Hiç iz kalmadan organ bağışlanabiliyor
Böbrek bağışında bulunanların ameliyat sonrası apandisit operasyonu kadar izi kalıyor. Doç. Dr. Alihan Gürkan: Böbreği altı santim kesiden çıkarıyoruz. Geride nerdeyse hiç iz kalmıyor
Giriş Tarihi:
Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Alihan Gürkan, organ naklinde yeni gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı.
Organ bağışında en önemli yenilik nedir?
Canlı vericili bağışlarda, sınırlayıcı etkenlerden biri de hastaların vücutlarından böbrek çıkartılırken çokbüyük bir kesi oluşmasıydı. Çoğu hasta için bu durum çok caydırıcıydı. Kapalı yöntemle (laparoskopik) yapılan böbrek çıkartma işlemleriyle birlikte bağış oranı da arttı. Akdeniz Üniversitesi'nde, biz son dört aydır hiçbir şekilde açık böbrek çıkartma işlemi yapmıyoruz. Bütün hastalara, bu konforlu ameliyat şeklini sunuyoruz.
NORMAL HAYATA DÖNÜŞ
Bu operasyonu nasıl yapıyorsunuz?
Böbreği kasıkta açtığımız altısekiz santimlik bir kesiden çıkartıyoruz. Kozmetik açıdan ve ameliyat sonrası yaşanacak zorluklar açısından bu, çokkaliteli bir yöntem. Verici 24 saatte ayağa kalkabiliyor. Normal hayatına dönüyor ve bir hafta sonra da işbaşı yapabiliyor. Olabildiğince küçük bir kesi ile yapıldığından fıtık riski olmuyor.
Organını veren kişi için bu operasyon, apandisit ameliyatı kadar kolay mı?
Biz senede 400 civarında organ nakli yapıyoruz. Yani hastanemizde apandisit ameliyatlarından daha çok organ nakli operasyonu yapılıyor. Bu nedenle de risk düşük. Ama yine de bu operasyonlar, cerrahi açıdan zor ameliyatlar... Dolayısıyla deneyimsiz ekipler tarafından yapılmamalılar...
Verici ile alıcıyı hep aynı anda mı ameliyata alırsınız?
Genelde vericinin ameliyatı başladıktan yarımsaat sonra alıcının ameliyatı başlar. Böylece çıkarılan organ, beklemeden alıcıya aktarılır.
Karaciğeri mi yoksa böbreği mi bağışlamak daha zor?
Teknik açıdancanlı vericili, karaciğer nakli cerrahinin en zor operasyonudur. Zorluk katsayısı ise böbrek naklinden daha fazladır.
SIRA SATIN ALAMAZLAR
Türkiye'de SGK'nın organ nakli için ayırdığı bütçe yeterli mi?
Gayet yeterli, normal şartlarda hastaların ceplerinden hiçpara ödememeleri gerekir. Burada hastaların akıllarında tutmaları gereken önemli bir nokta var. Hastalar, bekleme listelerinde, para ödeyerek organ önceliği satın alamaz. Bunu kim söylüyorsa, yalan söylüyordur. Hastaların, bu beklentileri istismar edilmemelidir. Hastalar hiçbir şekilde organ naklinde para ile sıra satın alamazlar. Kadavra listelerinde bekleyen hastalar, bunun Sağlık Bakanlığı'nca dağıtıldığını bilmeli.
BİR İNSANA DÖRT KEZ BİLE ORGAN NAKLİ YAPILABİLİR!
Organ nakli yaptıracak kişiler, kendileri için en iyi merkezi nasıl bulabilirler? Evlerine en yakındaki merkezi mi seçmeleri doğrudur?
Gönül ister ki, en yakın merkez olsun. Ancak organ naklinin yapılacağı merkez de çok önemli... Hastalar artık merkezleri sorgulamak zorunda... Çünkü bu tedavi, ömür boyu sürüyor. Alıcılar kadar vericilerin de dikkat etmesi gerekiyor. Yani vericilerin ameliyattan sonraki ilkyılda en az üç kere doktora görünmeleri de gerekiyor. Hastanede yeteri kadar elemanınız yoksa, bu kontrolleri yapamazsınız. Organ nakli merkezlerinin genel politikası, sürekli ameliyat yapmak değil, ameliyatı yaptıktan sonra da, o operasyonun sorumluluğunu üstlenmektir.
