşruiyet kazanabilir. Bu anlamda siyaset bir meslek, ayrıcalık veya zenginleşme alanı değil; toplumsal ihtiyaçların ortak akılla karşılandığı, kamusal kaynakların adil biçimde dağıtıldığı ve yurttaşların ortak geleceğinin inşa edildiği bir hizmet alanıdır."

PANKARTIN ADRESİ BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK DOSYALARI
Pankartta doğrudan isim kullanılmadı ancak mesajın adresi, Kılıçdaroğlu'nun daha önce yaptığı açıklamalarla ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu, İBB merkezli soruşturmalar ve CHP'li belediyelere uzanan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları karşısında Özgür Özel yönetiminin kurduğu savunma hattına mesafe koymuştu.
Kılıçdaroğlu, 20 Mayıs'ta yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
"Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz. Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da bilir."
Kılıçdaroğlu'nun sözleri, Ekrem İmamoğlu ve CHP'li belediyelere yönelik soruşturmaların ardından yaptığı en sert "arınma" çıkışlarından biri olmuştu.
"BELGE VE YOLSUZLUK VARSA YAPABİLECEĞİMİZ BİR ŞEY YOK"
Kılıçdaroğlu başkanlığında 5 Haziran'da gerçekleştirilen MYK toplantısında da CHP'li belediyeler hakkındaki yolsuzluk dosyaları masaya yatırılmıştı.
Kulis bilgilerine göre Kılıçdaroğlu toplantıda, "Ortada belge, bilgi ve yolsuzluk varsa bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok" mesajını vermişti.
Bu sözler, Özel ve İmamoğlu cephesinin soruşturmalar karşısındaki tavrına açık bir itiraz olarak yorumlanmıştı. Kılıçdaroğlu, iddiaların koşulsuz biçimde reddedilmesi yerine belgelerin parti tarafından da incelenmesini istemişti.

BELEDİYELER İÇİN ÖZEL KURUL KURULDU
Kılıçdaroğlu yönetimi sözlü mesajlarla yetinmedi. Haklarında rüşvet ve yolsuzluk iddiaları bulunan CHP'li belediyeleri incelemek üzere, parti dışından uzmanların da yer aldığı Özel İnceleme Kurulu oluşturuldu.
Kurulun belediyelerdeki mali hareketleri, şüpheli işlemleri, itirafçı beyanlarını, resmî belgeleri ve ilgili isimlerin savunmalarını ayrı ayrı incelemeye aldığı bildirildi.
Hazırlanacak raporların, belediye başkanları ve yerel yöneticiler hakkındaki disiplin ve ihraç süreçlerinde belirleyici olacağı belirtildi.
İnceleme kapsamına; haklarında farklı soruşturma ve davalar bulunan Ekrem İmamoğlu, Muhittin Böcek, Rıza Akpolat, Alaattin Köseler ve Murat Çalık'ın da aralarında olduğu belediye başkanlarına ilişkin dosyaların girdiği aktarıldı. Söz konusu isimler hakkındaki yargı süreçleri devam ediyor.

"SİYASET YAPIP ZENGİNLEŞEN VATANDAŞIN CEBİNDEN ÇALIYORDUR"
Kılıçdaroğlu, 25 Ağustos'ta 81 il başkanıyla gerçekleştirdiği toplantıda "arınma" mesajını daha da sertleştirdi.
CHP lideri konuşmasında şunları söyledi:
"Siyaset zenginleşme aracı değildir. Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur. Devletin hazinesine el uzatmıştır."
Kılıçdaroğlu aynı toplantıda, CHP'yi yeniden "kuruluşundaki ahlaki kodlara" oturtacaklarını belirterek, "Biz kirli adamları yanımızda tutmadık, kirli adamlarla yol yürümedik" ifadelerini kullandı.
Genel Merkez'e asılan son pankart, Kılıçdaroğlu'nun aylardır sürdürdüğü bu çizginin artık 81 ile yayılacak siyasi bir kampanyaya dönüştüğünü gösterdi.

