Suskunluğunu bozan Hande Erçel’den çok konuşulacak açıklamalar: Hayat bana borçlu gibi hissediyorum!
Kariyeri kadar özel hayatıyla da konuşulan oyuncu Hande Erçel, son olarak açıklamalarıyla gündem oldu. Hakan Sabancı ile mutlu bir birliktelik sürdüren ünlü oyuncu, verdiği bir röportajda özel hayatına dair dikkat çeken itiraflarda bulundu. Kendiyle ilgili bilinmeyenler anlatan Erçel, genç yaşta kaybettiği annesinden aşka bakış açısına, uğradığı siber zorbalıktan unutamadığı hatıralarına birçok konu hakkında konuştu. İşte "Hayat bana borçlu gibi hissediyorum" diyen Hande Erçel'in özel hayatına dair yaptığı samimi açıklamalar...

Hakan Sabancı ile uzun süredir aşk yaşayan oyuncu Hande Erçel; kariyeri, sosyal medya paylaşımları ve özel hayatıyla sık sık adından söz ettirmişti. Erçel, şimdi ise açıklamalarıyla gündeme geldi.

Erçel, genç yaşta kaybettiği annesinden aşka bakış açısına, uğradığı siber zorbalıktan unutamadığı hatıralarına birçok konu hakkında konuştu. ABtalks adlı Youtube programına konuk olan oyuncu, kendiyle ilgili bilinmeyenler anlattı.

Hande Erçel'e ilk olarak "Sen kimsin?" sorusunu yanıtladı: "Ben kendimi tanımlayamıyorum. İnsanlar beni sana anlatsın isterim. Tam olarak ben de kendimi bilmiyorum, hangi Hande ya da. Çok fazla Hande var ama bunu ben dillendirmeyi tercih etmem insanlar dillendirsin insanlar anlatsın isterim"
"Ben kimim bilmiyorum" diyen Erçel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir zamanlar kim olduğumu çok iyi biliyordum. Ama sonra beni ben yapan birçok şeyi kaybettim. Şimdi yeniden kendimi bulmaya çalışıyorum"

"NEŞELİ, MUTLU VE HEYECANLI"
Erçel çocukluğunu da şu üç kelimeyle özetledi:"Neşeli, mutlu ve heyecanlı"

"BİLİRİM Kİ ANNEM ORDA VE BİZE SESLENİYOR"
Genç yaşta annesini kaybeden oyuncu, en güzel çocukluk anısını sorulduğunda şöyle konuştu: "Biz sitede yaşıyorduk. Site yuvarlak şekildeydi. Ortasında bir park vardı. Biz ablamla hep o parktaydık ve akşama kadar o parkta istediğimiz her şeyi yapıyorduk. Ve akşam saatinde annem camdan seslenirdi: 'Hande, Gamze hadi eve' diye, ben hep annemin o sesini beklerdim eve girmek için. Ne zaman aklıma çocukluğum gelse en güzel anım bu olur. Bilirim ki annem orda ve bize sesleniyor"

"HAYAT BANA DEĞERSİZ HİSSETTİRDİ"
Ünlü oyuncu, hayatında 'değer vermek' kavramının çok özel bir yere sahip olduğunu belirterek kimseye kendini değersiz hissettirmemek için çaba gösterdiğini söyledi:"Ben çocukken böyle bir duygu yaşamadım. Bu duyguyu bilmiyordum. Çok el üstünde büyütüldüm. Bu duyguyu sonradan yaşadım. Hayat bana değersiz hissettirdi. O yüzden artık çevremdeki kimseye bu duyguyu yaşatmak istemem"

"GÜZELLİK ÖNEMLİDİR"
Erçel, "Güzellik önemli midir?" sorusuna da şu cevabı verdi: "Güzellik önemlidir. Ama sen istediğin kadar çabala istediğin kadar kendini kanıtlamaya çalış sana bakış açısı değişmiyor. Güzelsin ama senin için güzellik ne? İstediğin kadar güzel ol kalbinde kötülük varsa o güzellik görünmez. Güzelsin ama bu başarıyı getirmez. Başarı, senin hayallerine ne kadar yaklaştığınla ilgilidir. İnsanların sadece dış görünüşe bakması yıpratıcı"

"ÇOCUK İSTİYORUM"
Röportaj sırasında çocuk sahibi olmak istediğini de söyleyen Erçel: "Bu biraz korkutucu bir şey benim için ama istiyorum da. Benim o kadar kuvvetli bir bağım vardı ki annemle ben de benim canımdan kanımdan biriyle daha bu bağı kurmak isterim"

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
Annesinin kaybını anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Erçel, "Başa çıkabildim mi bilmiyorum. Bu, yüzmeyi öğrendiğiniz bir deniz. Ve ben hâlâ o denizdeyim... Onunla yeniden kavuşacağım güne kadar yüzüyorum" dedi.

