
Türkiye'deki milyonlarca sigortalı, emeklilik için gerekli olan prim gün sayısı ve sigortalılık süresini tamamlamasına rağmen, yasaların belirlediği emeklilik yaşını beklemek zorunda kalıyor. Bu bekleme süresi, çalışanların mevcut işlerinden ayrılmak istemeleri durumunda genellikle kıdem tazminatı alamama riski doğuruyordu. İş Kanunu'nun 1475 sayılı maddesinin 60. maddesine göre düzenlenen bu hak, milyonlarca yaş bekleyenin yüzünü güldürüyor.
Kıdem Tazminatını Alma Fırsatı
Çalışma hayatında kıdem tazminatı hakkı, genellikle işverenin haklı bir neden olmaksızın işçiyi işten çıkarması veya işçinin haklı nedenle işten ayrılması durumunda doğar. Ancak, 1475 sayılı (eski) İş Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan ve halen yürürlükte olan bir hüküm, sigortalıya istifa etse dahi kıdem tazminatını alma hakkı tanır.

Bu hak, sigortalının emeklilik için gerekli olan sigortalılık süresini (yıl) ve prim gün sayısını doldurmasına rağmen, yasada belirlenen yaş şartını henüz tamamlamamış olması durumunda kullanılabilir. Yani kişi, emeklilik için "yeterli" olduğunu kanıtlayarak işverene tazminat yükümlülüğü doğurur ve işten ayrılabilir.

Bu durum, özellikle yıllardır aynı işyerinde çalışan ve emekli olmayı planlayan ancak yaşının gelmesini beklerken iş değiştirmek ya da dinlenmek isteyen çalışanlar için büyük bir finansal tampon oluşturur.

SGK Giriş Tarihine Göre Prim Günü Kademesi
Başlıkta yer alan 4500'den 5400 prime kadar farklılık gösteren şartlar, 1999 ve 2008 yıllarında yapılan yasal değişiklikler (4447 sayılı Kanun) nedeniyle ortaya çıkan kademeli geçiş dönemini işaret etmektedir. Her çalışan, ilk sigortalılık başlangıç tarihine göre farklı bir prim gün sayısını tamamlamak zorundadır.

Bu kademeler, sigortalının ne zaman işe başladığına göre belirlenir ve hak kazanılan prim günü sayısını gösterir:
| İlk Sigortalılık Başlangıç Tarihi | Kıdem Tazminatı İçin Gerekli Şartlar | Prim Günü Sayısı |
| 8 Eylül 1999 Öncesi | 15 yıl sigortalılık süresi VE 3600 prim günü | 3600 |















