Doğum sonrası depresyon annelerin yüzde 10-20’sini etkiliyor! İki haftayı aşan belirtiler göz ardı edilmemeli
Doğum sonrası depresyon, annelerin yüzde 10-20'sinde görülebiliyor. Dr. Yeşim Ruhat Kutlu, "Bu dönem iyi takip edilmezse ağır psikiyatrik tablolar ortaya çıkabilir. Anneye destek olmak, hastalığın seyrinde büyük fark yaratır" diyor.
Doğum sonrası dönemde kadında hem bedensel hem de duygusal anlamda büyük bir değişim yaşanıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Yeşim Ruhat Kutlu, "Gebelikte değişen hormon seviyeleri, doğumdan sonra hızlı bir şekilde normale dönmeye çalışır. Bu da kadının ruh halini doğrudan etkileyebilir" diyor.
Doğum sonrası depresyon hakkında açıklamalarda bulunuyor:
GENELLİKLE GEÇİCİDİR
Doğum yapan kadınların yaklaşık yarısında görülen 'annelik hüznü' geçici bir dönemdir. Bu dönemde annede huzursuzluk, ağlama isteği, çaresizlik hissi ve duygusal dalgalanmalar görülebilir.
Doğum sonrası depresyon, annelerin yüzde 10-20’sinde görülüyor. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
Ancak genellikle 2-3 hafta içinde kendiliğinden geçer. Bu süreçte annenin yanında sakin ve destekleyici bir çevre olması çok önemlidir. Doğum sonrası depresyon, annelerin yüzde 10-20'sinde görülüyor.
Eğer bu duygular iki haftadan uzun sürüyorsa ve annenin kendini giderek daha kötü hissettiği bir tablo varsa, doğum sonrası depresyon düşünülmelidir.
Toplumda 'anne olmanın mutluluk getirmesi gerektiği' yönündeki baskılar nedeniyle anneler çoğu zaman yaşadıkları bu zorlukları dile getiremiyor.
Suçluluk ve yetersizlik duyguları artıyor.
UYKUSUZLUK GÖRÜLEBİLİR
Bu durumda klasik depresyon belirtilerinden farklı olarak yorgunluk, uykusuzluk, kaygı, suçluluk hissi ve bebeğe yeterince iyi bakamama korkusu ön plandadır.
İki haftadan uzun süren mutsuzluk ve kaygı, doğum sonrası depresyonun işareti olabilir.
Bazı annelerde hayatın anlamsızlaştığı, intihar düşüncelerinin başladığı durumlar bile görülebilir. Erken dönemde fark edilmesi hayati önem taşır. Doğumla birlikte östrojen, progesteron ve oksitosin gibi hormonlardaki ani değişimler ruh halini etkiler.
Ayrıca annenin uykusuz kalması, yeterli beslenememesi ve sosyal destek eksikliği riski artırır. Stres, ağır iş yükü, şiddet, yalnızlık ve çevresel baskılar da depresyonu tetikleyebilir.
EŞ VE AİLE DESTEĞİ ÖNEMLİ
DR. Yeşim Ruhat Kutlu, "Bu süreç-süreçte annenin yakın çevresi, özellikle eşi ve ailesi dikkatli olma-te olmalı. Annenin kendine veya bebeğine zarar verme riski varsa vakit lı. kaybetmeden bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır. Tedavide ilacın yanı sıra psikoterapi ve aile desteği de önemlidir. Anne-Annenin yanında olmak, yargılamadan dinlemek ve yardım istemesi-nin istemesini kolaylaştırmak gerekir" dedi.