Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu geçmişe uzanıyormuş

Uluslararası bir araştırma ekibi, alışılmışın dışında şeker tüketiminin genetik faktörlerle ilişkili olabileceğini açıkladı. Araştırma şaşırtıcı detaylar barındırıyor. Peki, tatlı isteği gerçekten DNA ile bağlantılı olabilir mi?

Giriş Tarihi:
Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 1

Tatlı tutkunuzun genetik yapınızla bağlantılı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Son araştırmalar şekerli gıdalara olan düşkünlüğümüzün sadece keyfi değil aynı zamanda DNA'mızdaki genetik çeşitlilikle de şekillenebileceğini gösteriyor. Bilim insanları, şeker sindiriminde kritik rol oynayan sakkaroz-izomaltaz (SI) geninin, tatlı tercihleri ve tüketim alışkanlıklarımız üzerinde doğrudan etkili olabileceğini ortaya koyuyor.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 2

ŞEKER KRİZİNİZİN NEDENİ GENETİK OLABİLİR

Tatlı yiyeceklere olan düşkünlüğünüz genetik bir temele dayanıyor olabilir. Uluslararası bir araştırma ekibinin çalışmasına göre şekerlerin sindirilmesindeki genetik çeşitlilik şekerli gıdalara olan ilgimizi ve tüketim miktarımızı etkileyebiliyor. Araştırmacılar, sakkaroz-izomaltaz (SI) geninin şekerli gıdalara olan tercih ve tüketim alışkanlıklarımız üzerindeki rolünü inceledi.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 3

O BELİRTİLERE DİKKAT!

SI (sakkaroz-izomaltaz) geni, ince bağırsakta sakaroz ve maltoz gibi kompleks şekerlerin basit şekerlere ayrılarak emilmesini sağlar. Ancak genetik değişiklikler bu süreci zorlaştırabilir. Özellikle irritabl bağırsak sendromu (IBS) olan bireylerde sağlıklı bireylere kıyasla SI geninde daha fazla kusur gözlemlenmiştir. IBS genellikle kramp, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi belirtilerle kendini gösterir ve yetişkinlerin %10-15'ini etkiler.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 4

ÇARPICI SONUÇLAR ORTAYA ÇIKTI

Araştırmada, genetik hastalıkların tatlı tüketimi üzerindeki etkileri fareler ve insanlar üzerinde yapılan testlerle incelendi. İlk olarak SI geninden yoksun fareler üzerinde yapılan deneyde sakaroz tüketiminin azalması gözlemlendi. Bu bulgu söz konusu genin eksikliğinin tatlı tüketimini doğrudan etkileyebileceğini gösterdi.

Grönland'daki bir başka çalışmada ise sakarozu sindiremeyen bireylerin sakaroz içeren yiyecekleri daha az tercih ettikleri tespit edildi. Bunun aksine İngiltere'de yapılan bir çalışmada genetik olarak işlevsel SI genine sahip olan bireylerde sakaroz tüketiminde belirgin bir azalma olduğu görüldü. Bu sonuçlar genetik faktörlerin tatlı tüketimini önemli ölçüde etkileyebileceğini ortaya koymaktadır.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 5

YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİNE IŞIK TUTABİLİR

Şeker tüketimindeki genetik bağlantılar obezite ve diyabet gibi hastalıkların tedavisinde potansiyel çözümler sunabilir. Long Island Tıp Merkezi'nden Dr. Rifka C. Schulman-Rosenbaum, şeker isteğini artırmaya yönelik genetik araştırmaların heyecan verici bir yenilik olduğunu belirtiyor.Bu araştırmalar şeker tüketimini etkileyen genetik faktörleri anlamamıza yardımcı olabilir ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayabilir.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 6

ERKEKLERDE 36 GR, KADINLARDA İSE 25 GR

Aşırı şeker tüketimi zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve bu durum obezite, kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi kronik hastalıkların gelişimine zemin hazırlar. Amerikan Kalp Derneği erkekler için günde en fazla 36 gram, kadınlar için ise 25 gram ilave şeker tüketilmesini önermektedir.

Ancak yapılan bir ankette Amerikalıların günde ortalama 99 gram şeker tükettikleri görülmektedir. Bu, aşırı şeker tüketiminin toplumda sağlık sorunlarını artırma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 7

SAĞLIK MALİYETLERİNİ YÜKSELTİYOR

Şekerli gıdaların aşırı tüketimi sağlık sorunlarına yol açarken dünya çapındaki sağlık maliyetlerini de artırıyor.Nottingham Üniversitesi'nden Peter Aldiss, genetik çeşitliliğin sakaroz tüketimini artırabileceğini ve SI geninin toplum düzeyinde şeker tüketimini azaltmaya yönelik stratejiler için hedef olabileceğini belirtti. Bu, genetik faktörlerin şeker tüketimi üzerindeki etkisini anlamanın sağlık harcamalarını düşürmek için önemli olabileceğini gösteriyor.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 8

ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTMAYA YÖNELİK YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER

Araştırmacılar dünya çapında şeker tüketimini azaltmaya yönelik çözümlerin artırılmasına dikkat çekiyor. Bu çalışmalar, tatlılara olan isteği kontrol altına almak ve sakaroz açısından zengin gıdaların cazibesini azaltmak için genetik müdahaleler ya da beslenme düzenlemeleri gibi yenilikçi yaklaşımlar sunabilir.Bu tür çözümler şeker tüketiminin azaltılmasında etkili olabilir ve uzun vadede sağlık sorunlarının önlenmesine katkı sağlayabilir.

Tatlı isteğiniz DNA'nızda kayıtlı olabilir! Meğer ucu  geçmişe uzanıyormuş - 9

ÖLÇÜYÜ KAÇIRMADAN SAĞLIKLI TÜKETİM MÜMKÜN

Tatlı tüketimi genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle şekillenen karmaşık bir davranış olsa da sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmek hastalıklardan korunmada en önemli adımlardan biridir.

Günlük şeker tüketimini kontrol altında tutarak daha sağlıklı bir yaşam tarzına adım atabilir ve çeşitli sağlık sorunlarının önüne geçebilirsiniz.