ORANI DÜŞÜRMELİ
Bir insana kaç kez organ nakli yapılabilir?
Dördüncü nakil bile yapılabilir. Ama bunların oranını mümkün olduğu kadar düşürmek gerekir. Takılan böbreği ne kadaruzun yaşatıyorsanız o kadar iyi...
DOĞANIN ARMAĞANI ZEYTİNYAĞI
GÖZLERİNİZE İYİ BAKIN
DİYET BOZMAYAN ATIŞTIRMALIKLAR
AKRABA DIŞI NAKİLLERE ARTIK JÜRİLER KARAR VERECEK
Organ nakli için kurulan heyetin yapısında bir değişiklik var mı?
Evet. Bu heyet; polis, avukat gibi değişik meslek gruplarından oluşacak bir jüri haline geldi. Böylece hekimlerin üzerindeki yük de kalkmış oldu. Kötü niyetli olan kişilerin, bu kurulu aldatmaları artık çok ama çok daha zor. Kötü niyetli kişilerden korunmanın tek çözümü ise, organ bağışını artırıp, bu pazarı tamamen yok etmek...
Akraba olmayan kişilerden organ alımı yasaklandı. Sizce, bu nakil oranlarını düşürdü mü?
Yasaklanmadı. Sadece kurullar düzenlenene kadar askıya alındı. Sanırım 5-10 gün içerisinde kurullar, yeniden çalışmaya başlayacak. Akraba olmayan canlı vericili nakillerin çok dikkat etmesi, her duyduklarına inanmaması gerekiyor. Organ naklini eğer denetim altında tutmazsanız, kötü niyetli kişiler bu durumdan çıkar sağlamaya çalışır.
BEYİN ÖLÜMÜNDEN SONRA UMUT VEREN YALAN SÖYLER
Beyin ölümünden sonra yaşamak mümkün mü?
Kesinlikle hayır. Çünkü bu hastalara yapılan testlerin yanılma payı sıfır... Ayrıca bu testler, dört farklı hekim tarafından ayrı ayrı yapılıyor. Yani, hekimlerin her biri ayrı ayrı rapor veriyor. Bu raporların biri bile çekimser olsa, beyin ölümü tanısı konamaz. Böylesi sıkı bir denetimde kaçak olma olasılığı sıfır... Bu konuda yapılan yorumlara çok dikkat etmek gerekiyor. Geçenlerde beyin ölümü gerçekleşen genç bir kardeşimizle ilgili, değerli bir hocamızın 'Beyin ölümü gerçekleşti ama desteğimizi çekmiyoruz' şeklindeki bir açıklaması basına yansıdı. Ben hocamızın bu açıklamayı yaptığına inanmıyorum; olsa olsa yanlış anlamadır diye düşünüyorum. Çünkü, beyin ölümü gerçek ölümdür, dönüşü yoktur. Desteğiniz devam etse de yoktur, etmese de yoktur. Böyle bir aktarım, beyin ölümü gerçekleşen kişinin organlarını bağışlayan akrabalarının aklına 'Acaba desteğe devam etse miydik?' sorusunu getirebilir. Bu korkunç bir şeydir.
Organ bağışında en önemli yenilik nedir? Canlı vericili bağışlarda, sınırlayıcı etkenlerden biri de hastaların vücutlarından böbrek çıkartılırken çok
NORMAL HAYATA DÖNÜŞ
Bu operasyonu nasıl yapıyorsunuz? Böbreği kasıkta açtığımız altısekiz santimlik bir kesiden çıkartıyoruz. Kozmetik açıdan ve ameliyat sonrası yaşanacak zorluklar açısından bu, çok
Organını veren kişi için bu operasyon, apandisit ameliyatı kadar kolay mı? Biz senede 400 civarında organ nakli yapıyoruz. Yani hastanemizde apandisit ameliyatlarından daha çok organ nakli operasyonu yapılıyor. Bu nedenle de risk düşük. Ama yine de bu operasyonlar, cerrahi açıdan zor ameliyatlar... Dolayısıyla deneyimsiz ekipler tarafından yapılmamalılar...
