Türkiye'nin sadece yüzde 30'u normal kiloda! Gece uykusundan işe gidememeye: Fazla kilonun etkileri
TÜİK’e göre 15 yaş ve üzerindeki Türkiye vatandaşlarının obezite oranı 2022’de yüzde 20,2 iken bu oran 2025’te yüzde 21,8’e çıktı. Yetişkinleri kapsayan ayrı bir araştırma, obezitenin 2021’deki yıllık ekonomik yükünü 186 milyar lira tahmin etti; yükün yüzde 59’u dolaylı maliyetlerden oluştu. Obezite sebepli maliyetlerin Almanya’da yıllık 55,2 milyar euro, Birleşik Krallık’ta ise 43,2 milyar euro olarak tahmin ediliyor.
Fazla kilo, yalnızca dış görünüşü değil, uykudan kalp sağlığına kadar pek çok alanı etkiliyor. Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, kilo sorununun sindirim, solunum ve üreme sistemine de yansıyabildiğine dikkat çekti. Uyku, idrar ve adet sorunları da uzmanın işaret ettiği etkiler arasında yer aldı.
Özdenkaya, kilo durumunu değerlendirmede kullanılan beden kitle indeksinin 25'in üzerinde olmasının kilo sorununa işaret ettiğini belirtti. Bu ölçütte 30'a kadar olan aralığın "fazla kilolu" olarak ifade edildiğini anlattı.
Harcanandan fazla enerji alındığında bunun vücutta depolandığını söyleyen Özdenkaya, önerisini şöyle özetledi: "Dengeli ve özenli beslenin, hayatınızdan hareketi eksik etmeyin."
Görüşlerini paylaşan vatandaşlar, günlük yaşamın hareket etmeyi zorlaştıran yönlerini anlattı. Bir kişi, işten sonra ev işleri ve yemekle günün sona erdiğini söyledi. Bir başkası, kilo fazlasını hissettiğini ancak önlem alma çabasında her zaman başarılı olamadığını dile getirdi.
A Haber canlı yayınında konuşan Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, fazla kilonun etkilerini anlattı.
TÜRKİYE'DE OBEZİTENİN EKONOMİK YÜKÜ 2021 İÇİN 186 MİLYAR LİRA OLARAK TAHMİN EDİLDİ
Türkiye'de obezitenin ekonomik yükü, hastane ve ilaç masraflarıyla sınırlı kalmıyor. Yetişkinleri kapsayan bir araştırmada, 2021 için toplam yıllık maliyet yaklaşık 186 milyar lira olarak tahmin edildi. İş gücü kaybı, erken emeklilik ve erken ölümler gibi tedavi dışındaki etkiler, hesaplanan yükün yarısından fazlasını oluşturdu.
Çalışmada toplam yükün yaklaşık yüzde 59'u dolaylı maliyetlerden oluştu. Hastalık nedeniyle işe gidememe ve çalışan hasta yakınlarının bakım için işten uzak kalması da bu hesaba dahil edildi.
Doğrudan maliyetler yalnızca muayene, ilaç ve hastane giderlerini kapsamadı. Tedaviye ulaşmak için yapılan yolculuklar, konaklama ve ücretli bakım harcamaları da değerlendirildi.
Geçmiş yıllara ait sağlık araştırmaları ve resmi kayıtlardan yararlanan çalışma, bugünün fiyatlarıyla yapılmış bir harcama hesabı değil, 2021'e yönelik bir maliyet tahmini. Çocukluk çağı obezitesi ve hastayken çalışmaya devam eden kişilerdeki verim kaybı hesaplamanın dışında bırakıldı.
Araştırmanın finansmanını bir ilaç şirketi sağladı. Şirketin çalışma tasarımında, yayımlama kararında ve metnin hazırlanmasında rol almadığı belirtildi.
Sağlıklı Hayat Merkezleri kişiye özel beslenme planı ve kilo takibi sunuyor.
TÜİK VERİLERİNE GÖRE 15 YAŞ VE ÜZERİNDEKİLERDE OBEZİTE ORANI YÜKSELDİ
TÜİK'in Türkiye Sağlık Araştırması, sorunun yaygınlığına ilişkin daha güncel bir tablo sunuyor. Araştırmada, 15 yaş ve üzerindeki kişilerde obezite oranı 2022'de yüzde 20,2 iken 2025'te yüzde 21,8'e yükseldi. Böylece bu yaş grubundaki her beş kişiden birinden fazlası obezite kategorisinde yer aldı.