UNUTAMADIĞI ANI
Annesiyle geçirdiği son anıları anlatan Erçel, hastanede yaşadıklarını ve en unutamadığı anı anlattı: "Sezen Aksu'nun bir şarkısını açtım. O sırada başını çevirip bana baktı. Sessizce birlikte dinledik. Bu anıyı hep saklıyorum"

MAVİ'NİN HASTALIĞINDAN BAHSETTİ
Yeğeni Mavi'nin henüz iki buçuk yaşındayken kanserle mücadele ettiğini hatırlatan Erçel, "Annemin vefatından sonra bir umut olmuştu bizim için. Ama sonra bir şok daha yaşadık. Çok şükür şimdi iyi. Hayatının geri kalanında dikkat etmemiz gereken şeyler var ama şu an çok iyiyiz"şeklinde konştu.

"SESSİZ KALMAYI SEÇİYORUM"
Erçel, artık hayallerini gerçekleştirmeden paylaşmamaya karar verdiğini söyledi:"Konuştuğumda, bir şeyin olmayacağına inanmaya başladım. Enerjisini tükettiğimi hissediyorum. O yüzden artık sessiz kalmayı seçiyorum."

"BUNLARI ASLA AFFEDEMEM"
Sosyal medyada uğradığı siber zorbalık hakkında da konuşan Hande Erçel, gençlik döneminde yaşadığı travmaları şu sözlerle anlattı: "'Bazlama' gibi yorumlar yapılıyordu. Oyunculuğum, bedenim, çevrem her şey yargılandı. Henüz 20 yaşındaydım. Çok gençtim. Bunları asla affedemem"

"BEN DERİN AŞIK BİRİYİM"
Ünlü oyuncu, aşkın kendisini en çok besleyen duygu olduğunu belirtti: "Ben derin aşık biriyim. Mavi'ye de, köpeklerime de, partnerime de aşığım. Aşk kalbimi dolduran bir şey. Diğer tüm duygulardan daha büyük"
İlk görüşte aşka inanıp inanmadığı sorusuna şu yanıtı verdi:"Çekim başka bir şeydir. Aşk için saygı, güven gerekir. Süpermarkette birini görüp 'Sana güveniyorum' diyemezsin. Ama ilk görüşte aşık olabilirsin. Bu bir yolculuk"

"TESADÜFLERE İNANMIYORUM"
Enerjilerin hayatındaki yönlendirici etkisinden bahseden oyuncu, 'tesadüflere' inanmadığını söyledi: "Bugün burada olmamız bile bir seçim. Enerjimin daha huzurlu olduğunu hissediyorum. Bu, annemin ardından kendimle geçirdiğim zamanın etkisi"

"HAYAT BANA BORÇLU GİBİ HİSSEDİYORUM"
Erçel'e yaşı da soruldu. Samimi bir cevap veren Erçel, "Kendimi 24 gibi hissetmek istesem de 30'lu yaşlarımı seviyorum. Hayat bana borçlu gibi geliyor ama minnettarım" dedi.

"MAVİ BANA ANNEMİ HATIRLATIYOR"
En sevdiği rengin "mavi" olduğunu belirten Erçel, bu tercihin derin anlamını şu sözlerle anlattı: "Mavi bana huzur veriyor. Annemi hatırlatıyor. Özgürlüğü çağrıştırıyor. Balık olmayı tercih ederdim sanırım. Deniz, sınırsız ve hâlâ keşfedilmemiş bir dünya gibi"

Röportajın sonunda Hande Erçel'e "Kalbin dışarıda olsa, sana ne derdi?" sorusu soruldu: "Yorgunum ama hala yeni odalar açmaya, yeni çiçeklerle açmaya hazırım. Yeter demezdi Hande"

Hande'yi tek kelimeyle özetle sorusu ile program sona erdi. Erçel'in bu soruya cevabı"Neşe"oldu.
