Güçlü El Nino etkileri geliyor: Türkiye'de sıcaklık ve yangın riski artabilir
El Nino'nun 2026'nın ağustos-ekim döneminde küresel iklim üzerinde belirleyici hale gelmesi ve Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun dönem ortalamasının 2,1 derece üzerine çıkması, çok güçlü bir El Nino ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre bu durum, dünya genelinde sıcaklıkların yükselmesine ve yağış düzenlerinin önemli ölçüde değişmesine neden olabilir.
El Nino'ya eşlik etmesi beklenen Pozitif Hint Okyanusu Dipolü ise özellikle Hint Okyanusu çevresindeki ülkelerde kuraklık, sel ve orman yangını risklerini artırabilir. Türkiye'nin El Nino'nun doğrudan etkilediği bölgeler arasında bulunmamasına karşın, Akdeniz havzasındaki daha sıcak ve kurak koşullar nedeniyle önümüzdeki aylarda yüksek sıcaklık ve orman yangını riskinin devam edebileceği değerlendiriliyor.

PASİFİK'TE EL NİNO SİNYALİ GÜÇLENİYOR
Columbia Üniversitesine bağlı Uluslararası İklim ve Toplum Araştırma Enstitüsünün verilerine göre, Tropikal Pasifik'te El Nino koşulları güçlenirken, Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklığı anomalilerinde de sürekli yükseliş görülüyor.
Pasifik'te 5 derece kuzey ve 5 derece güney enlemleri ile 170 derece ve 120 derece batı boylamları arasındaki alanı kapsayan Nino 3.4 bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklığı anomalisi, Nisan-Mayıs 2026 döneminde uzun dönem ortalamasının 0,98 derece üzerinde ölçüldü. Bu fark haziran ayında 1,55 dereceye yükselirken, son ölçümlerde 2,1 dereceye ulaştı.
Bu değer, El Nino'nun çok güçlü kategorisine girdiğine işaret ediyor. Ölçümler, Pasifik'teki ısınmanın sürdüğünü ve El Nino'nun daha da güçlenebileceğini ortaya koyuyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verileri de El Nino'nun ağustos-ekim 2026 döneminde küresel iklim modellerinde baskın hale gelebileceğine işaret ediyor. Bu senaryoda dünyanın önemli bir bölümünde normalin üzerinde sıcaklık görülme ihtimali artarken, yağış rejimlerinde de belirgin değişiklikler yaşanabilir.
Güçlü El Nino'nun sonbaharda etkisini artırması bekleniyor. (Görsel: Takvim foto arşivi)
"GÜÇLÜ EL NİNO ETKİLERİ GELİYOR"
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden uzman isim, El Nino'nun dikkat çekici bir hızlanma dönemine girebileceğini belirterek, ağustos-ekim dönemi için öngörülen 2,9 dereceyi aşan El Nino tahmininin gerçekleşmesi halinde bunun 1997-1998 ve 2015-2016 dönemlerindeki güçlü olaylarla karşılaştırılabilecek bir seviyeye ulaşabileceğini ifade etti.
Nino 3.4 bölgesinin El Nino'nun izlenmesinde önemli bir gösterge olduğunu belirten uzman, şu değerlendirmede bulundu:
"Nino 3.4'ün bilinçli seçilen bir bölge olduğunu aktaran Kurnaz, "Hem El Nino'nun okyanus ısınması sinyalinin en net göründüğü hem de atmosferle etkileşimin en güçlü olduğu kesim burası. Doğu Pasifik'e daha yakın bölgeler ısınmayı erken yakalar ama atmosferik tepkiyi zayıf verir. Nino 3.4 ise hem ısınmayı hem de bu ısınmanın tropikal yağış kuşağını nasıl kaydırdığını aynı anda yansıtıyor. Bu yüzden yıllardır WMO başta olmak üzere tüm iklim merkezleri El Nino'yu resmi olarak izlerken referans noktası olarak bu bölgeyi kullanıyor." dedi.
