Derdini sözleriyle değil de, vücut diliyle anlatan bir fenomen... Kimisi bu halini seviyor, kimi ise antipatik buluyor. Türk futbol tarihinin zirvesindeki üç isimden biri desek yanılmış olmayız herhalde... Peki Fatih Terim bugünlere nasıl geldi? Sizler için küçük bir portre hazırladık...
Derdini sözleriyle değil de, vücut diliyle anlatan bir fenomen... Kimisi bu halini seviyor, kimi ise antipatik buluyor. Türk futbol tarihinin zirvesindeki üç isimden biri desek yanılmış olmayız herhalde... Peki Fatih Terim bugünlere nasıl geldi? Sizler için küçük bir portre hazırladık...
4 Eylül 1953'te Adana'da dünyaya gelen Fatih Terim Futbola Ceyhanspor'da başladı.Türkiye 2. Ligi'nde şampiyon olarak 1.Lige geçen Adana Demirspor'da sergilediği oyun ile herkesin ilgisini üzerine çekti ve bir sonraki sezon Galatasaray'a transfer oldu.
1985'te futbola veda edene kadar Galatasaray'da futbol oynayan Terim Galatasaray'da takım kaptanlığını da üstlendi. Galatasaray'daki oyunculuk kariyeri boyunca yürüttüğü kaptanlığı sayesinde tüm zamanların en sevilen Galatasaray oyuncularindan biri haline geldi. Galatasaray formasıyla 327 maç oynadı.
MİLLİ TAKIM KARİYERİ 7 Kez U-19, 10 kez Ümit Milli ve 51 kez de A Milli olmak üzere toplam 68 kez Türkiye Milli Futbol Takımı forması giyen Fatih Terim, bu maçlarda 2 gole imzasını atmıştır. Ayrıca aralıksız 51 kez A Milli Takım forması giyerek bir kez daha adını Türk futbol tarihine yazdırmış oldu.
TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ 1987-1989 yılları arasında iki sezon Ankaragücü takımını çalıştırdı. İlk sezonu onuncu, ikinci sezonu altıncı sırada bitirdi. 1989-1990 sezonunda 2. Lig takımı Göztepe'yi kısa bir süre çalıştırdı.
Terim, Sepp Piontek’in 1990 yılında yardımcılığını yapmaya başladı. Türkiye 21 Yaş Altı Millî Futbol Takımı’nı, 1993 Akdeniz Oyunları Şampiyonu yaptı. Ekim 1993'de Sepp Piontek'ten boşalan Türkiye Millî Futbol Takımı'nın başına geçmiştir.
Fatih Terim'in başında bulunduğu Türkiye Millî Futbol Takımı ile 1996 yılında Avrupa Şampiyonası'na ilk defa katılma hakkı kazandı. Türkiye, D Grubu'nda Hırvatistan, Portekiz ve Danimarka'nın rakibi olup, üç maçta sırasıyla 1-0, 1-0 ve 3-0'lık yenilgiler alarak turnuvaya gol atamadan ve puansız veda edince aynı yıl Türkiye Millî Futbol Takımı'ndan ayrıldı.
1996-2000 yılları arasında Galatasaray'ı çalıştırdı 4 lig 2 Türkiye Kupası ve 1 UEFA Kupası Şampiyonluğu kazandırdı. 2000 yılında Galatasaray, UEFA Kupası'nı kazanan ilk ve tek Türk takımı oldu ve kendisi de "İmparator" lakabını aldı.
2000-01 sezonunda İtalya'nın ACF Fiorentina takımını çalıştırdı ve takımını İtalya Kupası'nda finale taşıdı. Final maçından birkaç hafta önce kulüp başkanı Cecchi Gori ile anlaşamayıp takımdan ayrıldığı için kupa sevincini yaşayamadı.
2001-02 sezonunda İtalya'nın köklü kulüplerinden olan AC Milan'ı çalıştırdı. Bir başarı elde edemeyen Terim, İtalya Kupası'nda ilk turda elendikten sonra ligde de başarılı sonuçlar alamadı. 4 Kasım 2001'deki 1-0'lık Torino FC mağlubiyetinden sonra görevinden uzaklaştırıldı.
2002-2004 yılları arasında Galatasaray'a geri dönmüş, 2004 yılında ligde ve Avrupa Kupalarındaki başarısız sonuçların ardından Galatasaray'dan ayrılmıştır.
