⇒ İlk 6 ay yalnız anne sütü... Sıkça yapılan diğer bir hata ise, annelerin sütlerinin yeterince " besleyici" olmadığı,bebeklerine "yaramadığı" ya da"gaz" yaptığı inancıdır. Yeterli sütü olmasına rağmen birçok anne, ek besinlere ya da biberon mamasına yöneliyor. Halbuki anne sütü alan bebeklere ilk 6 ay, D vitamini dışında su dahil ek bir gıda vermek gereksizdir. Çoğu anne, bebeğine biran önce değişik yemekler yedirmek ister.Halbuki bazı besinler bazı aylardan önce bebeğe verilmemelidir, aksi takdirde alerji, besini hazmedememe, kusma ve ishalgibi çeşitli sorunlar gelişebilir. Örneğin kaşıkla beslenmeye, duruma göre, 4 ile 6.aylar arasında başlanmalıdır. Önce meyve,sebze ve piyasada satılan bebeğin ayına uygun hazır muhallebiler verilmelidir. Yoğurt, peynir ve yumurta sarısı verilmeye ise en erken 7. aydan sonra başlanmalıdır.1 yaşından önce bal, şeker, tuz ve tatlandırıcı kullanılmamalıdır. Çoğu anne,bebeğe verdiği sebze ya da meyvelerin daha lezzetli olacağını düşünerek şeker ilave eder. Böyle bir uygulama, bebeği, daha şekerli tatlara yöneltir. Bu durum bebeğin gereksiz yere kalori almasına, şişmanlığave diş çürüklerine neden olabilir."
⇒ Gerekenden fazla besin vermeyin Ek besinlere başlarken, çocuğa gerekenden fazla besin verilmesi karşısında çocuk, kaşığı gördüğünde ağzını kapatmayı, kusmayı, ağlamayı öğrenir. Anneler yeni birbesini çocuğa alıştırmaya; ilk gün bir-iki tatlı kaşığı, sonra da zamanla yavaş yavaş arttırarak (6aylık bebek için öğün miktarı 50cc, yani en fazla 10 tatlı kaşığı)başlamalıdır. Bebeğin alerji, hazım,beğenme gibi durumlarını anlamak için her gün farklı bir besin denemek gerekir. Çocuk ve bebekleri katı bir saat düzeniyle beslemeye çalışmak doğru değildir. Hatta ilk 4 ay bebeğe, her ağladığında meme verilmesi önerilir.Ancak bebek belli bir düzene girsin diye 3 saatten önce meme vermemek hatalı bir davranıştır.Çünkü bebekler susamış ve hızlı büyüme dönemine girmiştir.Normale göre daha sıkacı kabilir, süt gereksinimi ve acıkma sıklığı daha fazla olabilir.Bu tür saatler çocuktan çocuğa değişir.
⇒Sık yapılan hatalar... Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Göker, annelerin çocuk beslenmesinde sıkça tekrarladıkları yanlışları ve aslında yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:
►Mama kutularının üzerinde yazan "aya uygun öğün miktarı"nı bebeğin yemesini beklemek yanlıştır. Aynı gündedoğmuş bazı bebekler 90 cc ile doyarken bazılarına 180cc yeterli gelmeyebilir.Öğün miktarını bebek belirler. ►Bazı anneler, bebeğin emziğine ya da meme uçlarına bal sürer. Çocuklara 1 yaşından önce bal verilmesi, ölümle sonuçlanan zehirlenmeye neden olabilir. ►Çocuğa herhangi bir şeyi yedirmek için bir besini başka bir besinin yanında vermek yanlıştır. Örneğin şekerli yoğurdu çok seven bir çocuğa yoğurt dışındaki besinleri bir kaşık yoğurt ve bir kaşık sebze seklinde yedirmek gibi... Bu durum,yoğurt ağırlıklı tek tipte beslenmeye dönüşür, bir müddet sonra çocuk yoğurt dışında bir şey yememeye başlar. ►Bazı anneler ise "Çocuğum bugün birşey yemedi, ama hiç olmazsa sütünü içsin"diyerek, çocuklarını günde 1-2 litre sütle beslerler. Üstelik bunu çok sayıda anne yapar. Aşırı süt içerek karnını doyuran çocuk, diğer besinleri yemeyi reddeder. Bu durum; demir eksikliğine,çeşitli alerjilere ve aşırı sık hastalanmalara yol açabilir. Çocuğun 1 yaşından sonraki günlük süt gereksinimi bir su bardağı yani 200 cc'dir. ►Çocuklar bazı besinleri belli bir yaşa gelene kadar kesinlikle yemeyebilir. Örneğin yumurta yediğinde kusan ya da öğüren çocuğa yumurtayı hiç yedirmemek,herhangi bir eksikliğe yada gelişme geriliğine yol açmaz.Bazı çocuklar 1 yaşından sonra süt içmeyi kesebilir. Bu çocuklar süt içmeyip, yoğurt ya da peynir yiyorlarsa kalsiyum eksikliği söz konusu olmaz. Kalsiyum,süt dışında çeşitli sebze,meyve ve tahıllarda da bulunur. ►Sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biri dengeli beslenmektir, yani günlük sebze, meyve, tahıl, karbonhidrat,süt ve et ürünlerinin alınmasıdır.Örneğin; yalnız etle beslenmek, yeterli sebze alınamamasına,dolayısıyla kabızlığa ve vitamin eksikliklerine yola çabilir. Diğer bir kural ise mümkün olduğu kadar doğal beslenmeye çalışmaktır. Hazır gıdaların kansorejen özellikleri olabildiği gibi, besin değerleride daha düşüktür. Bu tür gıdalar,daha çok alerjiye ve sindirim sistemiyle ilgili hastalıklara yol açarlar.