Gökhan Türkmen konserinde daha önce yaşanmamış olay: Üst üste 9 evlilik teklifi!
Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde Cehennemağzı Mağaraları'ndaki tarihi amfi tiyatroda sahne alan Gökhan Türkmen’in konseri romantik anlara sahne oldu. Ünlü şarkıcının duygusal parçaları eşliğinde 9 çiftin peş peşe evlilik teklif etmesi geceye damga vurdu.
Karadeniz Ereğli'de bulunan tarihi Acheron Amfi Tiyatro'da gerçekleştirilen Gökhan Türkmen konserine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Yaklaşık 3 saat boyunca sahnede kalan ünlü sanatçı, sevilen şarkılarını 1.500 kişilik coşkulu kalabalık eşliğinde seslendirdi.
(Fotoğraflar Takvim Foto Arşivi'nden ve İHA'dan alınmıştır.)
KONSERE EVLİLİK TEKLİFLERİ DAMGA VURDU
Türkmen'in duygusal parçalarını söylediği sırada konser alanında bulunan 9 çift, birbirlerine evlilik teklifinde bulundu. Seyircilerden büyük alkış toplayan romantik anların ardından açıklama yapan Gökhan Türkmen, daha önce böyle bir manzarayla karşılaşmadığını belirtti.

Yaşanan duruma şaşırdığını dile getiren ünlü şarkıcı, "Efsane bir akşam oldu. Aslında alışkın olduğumuz bir manzara ama burada fazlası oldu. Mükemmel bir manzara. Bir gecede bu kadar evlilik teklifi olması bizi de şaşırttı. Bu akşamki şarkılarımız gelinlerimize, damatlarımıza gelsin" dedi.

Türkmen, tekliflerin şarkıların önüne geçtiğini belirterek genç çiftlere ömür boyu mutluluk diledi.

SIRA ARKADAŞLIĞINDAN ÖMÜRLÜK AŞKA: 17 YIL SAKLANAN HİSLER
Konserdeki romantik anlar ve evlilik teklifleri, ünlü şarkıcının kendi özel hayatını ve aşk hikayesini de yeniden merak konusu yaptı. 2014 yılında Sinem Aksoy ile nikah masasına oturan Gökhan Türkmen, eşine olan duygularını lise yıllarından itibaren uzun süre gizlediğini şu sözlerle itiraf etmişti:
"Sinem'i lisede tanıdım, içten içe hep aşıktım. Tam 17 yıl boyunca neler hissettiğimi sakladım, duygularımı belli etmedim"

Sinem Türkmen ise lise yıllarındaki sıra arkadaşlıklarını ve aralarındaki bağın nasıl güçlendiğini şu ifadelerle anlatmıştı:
"Gökhan'la aynı lisede sıra arkadaşıydık. Ders sırasında çok sıkıldığımız anlarda birbirimize küçük notlar yazar, kendi aramızda haberleşirdik. 'Hafta sonu ne yaptın?' filan gibi şeyler... Sonra o notlar bize yetmemeye başladı. Dedik ki, acaba bir defter mi tutsak? Böylece defter tutma olayı başladı. En yakın arkadaşınla günlüğünü paylaştığını düşün, tam da öyle bir şeydi. Defter bir hafta sonu bende kalıyordu, öteki hafta sonu Gökhan'da..."