Verici ile alıcıyı hep aynı anda mı ameliyata alırsınız? Genelde vericinin ameliyatı başladıktan yarım
Karaciğeri mi yoksa böbreği mi bağışlamak daha zor? Teknik açıdan
SIRA SATIN ALAMAZLAR
Türkiye'de SGK'nın organ nakli için ayırdığı bütçe yeterli mi? Gayet yeterli, normal şartlarda hastaların ceplerinden hiç
BİR İNSANA DÖRT KEZ BİLE ORGAN NAKLİ YAPILABİLİR!
Organ nakli yaptıracak kişiler, kendileri için en iyi merkezi nasıl bulabilirler? Evlerine en yakındaki merkezi mi seçmeleri doğrudur? Gönül ister ki, en yakın merkez olsun. Ancak organ naklinin yapılacağı merkez de çok önemli... Hastalar artık merkezleri sorgulamak zorunda... Çünkü bu tedavi, ömür boyu sürüyor. Alıcılar kadar vericilerin de dikkat etmesi gerekiyor. Yani vericilerin ameliyattan sonraki ilk
ORANI DÜŞÜRMELİ
Bir insana kaç kez organ nakli yapılabilir? Dördüncü nakil bile yapılabilir. Ama bunların oranını mümkün olduğu kadar düşürmek gerekir. Takılan böbreği ne kadar
DOĞANIN ARMAĞANI ZEYTİNYAĞI
GÖZLERİNİZE İYİ BAKIN
DİYET BOZMAYAN ATIŞTIRMALIKLAR
AKRABA DIŞI NAKİLLERE ARTIK JÜRİLER KARAR VERECEK
Organ nakli için kurulan heyetin yapısında bir değişiklik var mı? Evet. Bu heyet; polis, avukat gibi değişik meslek gruplarından oluşacak bir jüri haline geldi. Böylece hekimlerin üzerindeki yük de kalkmış oldu. Kötü niyetli olan kişilerin, bu kurulu aldatmaları artık çok ama çok daha zor. Kötü niyetli kişilerden korunmanın tek çözümü ise, organ bağışını artırıp, bu pazarı tamamen yok etmek...
Akraba olmayan kişilerden organ alımı yasaklandı. Sizce, bu nakil oranlarını düşürdü mü? Yasaklanmadı. Sadece kurullar düzenlenene kadar askıya alındı. Sanırım 5-10 gün içerisinde kurullar, yeniden çalışmaya başlayacak. Akraba olmayan canlı vericili nakillerin çok dikkat etmesi, her duyduklarına inanmaması gerekiyor. Organ naklini eğer denetim altında tutmazsanız, kötü niyetli kişiler bu durumdan çıkar sağlamaya çalışır.
BEYİN ÖLÜMÜNDEN SONRA UMUT VEREN YALAN SÖYLER
Beyin ölümünden sonra yaşamak mümkün mü? Kesinlikle hayır. Çünkü bu hastalara yapılan testlerin yanılma payı sıfır... Ayrıca bu testler, dört farklı hekim tarafından ayrı ayrı yapılıyor. Yani, hekimlerin her biri ayrı ayrı rapor veriyor. Bu raporların biri bile çekimser olsa, beyin ölümü tanısı konamaz. Böylesi sıkı bir denetimde kaçak olma olasılığı sıfır... Bu konuda yapılan yorumlara çok dikkat etmek gerekiyor. Geçenlerde beyin ölümü gerçekleşen genç bir kardeşimizle ilgili, değerli bir hocamızın 'Beyin ölümü gerçekleşti ama desteğimizi çekmiyoruz' şeklindeki bir açıklaması basına yansıdı. Ben hocamızın bu açıklamayı yaptığına inanmıyorum; olsa olsa yanlış anlamadır diye düşünüyorum. Çünkü, beyin ölümü gerçek ölümdür, dönüşü yoktur. Desteğiniz devam etse de yoktur, etmese de yoktur. Böyle bir aktarım, beyin ölümü gerçekleşen kişinin organlarını bağışlayan akrabalarının aklına 'Acaba desteğe devam etse miydik?' sorusunu getirebilir. Bu korkunç bir şeydir.