Uzman, El Nino'nun göstergesi olarak Pasifik Okyanusu'nun orta kesimindeki Nino 3.4 bölgesinde ölçülen deniz yüzeyi sıcaklığının uzun dönem ortalamasından ne kadar saptığına bakıldığını aktardı.
Pozitif Hint Okyanusu Dipolü de aynı dönemde güçlenebilir.
Genel sınıflandırmaya göre deniz yüzeyi sıcaklığının uzun dönem ortalamasından 0,5 derece daha yüksek olması zayıf, 1 derece üzerindeki değerler orta, 1,5 derece üzeri güçlü, 2 derece ve üzerindeki değerler ise çok güçlü El Nino olarak kabul ediliyor.
Son ölçümlerdeki 2,1 derecelik farkın bu nedenle kritik eşik olarak değerlendirildiğini belirten uzman, bu seviyedeki El Nino olaylarının geçmişte küresel sıcaklıklarda belirgin artışlar, tropikal siklon faaliyetlerinde değişimler ve geniş çaplı kuraklık ile sel olaylarıyla bağlantılı olduğunu vurguladı.
İki iklim olayı bazı bölgelerde riskleri artırabilir.
KÜRESEL SICAKLIKLAR YENİDEN YÜKSELEBİLİR
El Nino'nun ağustos-ekim döneminde küresel iklim üzerinde baskın hale gelmesi halinde, dünya genelinde ortalama sıcaklıklarda yeni bir yükseliş yaşanması bekleniyor.
Uzman, El Nino'nun zaten ısınmakta olan iklim sistemine ek bir sıcaklık etkisi getireceğini belirterek, rekor sıcaklıkların görülebileceğine dikkat çekti.
Uzman, küresel ölçekte beklenen etkileri şöyle sıraladı:
"Dünya genelinde ortalama sıcaklıklarda yukarı yönlü bir sıçrama olacak. Zaten ısınmakta olan bir sisteme El Nino'nun kısa vadeli katkısı eklenince rekor sıcaklık aylarını görmemiz olası. İkinci etki yağış dağılımındaki tersine dönüş. Endonezya, Avustralya'nın doğusu ve güney Afrika gibi normalde nemli bölgelerde kuraklık riski artarken, ekvatoral Doğu Pasifik kıyıları ve Güney Amerika'nın batısında aşırı yağış ve sel riski yükselecek. Üçüncüsü, Atlantik'te kasırga aktivitesinin baskılanması bekleniyor. El Nino kasırga oluşumunu zorlaştırıyor. Bunlara ek olarak tarım ve gıda güvenliği üzerindeki baskı, özellikle Güneydoğu Asya'da pirinç üretimini etkileyecek düzeyde önemli bir gündem maddesi olacak. Yağış bağlamında ülkemizde aşırı bir değişiklik muhtemelen söz konusu olmaz."
Akdeniz havzasında daha sıcak ve kurak koşullar öne çıkabilir.
EL NİNO'YA POZİTİF HİNT OKYANUSU DİPOLÜ EŞLİK EDECEK
El Nino'nun yanı sıra Hint Okyanusu'nda da önemli bir iklim örüntüsünün oluşması bekleniyor. Pozitif Hint Okyanusu Dipolü, Hint Okyanusu'nun batı kesiminin normalden daha sıcak, doğu kesiminin ise daha soğuk olmasıyla ortaya çıkıyor.
Uzman, bu sistemin El Nino'ya benzer bir yapıya sahip olduğunu ancak olayın Pasifik yerine Hint Okyanusu'nda gerçekleştiğini belirtti.
El Nino ile Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün aynı dönemde güçlenmesinin, özellikle Hint Okyanusu çevresindeki ülkelerdeki iklim risklerini artırabileceği ifade ediliyor.
