Kadınlarda sessiz ilerleyen kanser tehlikesi! Uzmanı uyardı: Belirtileri ve korunma yolları neler?
Kadınların korkulu rüyası jinekolojik kanserler, erken teşhis konulup tedavi edilmezse ölüme götürüyor. Prof. Dr. Serkan Erkan, rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanseri hakkında uyarılarda bulundu.
Dünyada her yıl yaklaşık 1.5 milyon Türkiye'de de 15 bin kadına jinekolojik kanser tanısı konuluyor. Yine dünyada 680 bin, ülkemizde ise 6 bin kadın jinekolojik kanserler nedeniyle ölüyor.
RAHİM AĞZI KANSERİ
Rahim ağzı kanseri, yüzde 99'un üzerinde bir oranla bu virüsün rahim ağzı epiteline yerleşmesi ve hücrelerde mutasyon, kontrolsüz büyüme ve kansere dönüşümü tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır. Sigara içmek, erken yaşta cinsel ilişki yaşamak, çok sayıda cinsel partner öyküsü, erken yaşta hamilelik, çok sayıda doğum yapmak, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kortizon tedavisi ve genetik faktör gibi pek çok etken rahim ağzı kanseri riskini artırıyor. Ara kanamalar, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında lekelenme veya kanama ise en yaygın görülen ilk sinyallerinden.
HPV aşısı, en etkili korunma yöntemidir.
YUMURTALIK KANSERİ
Yumurtalık kanseri, jinekolojik kanserler arasında dünyada rahim ağzı ve rahim kanserinden sonra en yaygın görülen 3. kanser türünü oluşturuyor.
Ülkemizde her yıl 4 bine yakın kadında teşhis ediliyor. Epiteliyal, germ hücreli ve stromal tümörler olmak üzere 3 temel türü olan yumurtalık kanserinin kesin sebebi bilinmemekle beraber birçok risk faktörü tespit edilmiş. İleri yaş, ailede meme-yumurtalık kanseri öyküsü, hiç doğum yapmamış olmak, adetin erken yaşta başlaması (12 yaş öncesi) ve geç yaşta menopoza girmek (>52 yaş), menopozda kullanılan hormon ilaçları, endometriozis ile infertilite (kısırlık) en önemli risk faktörleri olarak sıralanıyor.
Hastalıktan korunmak için düzenli jinekolojik muayene çok önemli. Standart tedavi rahim, yumurtalıklar, mide ile bağırsakların üzerini kaplayan ve omentum olarak adlandırılan yağlı dokunun cerrahi olarak çıkarılması ve lenf bezlerinin alınması şeklinde oluyor.