2005 yılında tekrar Türkiye Millî Futbol Takımı'nın başına getirilmiştir. 2006 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Türkiye'yi play-off turuna yükseltti. Bu turda İsviçre'yle eşleşen Türkiye, deplasmanda oynadığı ilk maçı 2-0 kaybederken, soyunma odalarında yaşanan bazı tatsız olaylar, Türkiye'de çok büyük tepki toplamış, 16 Kasım 2005'te oynanacak rövanş maçına bu duygularla çıkıldı. Türkiye, oldukça çekişmeli geçen maçı 4-2 kazanmasına karşın, kendi sahasında yediği goller nedeniyle evde kalan taraf oldu.
Bu başarısızlığın ardından ilk maçta yaşanan olayların da hırsını üzerlerinde taşıyan futbolcular, teknik ekip sorumluları, soyunma odalarında, hattâ sahada, rakiplerine karşı son derece çirkin davranışlarda bulunmuş, saldırmışlar ve Türkiye, FIFA'nın aldığı bir kararla, Avrupa Şampiyonası elemeleri sürecindeki 6 iç saha maçını tarafsız sahada oynama cezası almıştı.
Ceza daha sonra 3 maça kadar indirildiyse de, yaşanan olayların sorumluluğu, futbolcularının ve yardımcılarının sakin olmalarını engelleyemeyen Fatih Terim'e atfedildi.
7 Şubat 2007'de Gürcistan maçıyla 55. kez takımın başında sahaya çıkarak, Coşkun Özarı'nın rekorunu kırdı.
24 Mart 2007 Yunanistan-Türkiye maçı ile 56. kez takımın başına geçmiş oldu.
erim'in karnesinde, o dönem 30 galibiyet, 17 beraberlik, 14 de yenilgi bulunuyordu.
Aldığı mağlubiyetler ve beraberliklerden sorumlu tutuldu. Fakat daha sonrasında elde ettiği Norveç ve Bosna-Hersek galibiyetleriyle Türkiye Milli Takımını Avusturya ve İsviçre'de yapılacak olan 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine götürdü.
Şampiyonada Milli Takım yarı finale yükseldi.Yarı finalde Türkiye, Almanya 'ya 3-2 yenilerek elenmiştir ve o sonuçla da Türkiye 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda 3. olmuştur.
Fatih Terim bu turnuvanın en iyi teknik direktörü seçilmiştir. Türkiye Millî Futbol Takımı'nı 2010 FIFA Dünya Kupası'na taşıyamadığı için 19 Ekim 2009 tarihinde basın toplantısı düzenleyerek görevinden ayrıldığını açıklamıştır.
UEFA Kupası'nı kazandırdığı 17 Mayıs 2000 tarihinden tam 11 yıl sonra, 17 Mayıs 2011'de 3. kez Galatasaray teknik direktörlüğüne getirilmiştir.
1 Temmuz 2011 tarihinde Türk Telekom Arena'da gerçekleştirilen törende, Galatasaray ile üç senelik resmi sözleşmeye imza atmıştır.
2 Mayıs 2012 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda takımının 18. lig şampiyonluğunu getirmiştir.
Galatasaray'la sezonu zirvede tamamlayan Terim, kariyerinin 5. lig şampiyonluğunu elde ederken, lig tarihinde en fazla şampiyonluk kazanan teknik direktörü unvanını almıştır.
Ayrıca daha önce 2002 yılında düzenlenen UEFA Elit Teknik Direktörler Forumu’na davet edilen ilk Türk teknik direktör unvanını kazanan Fatih Terim, aynı organizasyona 2012 yılında tekrar davet edildi.
Galatasaray'daki 3. döneminin 2. sezonunu yaşan Terim'in bu yılki en büyük hedefli Avrupa'da başarı.
Bu da, Manchester United, Braga ve Cluj'un bulunduğu grupta ilk ik sırada yer alabilmekten geçiyor...
Terim'in öğrencileri ilk iki Avrupa maçından yenilgi ile ayrılsa da umutlar henüz tükenmedi.
2012 - 2013 sezonuna iddialı bir kadro ile giren Fatih Terim Türkiye'de de şampiyonluk hedefliyor.
Hırs, başarı, motivasyon...
Bu kelimelerin hepsini toplasak önümüze Fatih Terim ismi çıkar kuşkusuz...
Terim'in Galatasaray'la Avrupa'da yeniden başarılar yakalayıp yakalayamayacağı merak konusu.
Terim Galatasaray'la ülke dışında yeniden başarılı olur mu, bilinmez...
Ama bilinen bir gerçek var...
Fatih Terim, hem Türk futbolu için, hem de Galatasaray için ismini çoktan 'efsaneler' adına yazdırmıl bir isim.