Türk kahvesinin yanındaki su sadece bir içecek değildir. Derin bir kültürel kod, zarafet göstergesi ve kimi zaman da sessiz bir mesaj taşıyıcısıdır. Asırlardır süregelen bu küçük ama anlamlı detay, hem geçmişin incelikli anlayışını hem de bugünün misafirperverliğini temsil eder. Peki kahvenin yanında neden su konulur? Bu geleneksel ikramın kökenleri Osmanlı dönemine kadar dayanıyor. Kahve ile suyun birlikte ikram edilmesinin birçok sebebi bulunuyor.
ASIRLARDIR BİRLİKTE İKRAM EDİLİYOR
Türk kahvesinin yanında su ikram edilmesi geleneği kökleri Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. O dönemlerde misafire kahve ile birlikte bir bardak su da sunulurdu. Kahvenin yanında verilen su bardağının bir amacı bulunuyordu.
Eğer misafir kahveden önce suyu içerse, bu onun aç olduğunu gösterirdi. Ev sahibi ise bu sessiz mesajı hemen anlayarak sofrayı kurar, misafirini aç bırakmazdı. Böylece su, açlığın incelikle ifade edildiği bir araç haline gelmişti.
ZEHİR TESTİ OLARAK KULLANILIYORDU
Bir başka rivayete göre, kahve ve su ikilisi Osmanlı sarayında daha stratejik bir rol üstleniyordu. Padişahlara sunulan yemekler saray görevlileri tarafından tatılarak kontrol edilirdi. Fakat kahve, kişiye özel cezvede hazırlandığı için bu denetim yapılamazdı.
Bu durumda padişah, önce parmağını kahveye batırır, ardından o parmağı suya daldırırdı. Kahvenin suda oluşturduğu dağılım şekli, zehir içerip içermediği hakkında fikir verirdi. Yani su, bir tür doğal tespit kiti işlevi görürdu.