Yattara ve Gökhan Ünal gibi iki oyuncusundan yoksun Trabzonspor, çekinerek gittiği Eskişehir deplasmanında çok farklı bir skorla üç puanı almasını bildi. Öncelikle Ersun Yanal'ın istifasıyla takımın başına getirilen Ahmet Özen'i kutlamak gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü Sivasspor yenilgisiyle ligde çok kritik haftalara girilirken, işin başına geçtikten sonra 4 maçta 12 puan kazanmak kolay değil. Oyunun ilk yarısında Eskişehirspor'un savunma kurgusunun yanlışlığı ve orta alandan çıkarken kaptırılan toplar Trabzonspor'un kolay gol pozisyonu üretmesine yol açtı. İlk yarıda Ceyhun ve Alanzinho ile atılan iki golün dışında eğer Trabzonspor orta saha oyuncuları rakip savunma boşluklarına sızan arkadaşlarını final paslarıyla daha olumlu buluşturabilseler bu yarıda çok farklı bir skor ortaya çıkardı. Eskişehirspor'un bütün gol girişimleri ise iki kanattan Batuhan ve Anderson'a atılan yüksek toplarla oluşturulmaya çalışılsa da, ilk yarıda Trabzonspor savunması rakibine bu şansı vermedi. İkinci yarıda Ceyhun'un attığı 3. golden sonra ise oyunda tüm dengeler değişti. Trabzonspor daha rahat oynaması gerekirken bireysel hareketlerle sonuca gitmeye çalıştı. Kaptırılan toplardan sonra 3-4 oyuncunun oyundan düştüğü anlarda Eskişehirspor ilk yarıya göre daha etkili oldu. Bunun sonucunda Eskişehirspor'un kazandığı pozisyonda Giray'ın büyük hatası sonucu oluşan ikinci gol ise "Acaba mı?" sorusunu akıllara getirdi. Ardından ise yine Eskişehirspor savunmasının büyük hatası sonucunda çok farklı bir skor ortaya çıktı. Yine her şey son haftaki maçlara kaldı. Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligi'ne adım atabilmesi için önce Fenerbahçe'yi yenmesi, ardından Sivasspor maçının sonucunu beklemesi gerekiyor. Trabzonspor'un dün öne çıkan oyuncusu uzun bir aradan sonra ilk 11'de forma şansı bulan Ceyhun'du. Attığı iki golün dışında maç süresince verilen görevi en iyi şekilde yaptı. Bu tür genç oyunculara daha çok şans vermeliyiz.