İLK MESAJ "ŞİMDİ ARINMA ZAMANI"YDI
CHP Genel Merkezi'nin cephesinden verilen mesajlar, Kılıçdaroğlu'nun koltuğa dönüş süreciyle başladı.
Takvim.com.tr, 29 Mayıs'ta Genel Merkez için Kılıçdaroğlu'nun dev fotoğrafının bulunduğu "Şimdi arınma zamanı" yazılı pankart hazırlandığını duyurmuştu. Binanın çevresinin de "Adalet ve liyakat" yazılı pankartlarla donatılacağı belirtilmişti.
Aynı süreçte Özgür Özel'in fotoğrafları duvarlardan indirilmiş, Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafları yeniden asılmıştı. Özel döneminde görev yapan yöneticilerin isimleri de oda kapılarından sökülmüştü.

İKİNCİ PERDE: "YERİMİZ BELLİ"
CHP, Özgür Özel ve beraberindeki 90 milletvekilinin partiden ayrılarak Yeni Parti'yi kurmasının ardından pankartlı mesajlarını sürdürdü.
Genel Merkez'e 7 Eylül'de Atatürk'ün fotoğrafıyla birlikte "Yerimiz belli, yurdumuz belli, yolumuz belli" yazılı afiş asıldı. Afişte ayrıca "103 yıldır Atatürk'ün yolunda aydınlık yarınlara" ifadesi kullanıldı.
Mesaj, CHP'nin tarihsel mirası ve "asıl siyasi adres" tartışmaları üzerinden Yeni Parti'ye gönderme olarak yorumlandı.
"Şimdi arınma zamanı" ve "Yerimiz belli" mesajlarının ardından bu kez "Siyaset zenginleşme aracı değildir" pankartının asılması, iki parti arasındaki kavganın siyasi kimlik tartışmasından temiz siyaset ve kamu kaynakları tartışmasına taşındığını gösterdi.

YENİ PARTİ'DE TABELA VE DÖNÜŞ KRİZİ
Pankartın zamanlaması da dikkat çekti. Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti, bir yandan Yenilik Partisi ile isim kavgası yaşarken diğer yandan CHP'ye dönmek isteyen milletvekillerine ilişkin iddialarla çalkalanıyor.
Yenilik Partisi, iki partinin adının seçmen tarafından karıştırılabileceğini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Yargıtay da Yeni Parti yönetimine isim benzerliğine ilişkin tebligat gönderdi.
Özel, "Yeni Parti'nin adını millet koydu" diyerek geri adım atmayacaklarını söylese de Anayasa Mahkemesinden aksi yönde bir karar çıkması durumunda isimde küçük bir değişiklik yapabileceklerini açıkladı.
Yenilik Partisi ise yaşanan kriz nedeniyle yetkili kurullarını 24 Eylül'de olağanüstü toplantıya çağırdı.

YENİ PARTİ'DEN CHP'YE DÖNÜŞ TRAFİĞİ
CHP cephesinden yapılan açıklamalarda, Yeni Parti'ye geçen bazı milletvekillerinin geri dönmek için aracılar üzerinden mesaj gönderdiği öne sürüldü.
Ali Haydar Fırat, ilk aşamada altı milletvekilinin CHP'ye dönmek istediğini, son görüşmelerle birlikte bu sayının daha da artabileceğini söyledi.
CHP Genel Merkezi kaynakları da söz konusu isimlerin durumunun değerlendirmeye alındığını ve geri dönüşlere kapının açık olduğunu bildirdi.
CEPHEDE PANKART MECLİS'TE SOĞUK SAVAŞ
CHP ile Yeni Parti arasındaki kopuş Meclis koridorlarına da yansıdı.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç'ın karşılaştıkları sırada birbirlerine selam vermeden yollarına devam etmesi, eski yol arkadaşları arasındaki kopuşun boyutunu gözler önüne serdi.