Son araştırmada obezite kadınlarda, obezite sınırının altındaki fazla kiloluluk ise erkeklerde daha yüksek çıktı. TÜİK'in "fazla kilolu" olarak adlandırdığı "obez öncesi" grup, obezite oranını içermiyor.
Bugün (28 Eylül) A Haber canlı yayınında konuşan Özdenkaya, Türkiye'de ideal kiloda olanların oranını yüzde 30 olarak aktardı. Türkiye'de yaşayanların yüzde 70'inden fazlasının kilolu sınıfına girdiğini ve kilo fazlası olan dört kişiden birinin obez olduğunu belirtti. Ancak bu oranların dayandığı araştırmanın adı, yılı ve kapsadığı yaş grubu canlı yayında açıklanmadı.
OBEZİTEYLE BAĞLANTILI SAĞLIK GİDERLERİ İLİŞKİLİ HASTALIKLARIN TEDAVİSİNİ DE KAPSIYOR
Obeziteyle bağlantılı sağlık giderlerinin önemli bir bölümü, ilişkili hastalıkların tedavisinden kaynaklanıyor. Tip 2 diyabet, yani şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve bazı kanser türleri maliyet araştırmalarında değerlendirilen rahatsızlıklar arasında bulunuyor. Bu nedenle ekonomik yük, yalnızca kilo kontrolü için yapılan harcamaları kapsamıyor.
Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi genetik, çevresel ve psikososyal etkenlerin birlikte rol oynadığı kronik bir hastalık olarak tanımlıyor. Uzun süre devam eden bu hastalıkta sağlıklı gıdaya erişim ve hareket etmeyi kolaylaştıran yaşam koşulları da tablonun parçaları arasında yer alıyor.
Fazla kiloya uyku, idrar ve adet sorunları da eşlik edebiliyor.
TÜRKİYE'NİN 2024 SAĞLIK HARCAMASI VERİLERİ OBEZİTENİN MALİYETİNİ GÖSTERMİYOR
Ülkenin tüm sağlık hizmetlerini kapsayan harcama daha geniş bir kalem. Sağlık Harcamaları İstatistikleri'ne göre Türkiye'nin 2024 yılı toplam sağlık harcaması yaklaşık 2 trilyon 359 milyar lira, hanelerin tedavi ve ilaç gibi ihtiyaçlar için cebinden yaptığı harcama ise yaklaşık 442 milyar lira oldu.
Bu tutarlar obezitenin maliyetini göstermiyor. Resmi bülten, harcamaları hastalık türlerine göre değil, finansmanı sağlayan kurumlar ve sağlık hizmetini sunan kuruluşlar üzerinden açıklıyor. Dolayısıyla toplam sağlık harcamasının tamamını obeziteyle ilişkilendirmek mümkün değil.
AVRUPA ARAŞTIRMASINDAN ÇARPICI SONUÇLAR
Euronews'in haberine konu olan Avrupa araştırmasında da fazla kilo ve obezitenin etkisinin sağlık sistemiyle sınırlı kalmadığı görülüyor. Çalışmanın finansmanını ilaç sektörünü temsil eden bir federasyon sağladı.
Türkiye'nin yer almadığı sekiz ülkeli araştırmada, fazla kilo ve obeziteye bağlı yıllık ekonomik yük Almanya'da 55,2 milyar euro, Birleşik Krallık'ta 43,2 milyar euro olarak tahmin edildi.
İşe devamsızlık, çalışırken yaşanan verim kaybı ve bakım için ayrılan zaman da değerlendirildi. Bu rakamlar, kapsamı ve hesaplama yöntemi farklı olan Türkiye araştırmasıyla doğrudan karşılaştırılabilecek sonuçlar değil.
Türkiye'de Sağlıklı Hayat Merkezleri, beslenme ve fiziksel aktivite alanlarında ücretsiz danışmanlık sunuyor. Merkezlerde kişilerin sağlık durumuna göre beslenme programları hazırlanıyor ve kilo kontrolü için takip yapılıyor. Vatandaşlar doğrudan bu merkezlere başvurabiliyor veya aile hekimlerinin yönlendirmesiyle hizmet alabiliyor.