El Nino'nun Pasifik'teki alize rüzgarlarını zayıflatması, Hint Okyanusu'nun doğusunda soğuma eğilimini destekleyerek pozitif dipol oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Böylece iki iklim sistemi aynı dönemde etkinleştiğinde etkiler bazı bölgelerde birbirini güçlendirebiliyor.
Uzman, geçmişte 1997-1998 ve 2023-2024 dönemlerinde iki olayın birlikte görüldüğünü ve bu dönemlerde Avustralya'nın doğusu ile Endonezya'da kuraklık etkisinin yalnızca El Nino'nun görüldüğü dönemlere göre daha belirgin olduğunu belirtti.
"1997-1998 ve 2023-2024'te bu iki olayın birlikte görüldüğü dönemlerde Avustralya'nın doğusunda ve Endonezya'da kuraklık etkisi tek başına El Nino'ya göre daha belirgin olmuştu. Ancak bu tür birleşik etkilerin büyüklüğünü kesin sayılarla önceden vermek zor, çünkü etkileşim bölgesel ölçekte doğrusal ilerlemiyor."
Türkiye El Nino'nun merkezinde olmasa da etkiler hissedilebilir.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EL NİNO'NUN ETKİSİNİ BÜYÜTEBİLİR
El Nino'nun etkilerinin küresel iklim değişikliğiyle birlikte daha belirgin hale gelebileceği belirtiliyor.
Uzman, El Nino'yu kısa vadeli bir sıcaklık dalgasına, iklim değişikliğini ise bu dalganın üzerine çıktığı yükselen bir taban çizgisine benzetiyor.
Bu nedenle geçmişte aynı güçte yaşanan bir El Nino ile günümüzdeki El Nino'nun etkilerinin aynı olmayabileceği ifade ediliyor. Daha yüksek mutlak sıcaklıklar ve artan buharlaşma, kuraklığın şiddetini artırabileceği gibi, atmosferdeki daha yüksek nem içeriği bazı bölgelerde aşırı yağışların da daha yoğun yaşanmasına zemin hazırlayabilir.
Okyanusların toplam ısı içeriğinin geçmişe göre daha yüksek olması da önemli bir fark olarak öne çıkıyor. Bu durum, El Nino'nun gelişimini destekleyebilecek daha büyük bir enerji kaynağı anlamına geliyor.
El Nino'nun ağustos-ekim döneminde baskın olması bekleniyor.
TÜRKİYE'DE SICAKLIK VE YANGIN RİSKİ ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye, El Nino'nun doğrudan etkilediği ana bölgeler arasında yer almıyor. Ancak Akdeniz havzası, El Nino yıllarında genel olarak daha sıcak ve daha kurak sonbahar-kış koşullarına eğilim gösterebiliyor.
Bu nedenle Türkiye'de önümüzdeki aylarda sıcaklık anomalilerinin devam etmesi ve özellikle orman yangını riskinin normalden daha uzun bir dönemde yüksek kalması bekleniyor.
Uzman, mevcut durumun geçmişteki güçlü El Nino olaylarından farklı olarak, halihazırda rekor seviyelere ulaşan sıcaklıkların üzerine eklenmesine dikkat çekti.
"Bu yüzden aynı büyüklükteki bir El Nino, bugün geçmişe göre daha yüksek mutlak sıcaklıklara, daha güçlü buharlaşmaya ve dolayısıyla hem daha şiddetli kuraklıklara hem de daha yoğun yağışlara yol açabiliyor. Günümüzdeki olayı geçmiştekilerden ayıran ikinci özellik ise okyanusların genel ısı içeriğinin çok daha yüksek olması bu da El Nino'nun besleneceği enerji kaynağının daha büyük olduğu anlamına geliyor. Üçüncü fark, Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün aynı döneme denk gelmesi ki bu çakışma, iki sistemin etkilerini birbirine ekleyerek bölgesel risklerin geçmiş dönemlere kıyasla daha keskin yaşanmasına zemin hazırlıyor."