Uygur'a mezar bile yok!
Sincan'daki fiziksel şiddet bitti, duygusal şiddet başgösterdi! Önce camileri kapatmaya kalkışan Çin hükümeti, şimdi de öldürülen Uygurlar'ın toprağa verilmesine yasak getirdi
Giriş Tarihi:
Uygur halkının yaralarını sarmak şöyle dursun, üzerine tuz-biber ekilmeye devam ediliyor. Tüm dünyayı dehşete düşüren Doğu Türkistan'daki Sincan-Uygur Özerk Bölgesi'nde Cuma namazı için camilerin kapatılmak istenmesinin ardından şimdi de cenaze krizi patlak verdi! Katliam gibi olaylarda hayatını kaybeden Uygur Türkleri'nin cenazelerinin, yetkili makamlar tarafından ailelerine verilmediği belirtildi. Çin askerlerinin, Uygur halkının cenazelerini defnetmesine izin vermediği iddia edildi.
YENİDEN BAĞIMSIZLIK ÜMİDİ
Bölgede yıllarca cenazelerini, sabah namazı veya yatsı namazından sonra geceleri gömmelerine izin verilen Uygur Türkleri'nin yaşanan son olayların ardından bağımsızlık için yeniden ümitlendiği de kaydedildi. Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, "Urumçi olayları artık bıçağı kemiğe dayadı. Demokratik bir hak istemek için yapılan gösteriyi katliama çevirerek Çinliler gerçek yüzlerini gösterdi. Çinlilerle Uygurlar, bundan sonra zor birlikte yaşar" dedi.
KOCAMI GERİ İSTEDİM!
Sincan bölgesinin başkenti Urumçi'de sokakları dolduran binlerce Çin polisinin ve zırhlı araçların önünde meydan okurcasına tek başına durarak objektiflere yansıyan ve Uygur direnişinin sembolü olan Tursun Gül, o anı anlattı... Polislere "Özgür olmak ve kocamı geri almak istiyorum" diye haykırdığını anlatan Gül, İngiliz The Times gazetesine konuştu. 30 yaşındaki kadın, Çinli güvenlik güçlerine doğru yaptığı yürüyüşü anlatırken "Hiç korkmadım. Beni döver ya da ölürürlerse yerimi dolduracak başkaları olduğunu biliyordum" diye konuştu. Tursun Gül, 33 yaşındaki eşi Maimaiti'nin kalp hastası olduğunu ve sağlığından endişe ettiğini dile getirdi.
BM ÖNÜNDE PROTESTO
Uygur Türkleri'ne yapılan zulüm, ABD'de yaşayan Türkiyeli Türkler ve Uygur Türkleri tarafından Birleşmiş Milletler (BM) binası önünde protesto edildi. Bazı Amerikalılar'ın da destek verdiği eyleme katılan yaklaşık yüz kişilik grup, Çin devletinin yaptıklarını, 'soykırım' olarak nitelendirdi. BM'ye, Çin'in saldırılarına karşı tepki gösterme çağrısında bulunan Türkler'in gösterisi, yaklaşık 2 saat sürdü.
KIZILAY YARDIM İÇİN İZİN BEKLİYOR
Türk Kızılayı, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan vahşete karşı harekete geçti. Kızılay, Çin Kızılhaçı ile irtibat kurarak, olayların merkezi olan Urumçi'ye yardım için hazır olduğunu bildirdi. Kızılay, Çin hükümetinden gelecek izne göre bölgeye yardım malzemesi göndermeye hazırlanıyor.
ÖLÜ SAYISI 3 BİNİ BULDU!
Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kadir, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çıkan olaylarda ölenlerin sayısının büyük olasılıkla binlerle ifade edilebileceğini söyledi. ABD'de sürgünde yaşadığı başkent Washington'da basın toplantısı düzenleyen Kadir, "Kimileri ölü sayısının 3 bin olduğunu söylüyor" dedi. 5 bin kadar kişinin hapsedildiği tahmininde de bulunan Kadir, Çinli askerlerin barışçı gösterileri bastırdığını vurguladı.
YENİDEN BAĞIMSIZLIK ÜMİDİ
Bölgede yıllarca cenazelerini, sabah namazı veya yatsı namazından sonra geceleri gömmelerine izin verilen Uygur Türkleri'nin yaşanan son olayların ardından bağımsızlık için yeniden ümitlendiği de kaydedildi. Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, "Urumçi olayları artık bıçağı kemiğe dayadı. Demokratik bir hak istemek için yapılan gösteriyi katliama çevirerek Çinliler gerçek yüzlerini gösterdi. Çinlilerle Uygurlar, bundan sonra zor birlikte yaşar" dedi.
KOCAMI GERİ İSTEDİM!
Sincan bölgesinin başkenti Urumçi'de sokakları dolduran binlerce Çin polisinin ve zırhlı araçların önünde meydan okurcasına tek başına durarak objektiflere yansıyan ve Uygur direnişinin sembolü olan Tursun Gül, o anı anlattı... Polislere "Özgür olmak ve kocamı geri almak istiyorum" diye haykırdığını anlatan Gül, İngiliz The Times gazetesine konuştu. 30 yaşındaki kadın, Çinli güvenlik güçlerine doğru yaptığı yürüyüşü anlatırken "Hiç korkmadım. Beni döver ya da ölürürlerse yerimi dolduracak başkaları olduğunu biliyordum" diye konuştu. Tursun Gül, 33 yaşındaki eşi Maimaiti'nin kalp hastası olduğunu ve sağlığından endişe ettiğini dile getirdi.
BM ÖNÜNDE PROTESTO
Uygur Türkleri'ne yapılan zulüm, ABD'de yaşayan Türkiyeli Türkler ve Uygur Türkleri tarafından Birleşmiş Milletler (BM) binası önünde protesto edildi. Bazı Amerikalılar'ın da destek verdiği eyleme katılan yaklaşık yüz kişilik grup, Çin devletinin yaptıklarını, 'soykırım' olarak nitelendirdi. BM'ye, Çin'in saldırılarına karşı tepki gösterme çağrısında bulunan Türkler'in gösterisi, yaklaşık 2 saat sürdü.
KIZILAY YARDIM İÇİN İZİN BEKLİYOR
Türk Kızılayı, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan vahşete karşı harekete geçti. Kızılay, Çin Kızılhaçı ile irtibat kurarak, olayların merkezi olan Urumçi'ye yardım için hazır olduğunu bildirdi. Kızılay, Çin hükümetinden gelecek izne göre bölgeye yardım malzemesi göndermeye hazırlanıyor.
ÖLÜ SAYISI 3 BİNİ BULDU!
Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kadir, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çıkan olaylarda ölenlerin sayısının büyük olasılıkla binlerle ifade edilebileceğini söyledi. ABD'de sürgünde yaşadığı başkent Washington'da basın toplantısı düzenleyen Kadir, "Kimileri ölü sayısının 3 bin olduğunu söylüyor" dedi. 5 bin kadar kişinin hapsedildiği tahmininde de bulunan Kadir, Çinli askerlerin barışçı gösterileri bastırdığını vurguladı.